Forum
Anarşizm
Anarşizm, toplumsal otoritenin, tahakkümün, erkin ve hiyerarşinin tüm biçimlerini bertaraf etmeyi savunan çeşitli politik felsefeleri ve toplumsal hareketleri tanımlayan sosyal bir terimdir. Anarşi, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir.
Bu hareketler, merkezi politik yapılar, üretim araçlarının özel mülkiyeti ve ekonomik kurumlar yerine toplumsal ilişkilere dayanan gönüllü etkileşim ve özyönetimi savunur, özgürlük ve otonomi ile karakterize edilen bir toplumu arzular. Bu felsefeler, anarşi terimiyle özgür bireylerin gönüllü etkileşimine dayanan bir toplumu, bireylerin ve toplulukların alınan kararlardan etkilendikleri ölçüde söz sahibi olması düşüncesini ifade eder.
Zorlayıcı kurumlara ve toplumsal bazlı hiyerarşilere karşı olmak anarşizmin asli ilkelerindendir ve ayrıca anarşizm gönüllülüğe dayanan bir toplumun nasıl işleyeceği konusunda olumlu bir görüşü ifade eder. Anarşist felsefeler arasında hatrı sayılır bir çeşitlilik vardır. Şiddetin anarşizmdeki yeri, ne tür bir ekonomik sistemin olması gerektiği, çevre ve endüstriyalizm hakkında sorular ve diğer hareketlerde anarşistlerin rolleri gibi farklı alanlarda çeşitli görüşler bulunmaktadır. Anarşist akımlar bu nedenlerle birbirlerinden çok farklı ve hatta karşı olabilirler. Örneğin anarşist komünizmin yanı sıra Hıristiyan anarşizmi gibi anarşist akımlar da mevcuttur.
Özyönetim
İşçilerin özyönetimi genel olarak, işçi kooperatifleri, işçi konseyleri, katılımcı ekonomi ve işyerinin patronsuz çalıştırıldığı benzer oluşumlarda kullanılan karar alma modelidir.
Özyönetim, geleneksel iş organizasyonunun aksine, çalışanların işyerinde --müşteri ilişkileri, genel üretim yöntemleri, zamanlama ve işbölümü gibi konuları kapsayan-- karar alma sürecini bizzat elinde bulundurmasını ifade eder.
Özyönetimin somutlaştığı en önemli örnek, özellikle yönetimlerce kasıtlı iflas ettirilen ve kapatılmak istenen fabrikaların işçiler tarafından işgali ile şirketin konrolünü ele geçirdikleri ispanyolca ifadesiyle "fabricas recuperadas" olarak adlandırılan ve Latin Amerika'da gelişen harekettir. Burada İspanyolca "recuperar" kelimesinin sadece "tekrar ele geçirmek kazanmak" anlamı ile değil ayrıca "iyileştirmek" anlamıyla da kullanıldığını belirtmeliyiz. İlkin sanayi kollarına referansla kullanılmasına rağmen bu kavram diğer iş yerlerine referansla kullanılabilir.
İfadenin İspanyolca “yeniden ele geçirilmiş fabrika” anlamı yanında “iyileştirilmiş fabrika”, “ıslah edilmiş” ve “işçi denetimli fabrika” anlamları en çok kullanılanlarıdır.
Eleştiriler, karar alma sürecinde en küçük ayrıntı için dahi çalışanlara danışılmasını, zaman kaybı, faydasız, ve bu yüzden verimsiz olarak tanımlar. Fakat somut örneklerden görüldüğü gibi sadece önemli kararlar tüm çalışanların katıldığı konsey toplantılarında alınmakta ve diğer kararlar uygulayıcıları tarafından diğerler kararlarla koordinasyon içinde ve daha genel anlaşmalar göz önünde tutularak alınmaktadır.
Otonomi
Başka bir kişi ya da durumdan bağımsız karar verme, kendi kendini yönetebilme yetisi. Yunanca'dan gelen "auto" (öz, kendi kendine) ve "nomos" (kural,yasa) kelimelerinin birleşiminden oluşur.
Anarşist komünizm
Anarşist Komünizm; komünist anarşizm, anarko komünizm veya özgürlükçü komünizm olarak da bilinir. Anarşist komünizm geniş anlamıyla sosyalist bir akımdır. Yani kapitalizmin ancak toplumsal bir devrimle ortadan kalkacağını ve bunun da sınıf eksenli bir mücadeleyle gerçekleşeceğini savunur. Anarşist komünistler diğer bir sosyalist akım olan marksistlerden farklı olarak devrimden sonra iktidarın devletin tekelinden toplanmasına karşı çıkar. Bunun devlet iktidarına sahip olanlar ve olmayanlar arasında ayrışmaya yol açacağını, iktidara sahip olanların yozlaşacağını ve toplumun çıkarına göre davranmak yerine iktidarlarını koruma, kuvvetlendirme yoluna gideceklerini savunur. Anarşist komünistler bunun yerine tüm kararların toplumun tamamının katılımıyla alınmasını savunur.
Aynı zamanda devrimci örgütlenme modeli konusunda da marksist ve burjuva partilerden farklılaşır. Toplumun tabandan örgütlenmesini savunduğu gibi devrime giden süreçte anarşist komünizmi savunan bir örgütün de hiyerarşik olmaması, içinde herhangi bir otorite barındırmamasını savunur.
www.anarsistkomunizm.org
Hıristiyan Anarşizmi
Hıristiyan anarşizmi, Hıristiyanların sadece İsa'nın öğretilerinde vücut bulan Tanrı'ya karşı sorumlu olduklarını, tek gerçek otorite kaynağının Tanrı olduğunu kabul eden ve savunan inanç veya felsefi öğreti. Bazı Hıristiyan anarşistler pasifistken, pasifist olmayanları da vardır.
Hıristiyanlıktaki Tanrı krallığı inancı birçok düşünürü etkilemiş Orta Çağ ve Yakın Çağ'da birçok düşünür kendi felsefelerini oluşturmuşlardır. Bazıları kitaplarında bu temayı işlerken bazıları bu düşünceyi hayata geçirmişlerdir.
İncil'de İsrail ve Filistin'deki krallıkların çok kötü yönetildiği yazılmıştır. Ayrıca Paul "Tanrı'nın dışında otorite yoktur."(Romalılara mektup 13:1)[1] demiştir. Erken Hıristiyanlık döneminde Augustus (5. yüzyıl) Tanrı'nın Kenti adlı eserinde siyaseti kötülük olarak gördü ve lanetledi, Tanrı'nın krallığının kurulması ile bu lanetin ortadan kalkacağını savundu. Daha sonra Francis, İsa gibi gönüllü yoksulluğu kabul etti, küçük bir grup oluşturdu. Devletin ve Kilise'nin insanları kandırarak haksız servete ulaştığını dolayısıyla otoritelerinin ortadan kalkması gerektiğini söylemiştir.
İngiliz Devriminde Bağırganlar ve Kazıcılar adlı iki grup ortaya çıktı bunlar özellikle Augustin'in "Seviniz ve dilediğinizi yapınız." sözü üzerine anarşizme yakınlaşmışlardır. Blake ise devletin ve kilisenin insanları ezdiğini, sömürdüğünü söylemiştir[kaynak belirtilmeli]. Ayrıca Doğa-İnsan, Kilise-Hıristiyanlık, Sermaye-Emek arasında bir tutarsızlık olduğunu düşünmüş ve vurgulamıştır. Blake otoriteyi başlıca adaletsizlik olarak görürdü. Hiçbir yasanın tüm durumları kapsayamayacağını söylüyordu. Tüm insanlar için tek bir yasanın çıkmasını da saçma buluyordu. Bu düşüncesi üzerine "Aslan ve öküz için tek yasa çıkarılması zulümdür." demiştir.
İngiltere'de Wistanley kurduğu komünle bu düşüncenin hayata geçirelebileceğini göstermeye çalışmıştır. Daha sonra, İngiltere'de Godwin anarşizmin babası sayılacaktır ve o da Hıristiyanlığı örnek almıştır[kaynak belirtilmeli].
Ayrıca Rus soyluları arasında ve Ortodoks halk arasında anarşist düşünürler ve anarşizm felsefesini kabul etmiş insanlar vardı. Tolstoy barışçı anarşizmi ile bir örnektir. Kitaplarında devletlerin yaptığı hataları ve insan kayırmalarını ele almış, Diriliş adlı kitabında olduğu gibi arasıra İncilden bölümler sunarak Tanrı Krallığı temasını işlemiştir. Tolstoy "Eğer insanlar Tanrı'nın çocukları olduklarını anlayabilselerdi ne düşman ne de köle kalırdı. Bu durumda devlete ve onun zararlı kurumlarına ihtiyaç kalmazdı."[kaynak belirtilmeli] demiştir. Nitekim bugün Hıristiyan anarşizmi dendiğinde Tolstoy ilk akla gelen isimlerdendir ve neredeyse Hıristiyan anarşizmi ile özdeşleşmiştir.
Anarşizm'e aslında Bakunin gibi Tanrı'yı rededen anarşist felsefecilerle birlikte dinsizlerin(ateistlerin) daha çok ilgi gösterdiği düşünülse de, Hıristiyanlıktaki Tanrı Kralığı inancının dünyaya da yansıtabileceklerini ve Tanrı dışında otorite olmayacağını düşünen bazı rahip ve koyu dindar Hıristiyanlar da inançları doğrultusunda anarşizmi savunmuş veya yaşamışlardır..
1878 paris komünü belki birazcık yaklaşmıştır ama anarşizm insan ihtiyaçları baş gösterdiği andan itibaren bir ütopyadır yani imkansız bir varsayım
Yaratmak güç istencinin en kudretli belirtisidir.
Karanlık da ona yataklık eder !
http://www.felsefehayat.net/
Anarşizm uzak olandır. Kimilerinin rüyasına bile girmez. Yapıcı olmayandır. Bu düzenin yapıcılığı tabiki tartışılır. Hele elini uzatıpta demokrasiyi kendi tarafına çektiği şu zamanda hepten tartışılır.
Anarşizm deyince ilkokul öğrencilerinin sırtlarına taktığı, t-shirtlerinde gezdirdiği bir fotoğraf geliyor aklıma hep. Bunu istemesemde. Bu ülkeye çok çok ters. Başka gezegende varolan birşey sanki.
turkiye hariç dünya da anarşizm diyorum...
bu ülkede işler karın dokluğuna endeksli karnımı doyur her şey senin...
----
Devrimi satın alamazsınız. Devrimi yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiçbir yerde
turkiye hariç dünya da anarşizm diyorum...
bu ülkede işler karın dokluğuna endeksli karnımı doyur her şey senin...
----
Ömrü billah zengin olamamış ülkenin insanları (Osmanlı-Türkiye) ''Varsa yoksa sanat'' diyecek değiller ya.
Mesaj tartışma çıkarıcı, aşağılayıcı nitelikli olduğundan düzenlenmiştir. Lütfen forumlara gönderdiğiniz mesajların saldırgan - hakaret niteliği taşır - tartışma çıkarmaya yönelik olup olmadığına dikkat ediniz./AurorA
ütopyalar dünyasıdır yeryüzü ve bu tarz oluşumlar genelde duygusaldır bunlardan kurtulup pratik ve insana dönük eylemler en pragmatik olanıdır.bu anlamda benim amacım yönetimlerden ziyade insan odaklı bir anlayıştır.
Yaratmak güç istencinin en kudretli belirtisidir.
Karanlık da ona yataklık eder !
http://www.felsefehayat.net/
V For Vandetta gerçekten de izlenesi bi filmdir..stalin'in bi makalesini sizlere sunmak istiyorum
Anarşizm mi? Sosyalizm mi?
http://www.kurtuluscephesi.com/stalin/sosyalizm.html
Bu kitabı okumuştum 2 yıl önce. Hem de bu siteden. Beğenmiştim, her ne kadar 'sanal kitap' olayından nefret etsem de.
Yankee Rose
bu konuyla bilgi endinmek isteyen arkadaşlara öncelikle ANARŞİZM"in tarihini okusunlar.
1. Anarşizm bir gerçektir ,anarşistler olmasaydı 1. enternasyonel olmazdı.
2.sosyalizm in babasıdır anarşizm
3.Ütopyacı ve atavikj olmaktan uzaktır anarşizm
4.Bir toplumsal felsefe olmanın yanı sıra bir tutum ,bir hayat tarzıdır
5.Anarşizm doğası gereği antidogmatiktir.Belli bir dünya görüşünü temel alan sabit doktrin yapısı sunmaz.
6.Pek çok farklı düşünce akımı ve stratejiyi kapsayan,karmaşık ve ince bir zekâyı yansıtan bir felsefedir.
Devrimi satın alamazsınız. Devrimi yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiçbir yerde
Anarşi kuralsızlıktır. Diyenlere;
Anarşi kuralların, birlikte yaşayan bireylerin özgür iradeleriyle, yalnızca ortak yaşam alanlarına ilişkin konulduğu, evrensel ahlak ilkelerinden köken aldığı, bireylerin istemiyle değişebildiği, bu kuralları kabul etmeyenlere de topluluk dışında kendi yaşamlarını kurma olanağının tanındığı bir toplumsal düzendir.
[Anarşizm nedir? / Tayfun gönül]
http://metaltr.mybrute.com
anarşizm ile komünizm ya da sosyalizm i aynı sınırlar içinde incelemek doğru değil.. çünkü anarşizm birey üzerinden gider.. herşey birey içindir sloganını kullanır.. sosyalizm tam tersidir..kitlelerin hakları üzerine savaşır.. anarşizm tümevarım yöntemini kullanır.. sosyalizm tam tersi tümden gelim yani önce yığınlar, yığınların sorunlarının çözülmesiyle zaten bireylerin sorunlarının çözüleceğini savunur..neden bu şekilde aynı kefeye koydunuz anlayamadım..
anarşistler sosyalist değildir! sosyalistlerin kendi aralarında bölünmeleriyle ortaya çıkmış ve kendilerini; birey refahı için kan dökülmenin haklı olduğunu savunanmak düşüncesiyle pekiştirmiş insanlardır..
sosyalizmin anarşizmle bir tutulmasına karşıyım..
Sosyalist bakış açısıyla anarşizm anlatılmaz. Sosyalizmin türlü fraksiyonları olduğu gibi anarşizmin de yığınla fraksiyonu mevcuttur. Anarşizm her türlü toplum üstü otoriteyi reddeder. Bu noktada Bakunin, sosyalist bakış açısının halkı aptal olmakla değerlendirdiğini öne sürer örneğin. Yani türlü batıl nedenlerle otoriteye hak veren sömürgecilik gibi sosyalizm de halkın yerine düşünen başkalarının otorite arzusudur. Bu noktada bireysellik mevcut olmamakla birlikte sosyalizm den farklı olarak narşistler bireyselliği olumsuz olarak değerlendirmezler.
Ancak sosyalistlerin çelişkisi bu noktada, anarşizmi bireycilik ile suçlarken sosyalist diktatörlüğün de bir dvlet kurumu olduğu sav ına karşı çıkmaları ve bu devlet aygıtının proleter devleti olduğunu iddia etmeleridir. Ancak pratikte böyle bir şey olmaz. İşçiler işçidir,yönetenler iktidar. Komünizm e geçiş için anarşistler proleter diktayı reddedip,sivil olarak farklı amaçlara yönelmeyi tercih etmişlerdir. Kooperatifçilik,sendikacılık,sivil itaatsizlik,vs. Bireysel terör gibi bir yöntemi önermez. Şiddete ve adalitsizliğe ve de komünizm idealine inanmaktadırlar,terör ile karıştırılmamalıdır. Ancak komünizme geçiş aşamasında proleter diktaya ve devlet aygıtının kendi kendini yok edebileceğine inanmazlar ve bu durumu çelişik bulurlar.
Ayrıca tepeden inme devlet aygıtı yoluyla komünizm e ulaşabileceğini iddia eden sosyalistler tümden gelimcidir. Toplumu sınıflşara ayırıp o sınıfların daima konumlarına uygun davranacağını zannedip kitleyi toptancı açıdan değerlendirmektedirler. Örneğin bir anarşist için dinci ile işçi arasında emeğe ne şekilde katıldığı noktasında ideolojini belirleyen kesin bir kural yoktur. Yani devrimci dindar olabileceği gibi, gerici işçi de olabilmektedir. Bu da topluma salt iktisadi sınıflar açısından bakan sosyalistlerle ayrışma noktalarından biridir.
Anarşizm bireyin toplumun unsuru olduğundan hareketle bireydeki anti otoriter işbirliği ve sivil itaatsizlik yoluyla toplumsal devrimin olanaklarını araştırır yani yukarıdaki kişinin aktardığının tersine tümevarımcıdır. Bireyleriin tamamının otoriteyi ve uygulayımcılarını reddetmesi durumunda kanlı devrimlere ihtiyaç kalmayacaktır dediği için. Bu noktada sosyalistlerin salt devletin sahibini değiştirerek insanların otoriteyi reddedeceğini düşünmesi de çelişkidir,tümdengelimcidir. Çünkü zaten yönetilen kitleyi başkaları yönetmiş olacaktır ve bunun en iyi hali de iyi niyetle ezen Stalin ve Mao olur komünizme ulaşma potansiyeli taşımaz. Halk kitlesi ise karşı-devrim tehditine karşı bastırıldığı oranda öncül kapitalist sistemden daha mutlu veya katılımcı,kendi kendini örgütleyebilen organik bir işbirliği olamayacaktır.
Anarşizm bu noktada politikayı da doğa ile bir çelişiklik olarak değerlendirmede,sosyalist ideolojinin argümanlarını emperyalist düzenin devam ettirici öğeleri arasına katar. Bölgesel devrimi savunmaz tüm sınırların ortadan kalkmasını ve bunun içinde global işbirliğini önerir. Sosyalist de olsa tüm devletleri otorite aracı görür ve emperyalizme karşı çeşitli fraksiyonları ile devrimci başkaldırıları desteklemesine rağmen katı ilkeci ve bireyi reddeden ahlaki sınırlandırmaları reddeder. Bu reddedişe proleter diktası için bireysel hak ve özgürlüklere karşı sosyalistlerin takındığı küçük burjuva özentiliği yakıştırması yapma tutumu da dahildir.
Anarşistlerin sosyalistler ile uluslararası enternasyonaldeki ayrışma nedeni, Marksistlerin türlü siyasi dümenlerle anarşistleri karşı devrimci olarak niteleyip toplantılara sokmamış olmasıdır. O günlerden sonra enternasyonal toplantıları da içerik açısından körelmiş,sisteme entegre olarak bugün sosyal demokrat partilerin,hatta katı devletçi CHP gibi partilerin bile üye olabildiği bir oluşum haline gelmiştir.
.[-h(bar)2/2m]d2.y+u.y=e.y
ekindron vanehedris asohimdor
Herkes bir yönüyle haklıdır ancak nerede ne kadar haklı olduğunun farkında değildir.
Anarşistlerin sosyalistler ile uluslararası enternasyonaldeki ayrışma nedeni, Marksistlerin türlü siyasi dümenlerle anarşistleri karşı devrimci olarak niteleyip toplantılara sokmamış olmasıdır.
bu yanlıştır çünkü asıl neden haklı olarak Devlet Olgusudur,yani ilkel marksistlerin bu konuda ki ısrarı devletin varlığıdır tabiiki anarşistler ki daha çok Bakunun dir bunu savunan ve ayrıştıran istememişlerdir haklı olarak.asıl ayrışma nedeni devlet ve mekanizmasıdır.
Yaratmak güç istencinin en kudretli belirtisidir.
Karanlık da ona yataklık eder !
http://www.felsefehayat.net/
Yanlış olan ne? Enternasyonelden atılmış olmaları noktasındaki eylemsel ayrılıktan bahsettim. Anti emperyalist ortak mücadele açısından. Anarşistler de emperyalizme ve burjuvaya karşıdır. İlk enternasyonallerde ortak mücadeleye katlırken,zamanla marksistler kendi politik örgütlenmeleri için onları reddetmiş ve enternasyonalden dışlamışlardır. Bahsettiğim bu kısımdı. Yani ne sosyalistler ile aynı ideolojiyi benimserken sonradan onlardan ayrılmış bir grupturlar, ne de emperyalizm e karşı ortak mücadele açısından kendi arzuları ile tamamen sosyalistleri dışlamışlardır. Bütün yazıda zaten Anarşizm ile Sosyalizm in devlet aygıtı noktasındaki farklılığını da anlatmış olduğumu sanıyorum yeterince.
.[-h(bar)2/2m]d2.y+u.y=e.y
ekindron vanehedris asohimdor
Herkes bir yönüyle haklıdır ancak nerede ne kadar haklı olduğunun farkında değildir.
Anarşistler ile Marksistlerin ilk bakışta pek çok ortak yanları vardır.Mevcut Devlet'i ayrıcaklı ve zengin olanların çıkarlarını korumakla eleştirir.Nihai hedef olarak özgür ve eşit bir toplum vizyonunu paylaşırlar.*Ancak anarşistler ile Marksistler-Leninistler arasındaki en büyük anlaşmazlık ,Devlet'in toplum içindeki rolüne ilikindir.Konu ,on dokuzuncu yüzyılda Marx ile Bakunin arasında büyük anlaşmazlığa ve sonunda Birinci Enternasyonel İşçiBirliği dağılmasına yol açmıştır.
....
kaynak:
Anarşizm Tarihi Anarşi ırmağı "Marksist Devlet"
Devrimi satın alamazsınız. Devrimi yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiçbir yerde
Bakunin'in Marx'ı yahudilikle (sanki bir suç gibi) yaftalamasını unutmamak lazım.
Yani, komünal yaşama geçişte "yeni insan"ın yaratılması konusunda devletin varlığı, bu tartışmanın sebebi, hangisinin daha devrimci ve reel olduğu ise açık gibi. Anarşizm, ütopik kalmaya mahkum...
