İçeriğe geç

Forum

Bildirimler
Tümünü temizle

Mustafa Kemal ATATÜRK bir devrimci miydi?

228 Gönderiler
53 Üyeler
0 Reactions
59.9 K Görüntüleme
exsaddam
(@exsaddam)
Gönderiler: 15628
Illustrious Member
 

Konuyla alakasız yerler düzeltilmiştir.


http://exsaddam.mybrute.com

 
Gönderildi : 30/08/2008 1:07 am
(@eternal-lies)
Gönderiler: 367
Reputable Member
 

Konuyla alakasız yerler düzeltilmiştir.


 
Gönderildi : 30/08/2008 1:54 am
Ruben
(@ruben)
Gönderiler: 563
Honorable Member
 

bu ne hal


Ders bitmi$tir.!
Scum fucking bitch, cum guzzling whore
eating the dick like a revolving door
you suck on my cock but dont swallow shit
your nothing but a worthless ass bitch

 
Gönderildi : 30/08/2008 2:23 am
SternoClaviculariS
(@sternoclavicularis)
Gönderiler: 8
Active Member
 

Vallahi ya,güya adam gibi tartışcaktık,..


 
Gönderildi : 30/08/2008 8:42 am
exsaddam
(@exsaddam)
Gönderiler: 15628
Illustrious Member
 

Konuyla ilgisiz tüm mesajlar , düzenlenmiştir , bundan sonra , aynısı halinde niye benim yazılarım gitti diye sormayın.


http://exsaddam.mybrute.com

 
Gönderildi : 30/08/2008 9:47 am
Aton
 Aton
(@aton)
Gönderiler: 151
Estimable Member
 

end_of_twilight ın konuyla alakasız kişisel sataşmalarını da düzenler iseniz o zaman amacın konuyu toparlamak olduğuna inanabiliriz gerçekten sn. exsaddam. Yoksa aklımıza başka şeyler gelir.


.[-h(bar)2/2m]d2.y+u.y=e.y

ekindron vanehedris asohimdor

Herkes bir yönüyle haklıdır ancak nerede ne kadar haklı olduğunun farkında değildir.

 
Gönderildi : 30/08/2008 2:51 pm
(@eternal-lies)
Gönderiler: 367
Reputable Member
 

Peki madem kalbimiz kadar temiz bir sayfa açtık bu forumda, girizgahı ben yapayım.

Mustafa Kemal, bir devrimciydi. Bir burjuva devrimcisi.

Aldığı kararlar ve yaptırımları da ait olduğu sınıftan, burjuva sınıfından kaygılarla gerçekleşti. Ve de o zaman için belki de en ileri atılımlardan birisiydi.

Fakat ait olduğu o sınıf, ne yazık ki planlarını bozduğu emperyalizm ile yollarını birleştirmesini gerektirdi. Ki yansımaları bugünkü Türkiye'dir.


 
Gönderildi : 30/08/2008 8:15 pm
exsaddam
(@exsaddam)
Gönderiler: 15628
Illustrious Member
 

Gönderen: @eternal-lies
Peki madem kalbimiz kadar temiz bir sayfa açtık bu forumda, girizgahı ben yapayım.

Mustafa Kemal, bir devrimciydi. Bir burjuva devrimcisi.

Aldığı kararlar ve yaptırımları da ait olduğu sınıftan, burjuva sınıfından kaygılarla gerçekleşti. Ve de o zaman için belki de en ileri atılımlardan birisiydi.

Fakat ait olduğu o sınıf, ne yazık ki planlarını bozduğu emperyalizm ile yollarını birleştirmesini gerektirdi. Ki yansımaları bugünkü Türkiye'dir.


Son cümle hariç tamamına katılmakla birlikte, bunları ilk sayfada belirtmiştim ayrıca , peki Mustafa Kemal in demokratik devrimi tamamlayamadan vafat etmesi ; bugünkü halimizi onun devrimlerine bağlamamızımı gerektirir? hatta emperyalizmle yol kesişmesinden bahsederken Mustafa kemal döneminimi kastettin? Biraz açarsan sevinirim.


http://exsaddam.mybrute.com

 
Gönderildi : 30/08/2008 8:19 pm
(@eternal-lies)
Gönderiler: 367
Reputable Member
 

Demokratik devrim sürecini bir kişiyle bağlandırmak anlam taşımıyor. Çünkü mevcut liderin haricinde bir konjonktürel durum var. Ve de iktidarı eline alan bir burjuvazi var, her ne kadar daha böcek kadar olsa da.

Açık yazayım, Türkiye burjuvazisinin genel karakteristiği korkudur. Ki bu korkunun sonucu da cumhuriyet politikasının kesif bir denge üstüne kurulmasıdır, ne kapitalist kampa ne de sosyalistlere yakın durmak ama ikisini de kullanmak. (Daha doğrusu kullanmaya çalışmak)

Bu korku o kadar etkilidir ki, gerektiğinde burjuvaziye gerici sınıflarla işbirliği, hatta destekleme gerektirdi. Kürt nüfusuna uygulanan politika direkt olarak budur örneğin.

Demokratik devrimin eksiği, kendisini halka dayandırmamasıdır. Ve de burjuvazi, şapka taktırmakla, alfabe değiştirmekle ülkeyi ileri götüreceğini sandı. Bunların ileri hamle olduğu bir gerçektir, ama ne bağımsızlık düşüncesi, ne de laiklik tam anlamıyla uygulanılmaya çalışılmıştır.

Fakat bunların halka dayanmaması, onların etkili olmadığı anlamına gelmiyor. Bugün kadınların seçme ve seçilme hakkını sorgulayabiliyor musunuz? Fakat bu hak, tabandan gelen bir hareketle elde edilmemiştir.

Bu nedenle bugünkü liberal veya bazı MDDci hareketlerin cumhuriyet tasfiyesi karşısındaki "Onlar zaten sahte gelişmelerdi" savları yalandır.

Emperyalizm ile yol kesişmesinde direkt olarak Mustafa Kemal Paşa'nın hayatını da dahil ediyorum. Ve de sonrasında da katmerlenerek arttığını da söylüyorum. Şu an bir kaç örnek verebilrim ama farazi olmasın, kaynaklarıyla da açıklayacağım yakında.

Kısacası, Türk demokratik devrimi, ne zaman ki sol hareketi tasfiye etmeye başladı, o zaman hızla gericileşti. Ki sola uyguladığı şiddeti gericilikle mücadeleye asla ayırmadı. Genel karakteristiği muhafazakar bir aydınlanma ve uzlaşmacı bir bağımsızlık anlayışıdır.


 
Gönderildi : 30/08/2008 11:29 pm
end_of_twilight
(@end-of-twilight)
Gönderiler: 833
Prominent Member
 

Hakikaten benim 80 no lu kişisel sataşmalar içeren iletimi de siler misiniz? Zaten onu yazarken de belirtmiştim.. Akıllara başka şeyler gelmemesi,suistimale araç bırakmamak adına..


http://www.lastfm.com.tr/user/end_of_twilight/

 
Gönderildi : 31/08/2008 3:01 am
Aton
 Aton
(@aton)
Gönderiler: 151
Estimable Member
 

Devrimden bahsediliyorsa bu bir kişinin otoritesine bağlanamaz o zaman adı toplumsal devrim olamaz. Atatürk demokratik devrimi tamamlayamadan vefat etti. EE? Ne olacak şimdi? Tamamlanamadı işte kısmet değilmiş mi diyecez toplum olarak? Devrimin dinamizmine ne oldu? Resmi İslam tarihine göre Muhammed de islam devletinin temellerini attı ama devletin yayılarak bölgeyi kontrolü altına aldığı zamanı göremeden vefat etti Allah ın işi işte. Sonra da bozdular hizip soktular, keşke yaşasaymış da tüm Dünya müslüman olsaymış der müslümanlarda. Aynı mantık. Daha doğrusu akıl dışı mantıksız düşünce sistemi.

İkincisi bir sistemi eleştirmek demek onun varlığını şüpheyle karşılamak manasına gelmez. Örneğin medeni kanunda bir hukuki düzenlemenin kadının aleyhine olduğunu söylediğimizde kemallist biri çıkıp medeni kanunu getiren Atatürk den daha mı iyi biliyorsun sen bu işi diye çıkışması aklı mantığa uymamaktadır. Aynı şekilde eksiklikleri ve bugünün şartlarında varolan olumsuzluklardan her bahis açıldığında korumacı bir bahane ile o günün şartlarının ve devrimin eleştirildiğini düşünmek de devrimci anlayışa uymamaktadır.

Bunun dışında yine Cumhuriyetin bir burjuva devrimi olması itibariyle emperyalizmin burjuvaziden ayrı tutulması da başka hatadır. İngilterenin Osmanlıyı işgali ve onun ardısıra oluşmuş milli kurtuluş savaşı ve de Cumhuriyetin kuruluşu Cumhuriyet rejimini anti emperyalist yapmaz. Anti emperyalizm İngilizlere karşı olmak demek değildir çünkü. Ayrıca Emperyalizm de kendi içinde savaşabilir dönem dönem sömürge paylaşımı için. Dahası feodalizmi eleştiren bir yeniçağ aydınlanmacısı da krallık tarafından yargılanabileceği gibi, anti demokratik bir buyurgan devlet de varlığına tehdit olduğu gerekçesiyle adil hukuk u savunanları kurşuna dizdirebilir. Yani bir devrim yapılmış ise o andan sonra o devrime sahip çıkmak kişiler üzerinden her türlü eleştirel tutumu ve ileriye yönelik yeni hedefleri yargılama hakkı vermez.

Dolayısıyla kemikleşmiş kemalist ideolojinin her türlü reform söylemine karşı olan geçmişi baz alan tutumu aslında reformları istemeyen resmi devlet görüşünün manipülasyonundan ibarettir. Bu nedenle de devleti kan ve bunun propagandasıyla sürdüren bu anlayış kendi mesnetini kuruluş dönemine dayandırdığı her söyleminde aslında kendi kuruluş gayesine de ihanet etmektedir. Tarih övünmek için değildir. Geçmişte olan zor koşullardan çıkma mücadelesinin varlığı, bugün içinde bu mücadeleyi bir tek kavrama indirgeyip hakim politikanın değişmeden sürdürülebilmesine özür teşkil edemez. Cumhuriyetin kurulduğu yıl 1923 dür. Çok büyük fedakarlıklarla kurulmuştur o zaman buna yöneltilen her eleştiri onu yok saymaktır söylemi, manipülatif söylemlerden ibbaret olup resmi ideolojik ve statükocu aygıta ve ondan nemalanan siyasete prim sağlamak amaçlıdır.

Tarih bir ilerleme sürecidir geçmişte bunu yaptık iyi yaptık kendimizle gururluyuz demek tarihsel süreci yorumlayıp ders çıkarmak değildir. Osmanlı İmparatorluğu da birçokları için hala övünç kaynağı ve anadolu kültüründe etkili olmuş bir yapıdır öyleyse Mustafa Kemal in bununla övünüp, en azından öncesinden iyiydi Roma köleciliğimne mi tabi olacaktık demesi gerekirdi nerede o zaman devrimci anlayış?

Bakın o zaman ortaya ne çıkıyor. MDD çok iyidir eleştirmek, eksiklerin üzerinde durmak döneme ve Cumhuriyete hakarettir dendiğine göre en mükemmel zihniyetin burjuva kapitalist ekonomi biçimi olduğunu söylemek olduğu ortaya çıkar. Dolayısıyla da bu tür manipülatif ve devrim dibnamiklerini belli bir sınıfsal yapı lehine sürekli çarpıtan anlayışları Devrimcilik ile karıştırmamak gereklidir. Zaten ülkemizdeki her krizde siyasi yapının sağ a kayma nedeni de bu durumdur çünkü sol a yönelik olarak resmi ideoloji sürekli bir bastırma davranışı sergileyip sağ ın güçlenmesine hizmet etmekte,bu da yine burjuva devlet yapısının kendi çelişkileriyle birleşip ülke içindeki sömürgeci büyük sermayenin Dünya standartlarınında altındaki uluslararası rekabet gücü olmaması nedeniyle işine gelmektedir. Yani emperyalizme peşkeş çekilen bir bizim sol umuz anlayışı oluşmaktadır ki buna kemalizm ve ulusal sosyalist partiler de dahildir, aslında kukla durumuna indirgenmektedir devrimci mücadele ile bir alakaları kalmamıştır.

Atatürk devrimleri ise sadece Savaş sırasındaki milli devletin oluşturulması anlamında devrimcidir. Onun hala varlığını koruması manasında artık kendi iç dinamizmini sürekli ertelediği oranda karşı devrimci olmaktadır. Maalesef bu noktada olgunun köküne inebilen sol siyasi yapılanmalar da legal olarak görülmediği gibi yasal açıdan hakkı olsa da halen örgütlenmede terör bahane edilerek engellendiği için burjuva devletin reformları da sürekli ertelenmekte,herhangi toplumsal hareket şiddetle ve gözdağı ile askeri ya da polis zoruyla bastırılmakta,devletin hassasiyetleri bahane edilerek gerektiğinde düşünceyi de sansürleyebilecek yasal uygulamalarla halkın örgütlenme özgürlüğü engellenmektedir.

Bütün bu olgular Cumhuriyetin meşruluğunun tartışmaya açıldığı manipülasyonu ile bastırılır. Bunun için de zaten Atatürk ün düşüncede bile hiç bir surette eleştirilmesi yasak ilan edilmiştir, bu tabu türlü manipülasyonlarla sürdürülür ve kişiler Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı suçuna hedef yapılır. Bunun da ötesinde en ufak eleştiride kendi kadrolarını sözde sol siyasete ve sözde sosyalist partilere sokmuş devlet destekli kemalist burjuvazinin kuklaları anti emperyalist düşünce sistemlerini çarpıtma ve karalama yoluyla gözden düşürmeye halen aynı bayağı siyasi ve temelsiz söylemlerle devam etmektedir şekilde görüldüğü gibi. Bu güruh kendini Cumhuriyetin tek koruyucusu ilan etmede ülkücü faşizm in kendini tek Türk milliyetçisi ilan etmesi gibi davranır. Zaten ikisi de aynı yumurtadan çıkmıştır. Kendileri dışındaki her sol bölücü,hiç bir Marksist-Leninist ciddye alınacak yapılanmalar değildir ve Atatürkçülüğü kullanarak şark kurnazlığı da yapmak suretiyle pek kolay gözden düşürürler halk nezdinde. Kafalarınca tabi. Çünkü bu siyaset tutmaz tutmama nedeni sosyalist partilerinkinden farklıdır. Onlar burjuvazi nedeniyle ve bilinç bulanıklığı nedeniyle reddedildiği halde ulusal sözde sosyalist kemalist oluşumlar kimse tarafından güvenle karşılanmaz. Ne dedikleri hiç anlaşılamaz zaten kendileri de anlamamaktadır.

Maalesef bu durum Türkiyede sol u hala kanatan durumu daha da yaralamaktan başka bir işe yaramamakta, biçimsel demokrasinin sosyal demokrat partileri bile bizde askeri ulusal devletçi kanada yanaştıklarından mevcut elitist bürokratik aygıt ile siyasal aygıt ve askeri aygıt şeklinde bibirinden bağımsız üç adet iktidar tarafından ezilen bir halk ve ekonomik sistem ortaya çıkmaktadır.

Sonuç: Ne olursa olsun eleştirilemeyen bir Cumhuriyet tarihi,ne sebeple olursa olsun karşı tez üretilemeyen bir devrimcilik anlayışı, Her ne sebeple olursa olsun asla hatalı bulunmaması gereken bir tek adam yani Atatürk, ne yolsuzluk olursa olsun sorgulanamayan bir devlet hiyerarşisi, ertelenen hukuk,anayasa reformu,kürt sorunu, ekonomik reform vs.vs. Elbette ve maalesef büyük global emperyalizm asla böyle bir devleti karşısına almayacaktır artık. Ancak içine de almayacaktır. Ve gene ancak Türkiye Cumhuriyeti bunlara muhtaç olduğundan kendi potansiyelini ertelemeyecek ve bazen dış siyasette gözlediğimiz ilginç yandaşlıklara ve taraf tutan tavırlara destek verirken tökezleyecek, ortaya neden bu kadar skandala neden olduğu anlaşılamayan bir ABD tezkere sorunu çıkabilecektir. Bugün hala T.C nin bağımsız olduğu göreceli bir yanılgıdır. Eğer halk farkına varmaz ise kesin olarak bir çatlama olacaktır ister iç mihrak deyiniz ister dış mihrak önemi yoktur artık o noktaya gelindiğinde. Çok mu biliyorum ben? Yoo hiç birşey bilmiyorum ben, biraz kitle psikolojisi, biraz fizik,biraz tarih, biraz psikoloji, biraz orgonomi, biraz Marks, biraz felsefe,biraz arkeoloji,biraz canlı bilim biyoloji, bunların dışındaki biraz rock felsefesi; bilgi sayılmaz bunlar öylesine konuşuyorum.


.[-h(bar)2/2m]d2.y+u.y=e.y

ekindron vanehedris asohimdor

Herkes bir yönüyle haklıdır ancak nerede ne kadar haklı olduğunun farkında değildir.

 
Gönderildi : 31/08/2008 9:43 pm
Epitaph__
(@epitaph-3)
Gönderiler: 167
Estimable Member
 

Bu başlıktan anladığım sonuç: "Konuyla alakasız yerler düzeltilmiştir." :)
Gece gece kafayı yedim yahu nedir bu 8O


Confusion will be my epitaph

 
Gönderildi : 01/09/2008 12:36 am
Metalogy
(@metalogy)
Gönderiler: 56
Trusted Member
Konu başlatıcı
 

Konuyu açarken kavgaları susturmak amaçlı açmıştım gerçektende .. Nerden nereye gitmiş konu...


(U)nknown (F)lying (O)bject..

 
Gönderildi : 01/09/2008 5:53 pm
etfluvium
(@etfluvium)
Gönderiler: 151
Estimable Member
 

bu ne lan ahhahh :-D silinmiştir..silindi silinmişti...
koptum hee :-D


 
Gönderildi : 01/09/2008 6:00 pm
(@eternal-lies)
Gönderiler: 367
Reputable Member
 

TÜrkiye solunun yıllardır sorunlarından bir tanesidir; kendisini kemalizmden kurtaramamak!!!

Olumlu ya da olumsuz, mevcut kemalist sol, zaten burjuva sistemin çıkmazlarından dolayı hep bir ikilem içerisinde olmuş, kalan kısım ise kemalizmi reddetmenin cumhuriyet anlayışını reddetmek, burjuva ilerlemesininin reddi olarak görülmesi gerektiğini söylemiştir. Ki MDDci ekibin özelliğidir...


 
Gönderildi : 01/09/2008 10:06 pm
Sayfa 8 / 16
Paylaş: