Forum
www.ozurdiliyoruz.com sitesi açıldı...
1915’te Ermenilerin maruz kaldığı şiddetten dolayı bireysel olarak özür dileme amacıyla başlatılan kampanya internet üzerinden www.ozurdiliyoruz.com adresinde başladı.
Ermenilerden bireysel olarak özür dilemek amacıyla çalışmaları yürütülen kampanya, dün internet üzerinden www.ozurdiliyoruz.com adresinde başladı.
Prof. Ahmet İnsel, Prof. Baskın Oran, Dr. Cengiz Aktar ve Gazeteci Ali Bayramoğlu’nun öncülüğünde başlatılan kampanyanın imza metninde şöyle deniliyor:
“1915’te Osmanlı Ermenileri’nin maruz kaldığı Büyük Felaket’e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.”
Kampanyayı yürütenler internet erişimi olmayanlara da ulaşarak elden de imza toplayacak. Kampanyaya ilk günde destek veren bazı isimler şöyle: Adnan Ekşigil, Ahmet Çakmak, Ahmet Çiğdem, Ahmet Kuyaş, Ali Nesin, Ali Arif Cangı, Alper Görmüş, Arzu Başaran, Asaf Savaş Akat, Aydın Engin, Aylin Aslım, Ayşe Önal, Barış Pirhasan, Cem Mansur, Deniz Türkali, Derya Alabora, Ergin Cinmen, İbrahim Kaboğlu, Kemal Göktaş.
kaynak;vatan gazetesi
<a href="http://about.me/cagrisarap">Kimdir? Nedir?</a>
<a href="http://sarapdunyasi.wordpress.com">Şarap mı dedin?</a>
aralarında tarihçilerin olması saşırttı beni birde olayı nasıl bu kadar kişiselleştiriyorlar onu anlamıyorum sen ben yada başkası neden özür dilesin ?
tarihçilerde araştırsınlar varsa vardır yoksa yoktur bunu milli dava haline getirmenin anlamı özür dileyerek iyi bir şey yapmtıklarını sanıyor olabilirler ama gereksiz bir tartışmayı boşuna uzatıyorlar sadece
ıssız
benim kendi fikrim şu bu adamlar doğru düzgün tarih okumamışlar sanırım kuşum aydınlar
<a href="http://about.me/cagrisarap">Kimdir? Nedir?</a>
<a href="http://sarapdunyasi.wordpress.com">Şarap mı dedin?</a>
Çarlık arşivlerinden Türkiye'nin haklılığını gösteren 20 yeni belgeye ulaşıldı. İstanbul Üniversitesi Atatürk İlke ve İnkilap Tarihi Enstitüsü Araştırma Görevlisi Mehmet Perinçek, Dışişleri Bakanlığı'nın verdiği görevle Rus devlet arşivlerindeki çalışmalarını sürdürüyor. Rus ve Ermeni belgeleriyle sözde soykırım iddialarını çürüten Perinçek, son dönemlerde de Çarlık belgeleri üzerinde yoğunlaştı. Mehmet Perinçek, yeni 20 belge ile Ermeni soykırımının emperyalist bir yalan olduğunu bir kez daha kanıtladı.
"Tatvan'da evlerden birinde avcı taburu ve Ermeni gönüllüleri birlikte konaklamışlar. Avcı taburu yirmiden fazla evsiz Müslüman çocuğu eve almış, yemek vermişler. Avcı taburu keşfe gönderildikleri zaman döndüklerinde bütün çocukları doğranmış halde bulmuş."
Bu satırlar General Bolhovitinov'un Rus Yüksek Başkomutanlık Karargâhı'na çektiği 17 Mart 1916 tarihli telgrafta yer alıyor.
Telgrafta Ermeni gönüllülerinin katliamlarıyla ilgili başka tanıklıklar da yer alıyor: "Bitlis'in alınmasının üçüncü gününde gönüllülerin Müslümanlara yönelik kesintisiz tecavüzlerinden dolayı bu birliği şehrin dışına çıkartmak zorunda kaldım." "Ermeniler tarafından sivil halkın katledildiğini öğrendiğim zaman meseleyi araştırmak için Ermeni birliğinin komutanı Adranik'i çağırdım. Adranik, bana bunun gibi olayların gayet doğal olduğunu söyledi."
Genç bilim adamı Mehmet Perinçek, yukarıdaki gibi 20 belgeyi Teori dergisinin Nisan sayısında yayımladı. İstanbul Üniversitesi AİİTE Araştırma Görevlisi Mehmet Perinçek, Dışişleri Bakanlığı'nın verdiği görevle Rus arşivlerindeki çalışmalarını sürdürüyor. Mehmet Perinçek bu kez Çarlık belgeleri üzerinde yoğunlaştı. Önümüze gelen bu son belgeler de "Ermeni soykırımı" iddialarını yerle bir ediyor.
ilk belge Ermeni yazar G. D. Mnatsakanyan'ın 1914 yılında basılan "Ermeni Meselesi'nin Çözümü" başlıklı kitabından. Şöyle diyor Ermeni yazar:
"Avrupa diplomasisi Ermeni halkını dinlemeye layık görmüş ve böylece Türkiye Ermenileri, resmi olarak uluslararası areopag önünde temsilciliğe sahip olmasa da temsilcileri pratikte birçok kez kabul görmüştür." Ne zaman? Onu da Mnatsakanyan'ın kitabından öğreniyoruz: "1878 yılında Ermeni heyeti, Petrograd, Londra ve Berlin'de dışişleri bakanlıkları tarafından kabul edilmiştir."
Sonrası da var: "1894 ve 95 yıllarında Rusya, İngiltere ve Fransa temsilcileri memorandum tanzimi çerçevesinde İstanbul patriğiyle görüşme yapmışlardır."
ERMENİLERİN AVRUPA'YA "KANLA" YAPACAĞI ÖDEME
Ermeni yazar, "Ermenistan ne kadar büyük toprak parçası üzerinde projelendirilirse" diyor ve o günlerin tarihsel gerçeğini çarpıcı biçimde kaleme döküyor: "Ermeniler bunu görerek Avrupa'ya Ermenistan için istediği her şeyi vermelidir. Ermeniler otlakçı olmamalıdır ve kanıyla Avrupa'ya ödemesini yapmalıdır."
İkinci belge, Kağızman'daki Rus Bölge Komutanı'nın Sergey Aleksandroviç adlı bir şahsa yazdığı 4 Ağustos 1914 tarihli mektup. Şöyle diyor Rus Komutan:
"Türkiye'deki Ermeniler arasında Türkiye'nin Rusya ile savaş durumunda Türklere karşı cephe gerisinde harekete geçecek özel birlikler örgütleyen, eğer imkân olmadığı takdirde de birlikleri Rusya'ya geçirerek Rus ordularıyla beraber savaşmasını planlayan gizli bir örgütlenme var."
Rus Sofya Elçisi'nin 20 Ocak 1915 tarihli şifreli telgrafıyla Rus Bükreş Elçisi'nin 9 Ocak 1915 tarihli telgrafında, "Ermeni gönüllü birliklerine" katılmak isteyenler bildiriliyor. İkincisinde yaklaşık 120 Türkiye Ermenisinin adı yer alıyor. Elçinin telgraf girişine yazdıkları da önemli: "Bağlılıklarını misyonumuzun önünde ifade eden…" diye başlıyor!
589. Kuban Piyade Birliği Komutanı'nın Kars Kalesi'nin Rus Komutanı'na yazılmış 19 Ocak 1915 tarihli raporu:
"Köylerine dönen yerel Rum ve Ermenilerin kaybolan büyükbaş hayvanlarını ve varlıklarını arama bahanesiyle büyük gruplar halinde Kürt köylerini dolaşarak ve Türk ordusunun kaçmasıyla Kürtlerin sinmesinden yararlanarak Kürt köylerini yağmaladıklarını ve Kürt kadınlarına tecavüz ettiklerini eklemeyi görev sayarım."
Keşke aydıncıklar biraz zahmet edip , araştırsalardı.Bizim orada önüne konan herşeyi yiyene aydın denmez , başka birşey denir.
Hiç kimse Benim Adıma Başkalarından ''Özür Dileme'' Lüksüne sahip değildir.
SATILMIŞ BASIN ve YARDAKCILARI
SMITD HER HAKKI SAKLIDIR
Kirâmen kâtib-în
Fem
Work
Siktirsinler.
size aydın diyenin ben neyse bunlar aydın değil olsa olsa embesil olurlar satılmış adiler
belki de en güzeli böyle...
Götü aydınlar. Özür dileyene bsiktirdeki küfürler girsin.
[url=http://www.guvenceylan.net]
[url=http://www.kapakmagazin.com]
bunlar sözde aydınlar
bunların a.q.
"Ermeniler'den özür diliyoruz" kampanyasına karşı bildiri yayınlayan büyükelçiler bakın kim?
Aydınların Ermeniler'den özür dileme girişimine emekli büyükelçiler de bildiri yayınlayarak karşılık verdi. Büyükelçiler yayınladıkları bildiride kampanyayı, 'haksız, yanlış ve ulusal çıkarlara' aykırı olarak nitelendiriyor.
BÜYÜKELÇİLERDEN SERT TEPKİ
Çok sayıda emekli büyükelçi ve diplomat bir bildiri yayınlayarak 1915 olaylarına ilişkin olarak bir grup aydın tarafından “Ermenilerden Özür Dilenmesi" kampanyasının başlatılmasını eleştirdi.
Bildiriye destek veren 60’a yakın emekli büyükelçi ve diplomat arasında eski Dışişleri Müsteşarlarından Şükrü Elekdağ, Korkmaz Haktanır ve Onur Öymen de bulunuyor.
BU BİR İHANETTİR
Bildiride şöyle denildi:
“Böylesine yanlış ve tek taraflı bir girişim, tarihimize saygısızlık ve terör örgütlerinin Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde yaptıkları ve Cumhuriyet tarihimizde de giriştikleri şiddet eylemlerinde hayatlarını kaybeden insanlarımıza ihanet etmek anlamına gelecektir.
Savaş koşullarında yapılan 1915 Ermeni tehciri acı sonuçlar vermiş ise de, Türk insanının Ermeni isyanları ve terör eylemlerinde uğradığı kayıplar ve acılar Ermenilerinkinden daha az değildir."
“ERMENİ TERÖRÜNE KURBAN GİDENLER İÇİN ÖZÜR DİLENECEK Mİ?"
1973’de tekrar hortlayan terör eylemlerinin sonucunda da aralarında çok sayda diplomat ve kamu görevlisi ile aile yakınlarının can verdiğine dikkat çekildiği bildiride “Özür dileme kampanyası gibi, sakat bir girişime kalkışanlar acaba tarih boyunca Ermeni terörüne kurban giden ve zulüm gören insanlar için de özür dilenmesini düşünmekte midirler?" denildi. Türkiye’nin Ermenistan’a yönelik açılıma da değinilen bildiride şöyle denildi:
BARIŞIN YOLU TAVİZDEN GEÇMEZ
“Bugün Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerde bir yumuşama sürecine girilmesi ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi isteniyor ise, bunun yolunun, tek taraflı özür dilenmesi gibi tavizlerden değil, öncelikle taraflar arasındaki sınırların ve toprak bütünlüklerinin tanınmasından, ve mutlaka gerekiyor ise, her iki tarafın tarih boyunca çektikleri acıların karşılıklı olarak paylaşılmasından geçtiğinin hatırda tutulmasında yarar görüyoruz. Aksi takdirde, ‘özür dilenmesi’ gibi tek yönlü bir davranış yersiz ve yanlış olacak, tarih gerçeklerine aykırı düşecek ve ulusal çıkarlarımız açısından vahim sonuçlar doğurabilecektir.
"Ermeniler'den özür diliyoruz" kampanyasına karşı bildiri yayınlayan büyükelçiler bakın kim?
Aydınların Ermeniler'den özür dileme girişimine emekli büyükelçiler de bildiri yayınlayarak karşılık verdi. Büyükelçiler yayınladıkları bildiride kampanyayı, 'haksız, yanlış ve ulusal çıkarlara' aykırı olarak nitelendiriyor.
BÜYÜKELÇİLERDEN SERT TEPKİ
Çok sayıda emekli büyükelçi ve diplomat bir bildiri yayınlayarak 1915 olaylarına ilişkin olarak bir grup aydın tarafından “Ermenilerden Özür Dilenmesi" kampanyasının başlatılmasını eleştirdi.
Bildiriye destek veren 60’a yakın emekli büyükelçi ve diplomat arasında eski Dışişleri Müsteşarlarından Şükrü Elekdağ, Korkmaz Haktanır ve Onur Öymen de bulunuyor.
BU BİR İHANETTİR
Bildiride şöyle denildi:
“Böylesine yanlış ve tek taraflı bir girişim, tarihimize saygısızlık ve terör örgütlerinin Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde yaptıkları ve Cumhuriyet tarihimizde de giriştikleri şiddet eylemlerinde hayatlarını kaybeden insanlarımıza ihanet etmek anlamına gelecektir.
Savaş koşullarında yapılan 1915 Ermeni tehciri acı sonuçlar vermiş ise de, Türk insanının Ermeni isyanları ve terör eylemlerinde uğradığı kayıplar ve acılar Ermenilerinkinden daha az değildir."
“ERMENİ TERÖRÜNE KURBAN GİDENLER İÇİN ÖZÜR DİLENECEK Mİ?"
1973’de tekrar hortlayan terör eylemlerinin sonucunda da aralarında çok sayda diplomat ve kamu görevlisi ile aile yakınlarının can verdiğine dikkat çekildiği bildiride “Özür dileme kampanyası gibi, sakat bir girişime kalkışanlar acaba tarih boyunca Ermeni terörüne kurban giden ve zulüm gören insanlar için de özür dilenmesini düşünmekte midirler?" denildi. Türkiye’nin Ermenistan’a yönelik açılıma da değinilen bildiride şöyle denildi:
BARIŞIN YOLU TAVİZDEN GEÇMEZ
“Bugün Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerde bir yumuşama sürecine girilmesi ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi isteniyor ise, bunun yolunun, tek taraflı özür dilenmesi gibi tavizlerden değil, öncelikle taraflar arasındaki sınırların ve toprak bütünlüklerinin tanınmasından, ve mutlaka gerekiyor ise, her iki tarafın tarih boyunca çektikleri acıların karşılıklı olarak paylaşılmasından geçtiğinin hatırda tutulmasında yarar görüyoruz. Aksi takdirde, ‘özür dilenmesi’ gibi tek yönlü bir davranış yersiz ve yanlış olacak, tarih gerçeklerine aykırı düşecek ve ulusal çıkarlarımız açısından vahim sonuçlar doğurabilecektir."Ermeniler'den özür diliyoruz" kampanyasına karşı bildiri yayınlayan büyükelçiler bakın kim?
Aydınların Ermeniler'den özür dileme girişimine emekli büyükelçiler de bildiri yayınlayarak karşılık verdi. Büyükelçiler yayınladıkları bildiride kampanyayı, 'haksız, yanlış ve ulusal çıkarlara' aykırı olarak nitelendiriyor.
BÜYÜKELÇİLERDEN SERT TEPKİ
Çok sayıda emekli büyükelçi ve diplomat bir bildiri yayınlayarak 1915 olaylarına ilişkin olarak bir grup aydın tarafından “Ermenilerden Özür Dilenmesi" kampanyasının başlatılmasını eleştirdi.
Bildiriye destek veren 60’a yakın emekli büyükelçi ve diplomat arasında eski Dışişleri Müsteşarlarından Şükrü Elekdağ, Korkmaz Haktanır ve Onur Öymen de bulunuyor.
BU BİR İHANETTİR
Bildiride şöyle denildi:
“Böylesine yanlış ve tek taraflı bir girişim, tarihimize saygısızlık ve terör örgütlerinin Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde yaptıkları ve Cumhuriyet tarihimizde de giriştikleri şiddet eylemlerinde hayatlarını kaybeden insanlarımıza ihanet etmek anlamına gelecektir.
Savaş koşullarında yapılan 1915 Ermeni tehciri acı sonuçlar vermiş ise de, Türk insanının Ermeni isyanları ve terör eylemlerinde uğradığı kayıplar ve acılar Ermenilerinkinden daha az değildir."
“ERMENİ TERÖRÜNE KURBAN GİDENLER İÇİN ÖZÜR DİLENECEK Mİ?"
1973’de tekrar hortlayan terör eylemlerinin sonucunda da aralarında çok sayda diplomat ve kamu görevlisi ile aile yakınlarının can verdiğine dikkat çekildiği bildiride “Özür dileme kampanyası gibi, sakat bir girişime kalkışanlar acaba tarih boyunca Ermeni terörüne kurban giden ve zulüm gören insanlar için de özür dilenmesini düşünmekte midirler?" denildi. Türkiye’nin Ermenistan’a yönelik açılıma da değinilen bildiride şöyle denildi:
BARIŞIN YOLU TAVİZDEN GEÇMEZ
“Bugün Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerde bir yumuşama sürecine girilmesi ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi isteniyor ise, bunun yolunun, tek taraflı özür dilenmesi gibi tavizlerden değil, öncelikle taraflar arasındaki sınırların ve toprak bütünlüklerinin tanınmasından, ve mutlaka gerekiyor ise, her iki tarafın tarih boyunca çektikleri acıların karşılıklı olarak paylaşılmasından geçtiğinin hatırda tutulmasında yarar görüyoruz. Aksi takdirde, ‘özür dilenmesi’ gibi tek yönlü bir davranış yersiz ve yanlış olacak, tarih gerçeklerine aykırı düşecek ve ulusal çıkarlarımız açısından vahim sonuçlar doğurabilecektir.
<a href="http://about.me/cagrisarap">Kimdir? Nedir?</a>
<a href="http://sarapdunyasi.wordpress.com">Şarap mı dedin?</a>
verelim bide.
Üniversitede katıldığım bi sözde ermeni soykırımı konferansında o kadar hayretler içinde kalmıştımki. Elimizde her şeyi ispat edeceğimiz belgeler varmış meğer. Bildiğin belge. Sözde değil, lafta değil savunmamız, belgelerle. Hala nasıl kendimizi savunamıyoruz ve hala nasıl böyle şeyler oluyor işte bu çok şaşırtıcı...
Biz de öldük, ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya..
www.ozurdilemiyoruz.com

▶ Daha fazlası için takipte kalın:?
▶ Bizi Instagram'da takip edin:
https://www.instagram.com/metaltrnet
https://www.instagram.com/rockmagtr
Aynen katılıyorum !Siktirsinler.
http://www.huunhuurtu.com/
olaya biraz daha derinden baksanız bişiler çıkıcak gibi. en azından ben öyle bakmayı tercih ediyorum.
metnin son kısmındaki özür diliyorum ibaresini kendi adıma kesin çizgilerle paylaşamayacağım, osmanlı adına özür dileyecek birşeyim yok.
ancak ermenilerin, türkiyeyi ötekileştirerek kendilerini var etmeleri ve uluslararası alanda bunun doğurduğu sonuçlar göz önüne alınırsa, yaşanmış bir felaketin soykırım adı altında empoze edilmesinin önüne geçmek için bu kampanya olumlu bir adımdır..bunun sizi niye bu kadar rahatsız ettiğini anlayamıyorum..özür dileyebilmeliyiz ve bize de dilenebilmeli..söz konusu olan bir soykırım özrü değildir..bunu o "sözde aydın" ve "tarihten anlamayan" diye adlandırdığınız kişiler de biliyorlardır muhtemelen...

