İçeriğe geç

Forum

Bildirimler
Tümünü temizle

Anarşizm ....

252 Gönderiler
63 Üyeler
0 Reactions
65.2 K Görüntüleme
end_of_twilight
(@end-of-twilight)
Gönderiler: 833
Prominent Member
 

Aton,senin buradaki amacın nedir?
İnsanlara birşey öğretmek mi? Ki eğer buysa bak öğretemiyorsun,herkesle çaıtışıyorsun. Kimse senden bir bok öğrenmiyor.
Yazılarınla herhangi bir tatmini mi sağlıyorsun?
Acaba reel hayatta da bu şekilde konuşabiliyor musun?
İnsanlarla KONUŞMANIN, İLETİŞİM kurmanın nasıl olduğunu biliyor musun? Karşındaki insana HAKARET etme gibi bir HAKKININ olmadığını biliyor musun?
En önemlisini karıştırmayalım. Ben senin burada yazılar yazma amacının ne olduğunu ciddi şekilde merak ettim. En azından buna net bir cevap verirsen,güzel olabilir..Pek de beklemiyorum,muhtemelen yine beni çözeceksin,türlü analizlerden türlülerine varacaksın, 3 cümleyi dörtle çarpıp türevini alcaksın,tekrar yazcaksın,falan filan..


http://www.lastfm.com.tr/user/end_of_twilight/

 
Gönderildi : 29/08/2008 9:48 am
HyperboreaN
(@hyperborean)
Gönderiler: 1181
Noble Member
 

Gönderen: @aton
Salağın tanımını yazdım. Israr ediyorum. Hoşunuza gitmedi mi? Gitsin diye yazmıyorum. İtici mi buldunuz? Bulun. Aziz Nesin Türk insanının % 60 ı aptaldır dediğinde de böyle davrandı bu ezik halk. Eziksiniz birşey öğrenmeye çalıştığınız yok. Şu imkansızdır bu olanaksızdır zırvalarınız kendi öznel bencilliğinizdir elinizde saçma soyurtlamalar dışında buna dair hiç bir bilimsel kanıtınız yok. Oksijen Hidrojenle birleşip reaksiyona girer isterse ortamda 100 tane element olsun. Suyu görünce demek ki biri suyun düzenini yaratmış derseniz gülünç olursunuz. Organik moleküller basit kimyasal zincirlerdir tepkimeyi sürdürmek için bir basit DNA nın bağ enerjilerini ayrıştırıp tekrar ortamdaki elementlerden reaksiyona girebilecekleri toplaması DNA nın klon mekanizması olarak bilinir.

Olasılık hesaplarıyla kimya fizik dersi vermeye kalkışırsanız da komik olursunuz. Evrende sayısız atom vardır doğru ama He elementi tutup tesadüf etti diye Oksijenle molekül oluşturmaz saçmalamayın. Kainatta bilinen en geniş genlikli reaksiyon elementi Karbondur. Kararsız ve radyoaktiftir ama bildiğimiz yüksek radyoaktiflikteki ağır süpernova metalleri gibi değil. (Kurşun,Uranyum,Toryum gibi) Bu nedenle daima moleküler haldedir tek bir karbon atomu bulamazsınız ortamda serbest halde.

Karbon ile birlikte Oksijen,Azot gibi elementler de aynı özelliği taşır. Hidrojen de kararsızdır ve her türlü tepkimeye girebilir diğer atomlarla.

Yani siz cahiller şunu yapıyor bunun bilimsel düşünce olduğunu sanıyorsunuz hiç bir ciddi bilim otoritesi de size cevap vermiyor güldüğü için. Ama ben gülmüyorum oha yaa diyorum hiç bir şeyden haberleri yok bunların tek birşey okumuşlar bir de Harun Yahya dabn bilim öğrendiklerini sanmışlar tersinden okuyup.

Ortama binlerce misket atıtyorsunuz ve sonra biri bunu düzenlememiş olsa Hidrojen misketi ile 2 adet Oksijen misketinin birleşme olasılığı düşüktür organizmaya gelirsek çok daha imkansızdır biri oturmuş bunları birleştirmiş demek ki tanrı var diye zırvalıyorsunuz.

Bir defa Hidrojen misketi ile Oksijen misketi oldukça kararsızdırlar tüm misketler aynı özelliği taşımıyor bu saçma bakış açısından kurtulun. Yani ortamdaki her atomm her başka aton ile birleşme özelliğinde değildir. İsterseniz sonsuz olasılık testi yapın sizin mantığınıza göre en azından birkaç defa Oksijenle Helyumun da yanyana gelmesi gerekir. Ama böyle birşey mümkün değildir Helyum soygazdır kararlıdır ve asla molekül oluşturmaz. Sonra sırasıyla Neon, Argon, Kripton (süpermenin gezegeni değil, o zamanlar yeni bulunduğundan efsane yapıldı metrenin tanımlanmasında kullanılır, gaz halindedir) Ksenon, Radon da soygazdır molekül oluşturmazlar.

Yani kimyasal reaksiyonların ve moleküllerin,aminoasitlerin oluşum ihtimali bağımsız olasılık hesaplarıyla tombala hesabı yapar gibi yapılmaz hç bir misketiniz aynı kararlılıkta değildir. Saldığınız an bazıları hiç biriyle yan yana gelmeyecek,bazıları ise her defasında hemen birleşecektirler misket değildir atomlar. Aminoasit uzun bir karbon zinciridir. İçinde karbon haricinde birçok daha element bulunur ve tamamı kararsızdır. Bunların meydana getirdiği zincir uzadıkça enerji fazlası azalır ve molekülün reaksiyona girme düzeyi giderek düşer.

Dolayısıyla bir karbondioksit molekülü kararlıdır ancak bir şeker molekülü hala kararsızdır. Bu nedenle dağılma eğilimindedir. Aminoasitler oluştuğunda kararsızlıkları devam eder ancak peptid bağlarıyla bağlandıklarında daha azalır ve protein deriz biz bu daha büyük moleküle.

DNA ya ve protein e ulaşıldığında yine kararsızlık devam eder ve fazla enerji moleküller arasında yeni reaksiyonlara katılır. Bu nedenle hücrelerin organelleri oluşmuşlardır. En basit prokaryotik organizmalar büyük bir reaksiyondur. prokaryotik organizmalar artınca bir araya gelip ökaryotik organeller olarak ortak bir reaksiyon alanı yaratmışlardır. Mitokondriler aslında bakteridirler örneğin.

Bu kurallar evrenseldirler. Tüm organizmalar bu kuarallara bağlıdır. İşlevsel birlik oluştururlar. Büyük madde enerji dizgeleri küçük olanları kendisine katar, buna hücre dilinde fagositoz denir ve aslında bildiğimiz beslenmenin temelidir. Çünkü küçük enerji dizgeleri de kararsızdır ve kararlı olana dek reaksiyona gireceklerdir en fazla madde alışverişi de büyük dizgelerde mevcuttur. Tek başına bir kalp oluşmaz ancak çok küçük mikroskobik canlılarda basit bir kalp bulunur. Çünkü organeller işlevseldir işlevin bir tanesi tek başına anlam ifade etmez ve yaşayamaz.

Dolayısıyla da tıpkı başak kümesinde birçok galaksinin toplanmış olması gibi organik bir canlıda da sayısız canlı birimi türlü işlevler içinde ortak yaşamını sürdürür. Büyük bir karadeliğin başak kümesinin mevcut dengesini bozup parçalama olasılığı olduğu gibi bir canlının ölümüne neden olup dağılmasına neden olacak ölümcül felaketler de mevcuttur. Canlının ölümü artık bu reaksiyonlara yetecek enerjiyi üretememesinden kaynaklanır ve reaksiyon verimi % 100 olamayacağı için kayıplar nedeniyle organik birliğin sona ermesi kaçınılmazdır.

Bilim dünyası bütün bunları bilir. Ancak bilim ile ilgisi olmayanların hayalet varlıkları dahilinde istedikleri açıklamayı yapmaz. Ortama rastgele misket atıp onun vasıtasıyla evreni açıklamaya girişen kişiye dizilmiş misketleri düzenleyen adam tarzında cevap vermeyeceği için cahiller kendi düşünme bozukluklarını bilime dayatma peşindedirler. Onlar kimyanın ne olduğunu bilmediklerinden maddenin çarpışma ve düşme yasalarını keyiflerine göre organik reaksiyonlarla birebir eşit ilişki içinde değerlendirirler. Onlara göre canlı bir akıllı dizayndır aklın organik sonuçlardan biri olduğuna akılları ermez çünkü çelişik ve akıl dışı düşünmeye şartlandırılmışlardır. Sonra da hiç bilmedikleri bir konuda neyinm mümkün olup olmadığı hakkında ders vermeye soyunup ilahi propaganda yaparlar. Her şeye en tepeye oturttukları tekil bir put açısından baktıkları için aslında hiç birşey söylememektedirler ve sürekli anladıklarını iddia ederler hiç öğrenmeden ve anlamadıkları gibi anlatmaya, bilmedikleri uyduruk boyutlardan farazi uydurukları bilimsel mantık gibi sunmaya çalışırlar.

Üslubum konusunda bağırıp çağırmadan önce,ay çok kabasın aton lütfen üslubunu düzelt demeden önce bi boktan haberi olmayan tiplerin bilmişliği ile siz de alay etmeyi öğrenin ki bilenler konuşsun önce.

Ben bunca şeyi aptallara polemik konusu olsun diye öğrenip kafa patlatmadım, kimseye de bilmediği konuda biliyormuş gibi saçmalamasına göz yumacak değilim. Bilgi acımasızdır hala bazıları Dünya belki de yuvarlak da olmayabilir bu da benim şahsi fikrimdir diyorsa bu bir fikir değildir amacı kitleleri kendi otoriter ve buyurgan düşüncesine ki kendisi de bunun dolaylı bir parçası ve yalakasıdır, zorla tabi kılmaya çalışmaktır. Böyle bir gerçeğin olmadığı ortadayken bunu ısrarla iddia edenlerin her aklına geleni fikir diye sunması dogmatik iki yüzlülüktür ve bilimsel düşünceye karşı hegemonyacı bir savaştır.


Al işte adam halen aynı.Birde kalkmış anarşizmden bahsediyor.Anarşizm senin neyine önce insanlarla konuşmasını öğren.Bide dalga geçmiş.''Ay Aton kaba konuşmaları kesermisin'' gibi . Sözlerimi,karı ağız taklidi yeni versiyonunda duymak beni kızdırdı. Ve sen O hakaretleri Etmeyi kesmene gerek yok. Lisan,uyarı veya telkinden başka şeylerlede değişebilir. Örneğin günün birinde,ağzının ortasına yiyeceğin muhtemel olan 1 tokat,senin o lisanını değiştirebilir mesela.Ne yazıkki bu özelliğe sadece dayak yiyerek kavuşabilmen üzücü olacak...

Bilgelikmiş,Özelmiş bilmemne Bilgelik senin neyine,Bilgeliğin ne olduğunu bilmediğin halde.Senin neyine.İçimizden biri ona bilge demişmiydi? Yoksa bu adam kendi kendini Despotmu ilan ediyor? Hadi 1 kişi bile bilge dese bu adama,1 kişi dedi diye kendini öyle sanıyor diyeceğim fakat gördüğünüz gibi.Durum vahim.

Şu kadarını söyliyeyim,Aziz Nesin kimki bu milletin %60 ı aptal olacak. Böyle lüzumsuzca şeyleri nerden buluyorsun? Aziz Nesin isimli şahıs.Saymaya,kendinden,Yakın çevresinden ve Okuyucularından başlasaydı ya Rahmetli. Bu ezik halk dediğin,benim halkım ve ben onları sahiplenebiliyorum ama sen bunu yapamazsın!

Adam bilimsel hesaplamalarlada dalga geçmiş.Zaten söylediğim hesaplama birbirleriyle birleşemeyen elementler göz önünde bulundurularak Hesaplanmış.Ve geçiştirici cevaplarınıda kendine saklada,gerçekten kayda değer olarak yolla.Oku bakayım Kaç tane Evrimci Profesör Hesaplarında imkansızla karşılaştı. Buldukları olasılık sayılarının matematikte yeri bile yok.

''Evrim oluştuğunda Oksijen yoktur,fakat Su vardır'' diyende evrimcilerdir. İşte bu yüzden önce okumasını öğren. Oksijen yokken nasıl su vardı peki merak ediyoruz.Evrim taraftarısın.Kendi düşüncelerinle çelişmektesin.Bu nasıl iş.Hadi oldu diyelim Su bile Aminoasitleri oluşturmaya yetmezki. Evrimciler,evrimin neden Milyarlarca yılda oluştunu iddia etti?

Birde Aminoasit,Protein oluşumunu sanki maç anlatır gibi anlatmışsın!
Aminoasit pas attı.Protein kafa attı. Hücre karşıladı vs... 8)

Aminoasit tek başına kendisini ucuca ekleyerek protein oluşturamaz. RNAlar ne halta yarıyor peki? tabiki Hücre oluşmadan önce aminoasit oluştu dersen bunun ne halt olduğunu bilemezsin! Protein oluşumunu açıklıyorsun ve İçinde RNA yok! Üstelik daha ilk aşamada 1 Protein olmadığı için Enzimde olmayacak.Tabiki Protein oluşumunda DNA nın payını unutmayalım.Ve DNA da yok! Evrim Taraftarlığıyla Bilimi böyle çarpıttınız işte,bu sözden sonra,başka diyecek 1 şeyinin olmayacağını düşünüyorum.

Şimdi Hücre olmadan halen Aminoasit oluşabilir,protein senzetlenebilir bilmemne gibi cevaplar verecekmisin.Daha önce tartıştığımız Önder bunlara cevap vermiyordu çünki nasıl oluştukları halen kanıtlanamadı! Kanıtlanacağınıda sanmıyorum.Tıpkı ara geçiş formları olayındaki gibi,Bu yüzdende evrim Teoriden ibarettir! Ama sen daha fazlasını yaptın kendine göre kestin,biçtin,kılıfına uydurdun.Aldığın eleştiriler sadece burada değil diğer başlıklardada belirgin.Erkekliğe ... sürdürmemek güzel olsa gerek!

Son olarak.Dünya,yuvarlak değildir zaten,Aton.Elips'dir. :!:

Gönderen: @darlene
düzen(!)i oluşturan da kaos oluşursa gelir beni keser malımı mülkümü elimden alır ocağıma incir ağacı diker diye korkulan gtü boklu insanlar

Burada halen özgürce Küfredip,çemkirebiliyorsanız o Götü boklu insanlar sayesinde yapabiliyorsunuz. Farkındamısınız. Küfürlerinize,küfürle cevap vermediğimiz için Sizden daha bilinçli ve Geniş 1 ufkumuzun olduğunu.Diyelimki Anarşizm gelemiyeceği halde 1 şekilde herkez tarafından benimsendi vs...Ya sonrasında Taraftarlık başlarsa ne olur dersin. Ozaman Kıyımın büyüğü olur işte. Hemde hiç 1 otorite olmadığı için Kıyıma razı karşıt görüşler olur.Bunların hiç biri olmasa bile 1 belirsizlik zaten olur. Çünki insanların düşünceleri farklılıklar içerir.


Darkness Always Kill The Light!

Blessed with Blood!

 
Gönderildi : 29/08/2008 10:40 am
(@being-and-death)
Gönderiler: 96
Estimable Member
 

aslında atonun yada diğer adına her ne derseniz deyin dinsel perspektifte bakanların vs vs hiç birinizin birbirinden farkı yok...

dinsel perspektiften bakanlar kendilrine dayanak olarak tanrıyı koyarken acaba anarşist perspektiften bakanlar kendilerine koyduğu dayanağın farkında değil mi?

anarşist perspektiften bakanların dayanağıda şudur.

insan aslında iyidir.devlet olduğu için kötülük yapmaktadır.

her zaman herkeste bi dayanak arayışı var..bi temele oturtma ihtiyacı var..lakin şimdi insanın iyi mi yoksa kötü mü olduğunu deşecek olursak anarşistlerde burda köşeye sıkışacaktır..çünkü iyilik kötülük kavramlarınıda dinin koyduğu ahlaka göre belirliyorsunuz çoğunlukla..çalmayan,hak yemeyen vs vs...çoğu ahlak içinde geçen şeyler ile belirleniyor iyi,kötü vs vs...

hattaaa bunların en temelinde yararcılık yatar...yararlı olan eylemlere iyi..yararsız olan eylemlere kötü denir genel olarak..

haliyle anarşist perspektifin dayanaklarıda dinsel perspektifin dayanaklarından çokta büyük farklı değil..

şimd upuzuun yazılar yazarsınız yok şöylede böylede vs vs diye..

baştan diyiyim benim hiç bi dayanağım yok...nihilism olayını benimsemişim diyim sizde öyle anlayın...

herkes kendi dayanağının doğru olduğunu iddia edip sonrada buna işte esas bilgi budur gerçekler budur diyor..

gerçeklik gibi varlıksal bir alanı...doğruluk gibi bilgisel bir alana bağlayıp güçlendirdiğinizi sanıyorsunuz..lakin bilgi insanın işidir...varlıksal alanla hiç bi alakası yoktur...

bilgi denilen şey insan birikimi olduğu sanılır lakin bilgi diyebileceğiniz şey nedir?

bilimsellik diye bağrınırken acaba hiç dilsel bir perspektiften baktınız mı derrida gibi yada wittgenstein gibi yada nietzsche gibi...

bilimsel bilgilerinde doğru olduğu yada mutlak olduğu falan yoktur..

bundan binlerce yıl önce aristoteles bir nesnenin yere düşmesini amaçlılık ile açıklarken herkes öyle olduğuna inanıyordu ve onu bilgi olarak kabul ediyordu.mutlak bilgi budur işte amaçlılık sonucu yere düşüyor vs vs..

daha sonra yer çekimi kanunundan bahsedildi..peki siz doğaya baktığınızda yer çekimi kanunumu görüyorsunuz yoksa bir elmanın yere düştüğünü mü?
yer çekimi kanunu sadece bir yorumdur...bundan 1000 yıl sonra atomların birbiri ile olan etkisi yüzünden bu elma yere düşüyor denmeyeceğini hiç kimse bilemez..

yani mutlak bir bilimsel doğruluk falan yok..bilgi denilen şey gayette tarihsel birşey ve sürekli değişip duruyor..

fakat ilginçtir ki çok fazla bildiğini iddia eden anarşist perspektiften bakanlarda bilginin tarihsel olduğunu göremiyor...ne kadar ilginç dimi..aynı dinsel perspektiften bakanlar gibi ki dinsel perspektiften bakanlarda tarihsel olduğunu kabul etmez bizim dediğimiz doğrudur mutlaktır gibisine bakar...

anarşislerde işte gerçekler bu deyip mutlaklık sürekli geçerlilik doğruluk iddiasında bulunuyor...

her iki tarafta aslında bi mutlaklık iddiasında..işte doğru budur gerçek budur...değişmeyen esas olan budur iddiasında...ve birbirinizi yiyorsunuz...benimkide seninkide diye...halbuki tarihsel sürekli değişen bir şey olduğunu her iki tarafta ilginç bi şekilde kabul edemiyor..

gelelim gerçeklik ile ilgili yorumlarınıza...dilsel bir perspektiften bakamadığınız için o kadar karıştırmışınız ki herşeyi..

gerçekler acıdır işte gerçek budur diyorsunuz...vee o kadarda ilginç göndermeler yapıyorsunuz ki..

gerçek budur derkenki kastınız aslında bilgisel bir perspektif.işte benim dediklerim doğrudur..gerçek budur ve acıdır...

halbuki gerçek şudur budur diyebilecek bi durum yok...gerçeklik olduğu gibi karşınızda dünya...buna ilişkin bir bilgide olamaz...çünkü sürekli yorumlama süreçleri girer...gerçeklik budur deyip kendi yorumunuzu mutlak yorum gibi gösterip sonrada sizin doğrularınıza uymadığı için acıdır diyebiliyorsunuz...ilginç :)

gelelim evrim olayına...bi kere iki tarafta birbirini kandırıyor...dinsel perspektiften bakanlar 1 tanrı yarattı vs vs...bir sürü şey söylüyor..bi açıp bakın bakayım kuranda maymun topraktan gelmemiştir diye bişi yazıyor mu...böyle bişi yazmadığına göre ve insan topraktan gelmiş dediğine göre...burda evrim ile ters düşebilecek bi olay yok...

tanrı yaratmış ve evrimleşerek insan olmuş olabilir..bunun aksini yazan bi durum yok kuranda...lakin öyle ilginç bakıyorsunuz ki sanki kendiniz tanrısınız...tanrı belki böyle olmasını istedi?
nerden bilebilirsiniz?
aksini iddia edebilecek bi yazıda bulamıyorsunuz kurandan çünkü açıp baksanız böyle bişide yok..

insanın topraktan geldiği vs vs yazar..ilk insanın adem olduğu yazar vs vs...ama insanların maymunlardan evrimleşerek gelemeyeceğine ilişkin hiç bişi yazmaz..maymunlar çamurdan gelmemiştir demez...

yani kuran ile çelişme durumu yok aslında ortada..çünkü evrimin eleştirisi tanrıya değildir ki...bunu bu şekle sokan dinsel perspektiften bakanlar...
Henri Bergson mesela tanrı düşüncesi ile evrim düşüncesini birleştiripte felsefe yapmış bir adamdır...gayette olabilecek birşeydir...

anarşist perspektiften akanlar ise bunu yine karşıtlık olacakya illaki...tamamen din karşıtı bi olaya dönüştürürler...işte olum bak evrim var tanrı yok vs vs...evrim bi kere canlıların değişerek ile geldiğini anlatır...türlerin kökeninden kasıtta budur...tanrı ile ilgilenmez...ilgilenemezde çünkü tanrı ile ilgili herşey bir inançtır...tanrıya inanmayan evrimcilerde olabilir..tanrıya inanan evrimcilerde olabilir yukarıda verdiğim henri bergson örneğinde olduğu gibi...

hal durum böyle olunca aslında iki tarafta birbirini kandırmakta...bir taraf tanrı inancını ötekilere dayatmaya çalışmakta...diğer taraf ise siz gerçekleri göremiyorsunuz deyip kendi dayanaklarını diğerlerine dayatmakta...

halbuki şu an birbirinize aktarırken bile bi çok şeyin farkında değilsiniz..

örneğin anarşistlere soracak sorulara gelelim..

insanların iyi olduğunu söylüyorlar..mutlak bir iyilikten bahsedilebilir mi?

örneğin bu öyle boyutlara gelirki insanlık ölür...insanların insanları öldürmesi kötüdür sonucundan insanların canlıları öldürmesi kötüdür sonucuda çıkar...ve böyle olunca insanlar hayvanları ve bitkileri öldürmemeli çünkü kötüdür sonucunuda pekala çıkarabiliim..bu durumda insanlar anarşist bi dünyada nasıl beslenebilirdi?

şimdi dalgada geçmesini iyi bilirsiniz auhauhuauha nasıl sorular soruyor vs vs...amaa böyle bi dünyada pekala çok fazla soru çıkacaktır...sanıyorsunuz ki anarşist bi düzensizlik gelse herşey daha iyi olacak...lakin insanların akıl yapısının bi ürünüdür bu..bu kadar aşağıladığınız insanlardan farkınız yok..çünkü sizde bi dayanak arayışı içerisindesiniz...onlar x düşüncesini dayanak yapıyorlar..siz y düşüncesini dayanak haline getiriyorsunuz...

anarşist bi dünyada y düşüncesine sahip insanların olmayacağını mı sanıyorsunuz?

diğer yandan insan aklının yapısıyla alakalı dedim evet..çünkü insan aklı sürekli bütünleştirmeye çalışır..açık nokta kalsın istemez...psikoloji okuyanlar bilir...bi şekil verilir

şu şekil gibi ve insan aklı ortada hep bir üçgen tasarlar...halbuki gerçekte üçgen falan yoktur..aklın bi ürünüdür bu...aynı bu olayda olduğu gibi gerçekler ortadadır..gerek dinsel perspektiften bakanlar gerek anarşist perspektiften bakanlar bu gerçekliği akılları ile farklı düşünce dayanakları ile bütünleştiriyor işte budur diyor..neyi iddia ediyorsunuz kendi düşüncelerinizin mutlak doğru olduğunu?
eğer bi mutlaklıktan söz ediyorsanız buna kanıtınız nedir?
yukarıdaki yerçekimi kanunu hakkında yazdığım o bilimseeeeel diye bağrındığınız şeyler bile aslında mutlak falan değil bir yorumdan ibaret...yerçekimi değilde hava basıncı ilede açıklanabilir yada bambaşka şeylerle..çünkü sabit kalan bilgiden söz etmek imkansızdır...

her iki tarafta aslında birbirini kandırmaya çalışmaktan başka bişi yapmıyor..kendi dayanaklarınızı başkalarına kabul ettirmeye çalışıyorsunuz...sayfalarca yaptığınız tartışmalarda hep bu olayın ürünü...dayanak çatışması...bırakın uğraşmayın biriniz x desin biriniz y desin...

dilsel bir perspektiften bakıyor olsaydınız örneğin wittgenstein okuyor olsaydınız şunu anlardınız..

bilgi diye iddia edebileceğiniz şeyler sadece kendi hissettikleriniz...

örneğin br örnek verir.ben bendeki ağrıyı bi başkasına aktaramam der..çünkü başka kişi benim hissettiğim ağrıyı kendi hissettiği ağrıdan çıkartamaz...çünkü hissettiği bi ağrıdan hissetmediği bi ağrıyı nasıl çıkaracak...kaldıki bendeki ağrının şiddetini nasıl bilecek..yani insanlar arası iletişim aslında sorunlu...aktarım falan yalan..belli benzerlikler çerçevesinde oluyor..derrida buna karşı çıkıp aktarım imkansız diyecektir...lakin o çok üst düzey bi olay...burda anlatılabilecek gibi değil...

wittgenstein dan devam edersek...kendi hissettiğim ağrıyı bilirim çünkü ben yaşıyorum diyor..bi başkası ise ancak buna inanır diyor..burda siz diyorsunuz ki yok şöyle şöyle olsaydı vs vs..en basiti devlet anlayışlarınız bile bambaşka...anarşist perspektiften bakanlar dinsel perspektiften bakanlara kendi devlet anlayışlarını aktarabildiklerini mi sanıyor...çünkü devlet 1 kelimedir...insanlar ise bu devletten bambaşka anlamlar çıkarır...milliyetçi birinin devlet deyince anladığı ile anarşist birinin devlet deyince anladığı bambaşka şeylerdi...lakin ikiside devlet der...aynı kelimelerle farklı şeyler anlaşılır..bu yüzden birbirinize bişiler anlatabilmenizde imkansızdır..çünkü anarşist perspektiften bakan kişiler her devlet dediğinde büyük bi boşluğa düşecek çünkü aktaramayacaktır karşıdaki kişiye anlatmak istediğini..çünkü karşıdaki milliyetçi kişi devlet denilince bambaşka şeyler anlıyor...
en basiti nietzsche nin bi örneği var..dünyada milyonlarca yaprak var..hepside birbirinden farklı fakat biz yaprak kavramı ile bunları tekilleştiririz...dil herşeyi tekilleştirir...yaprak kavramı ile milyon tane yaprağı açıklamaya çalışırız..lakin hiç bir yaprak bi başka yaprağın aynısı değildir...

hal durum böyle olunca şimdi yukarıdan bi tabloya bakalım..

dinsel perspektiften bakanlar mutlak bilgi olarak tanrıyı öne sürüp evrimi reddederler vs vs...işte bu gerçektir derler...bilgisel perspektifle varlıksal perspektifi birbirine karıştırıp güçlendirdiğini sanıp mutlaklık iddia ederler...

anarşist perspektiften bakanlarda insanın iyi olduğu düşüncesini dayanak olarak alıp bunu mutlak olarak görüp devleti kötü yaparak ve bu iyi kötüyüde dinin dayandığı yararcılık görüşü ile aynı yerden alarak temellendirip kendi dayanaklarını işte bilimsel budur vs vs deyip birde evrime dayandırıp yada karşı görüşün eleştirileri ile evrime bağlayıp her ne ise artık bilimsellik iddia edip bunu mutlaklaştırarak gerçekliğe bağlayıp varlıksal perspektif ile güçlendirdiğini sanıp değişmeyen budur diyerek iddiada bulunurlar...her iki tarafta bilginin tarihsel bir değişim içinde olduğunu göremez...her ikiside varlıksal perspektifle bilgisel perspektifi karıştırır durur kendini temellendirme adına...

yani iki tarafta birbirini kandırmaktan başka hiç bişi yapmıyor...iki tarafında farklı dayanakları var ve bunu mutlak olarak görüp karşı tarafa kabul ettirmeye çalışıyor...bence boşuna kasmayın yaşamanıza devam edin....

çünkü hiç bir mutlak dayanak yoktur...işte bu doğrudur diyebileceğiniz ne var?
neyi iddia edebilirsiniz?
insan herşeyden şüphe edebilen bir varlık...şüphe edemeyeceğiniz tek bir şey olsaydı o zaman işte mutlak gerçek ve mutlak doğru bu çünkü hiç kimse bundan şüphe edemiyor derdiniz....ama böyle bişi yok...bunu 17.yy da descartes denedi ve ben varım dedi..mutlak doğruluk olarak...fakaaaar burda öyle bir oyun oynadıki...descartes şöyle bişi der kitabında...hemen o düşünceden kurtulmak ister çünkü biliyor devam ettirse mutlak dediği şeyin mutlak olmadığını gösterecek..

herşeyden şüphe edebilyiorum ama şüphe eden bir ben var der...

ve burda şöyle bişiyi söyler...bu benden şüphe edebilirim aslında belki tanrı bana bi oyun oynuyordur ve düşünen bir ben olduğunu düşünmemi sağlıyordur der...sonra derki tanrı böyle bişi olamaz bunu yapsa yapsa şeytan yapar...

aslında kendinizin varolduğundan bile şüphe edebilirsiniz..düşündüğünüzden bile şüphe edebilecek konumdasınız..çünkü düşünüyor olduğunuzu sanıyor olablirsiniz...düşünüyor olduğunuzu bilemezsiniz...bunu bilmek için yani düşünüyor olduğunuzu bilmek için düşünme eylemini düşünmeniz lazım...

Kant aklın kendi kendini mahkemeye çekmesinden bahsederken aslında nasıl bi rulet oynadığının farkında değildi..böyle bişi mümkün değil çünkü..düşünürken düşündüğünü düşünmek...yani aklın kendi kendine dönmesi imkansız..bu yüzden şüphe edilebilir bişi....kendi varlığınızdan ve düşünmenizden bile şüphe edebilecek bir konumda olan bir canlı olarak sanırım pek mutlaklık iddia edemezsiniz....insan kendi varlığından bile şüphe edebildiğine göre demekki şüphe edilemeyecek bir mutlaklık yoktur...bu durumda her çıkıpta mutlaklık iddia eden kendi düşünsel dayanağını mutlak olarak görmektedir...ve kendi düşünsel dayanağınızı mutlak olara gösteripte sonra gelip yok işte sizin dayanağınız böyle bizim dayanağımız aslında yok gibi gösterip bir düzensizlikten bahsedip arkasında dayanaklarla dolu bir düşünce sistemi ile geliyorsunuz...

anarşist bir perspektiften bakanların hiç bir dayanak noktası olmasaydı yani hiç bir dayanak olduğu mutlak gördüğü bir düşünce olmasaydı zaten hiç bişi iddia etmezlerdi...

dayanağı olmayan bir insan bişide iddia edemez..çünkü bi şey iddia etmek için bir dayanak olması gerekir...işte bu doğrudur ve bunun üzerinden böyle böyle böyle olur vs vs....

tüm bu yazıları yazdım...bayada uzun oldu..peki belli bir dayanağım varmı...hayır yok..sadece eleştirdim...tüm bunların doğru olduğunuda hiç bi zaman iddia etmeyeceğimdir..eleştirdim...ve belli bir dayanak oluşturacak bir düşünce sistemi içinde bu eleştirileri istediğiniz gibi değerlendirebilirsiniz...ve yine diyeceğimdir ki dinsel perspektiften bakanlar bu yazıyı kendi dayanaklarına göre değerlendirecektir...anarşist perspektiften bakanlar kendi dayanaklarına göre değerlendirecektir...

bu yüzden nasıl değerlendirirseniz değerlendirin..başta dediğim gibi herhangi bi dayanağım yok sadece eleştirdim...ki bence bu yazıların hepside anlamsız çünkü bişi yazmakla bile bişiler iddia etmiş oldum...dil ile bişilerin aktarılabileceğine dair bir düşünceyi dayanak haline getirip size bişiler anlatmak istedim...peki anlayacakmısınız aslında hayır..çünkü kendi dayanaklarınıza göre değerlendireceksiniz...benim bu yazıyı yazarkenki düşüncelerimle aynı şeyi düşünmeniz imkansız...ki benim bi düşüncem varmıydı bu yazıyı yazarken oda meçhul tabiki...

bu yüzden her nasıl değerlendirirseniz değerlendirin benim için bu yazıda ve sizin yazılarınızda zaten anlamsız....her dayanak iddiasında bulunan her zaman bir başka dayanağı yıkmak zorunda kalacaktır...vee dünyada milyarlarca insan olduğunu düşünürsek milyarlarca farklı dayanak olacaktır..bu yüzden mutlak bir iyi dünya olması imkansız..her zaman kötülükler olacaktır devlet olmasa bile....

yazıyı sonuna kadar okuyan varsa teşekkürler...


Being and Death - Guttural Vocals (No Effects)
Being and Death - Extreme Death Metal

The Ideabender

 
Gönderildi : 29/08/2008 2:20 pm
Aton
 Aton
(@aton)
Gönderiler: 151
Estimable Member
 

sen hyperidiot dun dimi gene yazmışın aynı saçmalıkları.

Evrimciler demiyor ilkel atmosferde serbest oksijen yoktu diye bilim adamları diyor. Soluduğun oksijeni suyu elektroliz ederek mi alıyorsun sen? Serbest oksijen ne demek biliyor musun? Su ve su buharı zaten uzayda da var illa oksijenin daima serbest olduğu saçma bilgisi nereden çıktı yaa. Herif kafasına göre "ee su vaar, demekki atmosferde oksijen varmış o zamaaam" diye düşündüğünü zannediyor. Su başka birşey ayrılmaz öyle soluyamazsın suyun içinden oksijeni ayırıp.

Sen şimdi salaksındır balıklar nasıl soluyor dersin açıklayayım. Onlar suyu ayrıştırıp solumazlar erimmiş okksijen H2o içindeki oksijen değil suda çüzünmüş olarak bulunan gaz halindeki O2. Serbest oksijen budur bunu soluyabilirsin O2 o. bu da ilkel atmosferde yok cahil cühela. Atıp tutma biliyormuş gibi.

Bak hyperidiot cum. Öyle senin demenle hiç bişi çürümez. Aminoasit sudan oluşmaz bir sürü başka element lazımdır ancak su da lazımdır. "Olmaz öyle şey canım Allah yapmıştır" açıklama değildir. Siz tanrı yoktan varsayımını teori falan mı sanıyorsunuz? Farazi birşey bu sizin kanıtlarınız da yok hepsi farazi. Bu farazi ve bilgisizlikle evrim teorisini mi yok edeceksiniz mercimek kadar beyninizle? Güldürmeyin beni.

Sen git maç izle anca başka birşey anlamazsın zaten. İşine gelmeyince anlatımını beğenmez haspam sanki birşey anladı da. Ne diyeyim istiyosun protein i Allah yaratmıştır mı? Bu mu bilim? Salak mısın sen? Evet.

Sen ne saçmalıyorsun ya? RNA nın ne işi var proteinin içinde? RNA ve protein sentezi başka aminoasitlerin ve proteinlerin ilkel oluşumu başka. Herşeyi birbirine karıştırmışın bir iki isim öğrenip kafana göre. Basit biyolojik tanımlardan bile haberin yok. Hücre kendi proteinini üretirken RNA mRNA ve rRNA vasıtasıyla kendi kromozomundaki DNA dan hücreye uygun proteini sentezler. Proteinin doğada oluşumu için RNA lüzumlu değil, nükleik asitler proteinlerin temeli değil. Organik örgütlenme sonrasında hücre kendine has protein sentezlemek için RNA kullanır RNA proteinin yapısına katılmaz. Aminoasit kendi başına uc uca eklenerek protein oluşturmaz ne demek? Peptid bağı diye birşey var hiç duydun mu?

Doğada Hidroksiprolin, metilizin, fosfoserini iyodotronin vs. gibi başka aminoasitler de vardır ancak bunlar organik yapılardaki proteinlerde pek bulunmazlar. 20 farklı aminosasit proteinlerin yapısına katılır.

Protein nasıl oluşur? Aminoasit moleküllerinin bir ucunda amino grubu yani NH2, bir ucunda karboksil grubu COOH bulunur. İki aminoasit yan yana geldiğinde karboksil grup ile amino grubu arasında kovalent veya iyonik bağ yapar. Bu bağa peptid bağı denilir. Dipeptid ya da pol

COOH + NH2 <--------------------> CO -- NH + H2O (su)

Görüldüğü gibi, 1. aminoasitimizin bir ucundaki NH2 ile,2. aminoasitimizin diğer ucundaki COOH yanyana geldiğinde COOH grubundan bir Oksijen ve NH2 grubundan bir hidrojen serbest kalır ve hemen birleşerek su oluşturur. Peptid bağları dağılırken de olayın tersi gerçekleşir.

Enzimler ise protein yapısındadırlar proteinlerden fosfat grupları ve minerallerin birleşmesiyle oluşurlar.

Önder senin gibi salaklara bir defa yazar bakar ki anlamıyor salak bu der bir daha yazmaz üzerine alınma. Ben öyle değilim senin gibi lüzumsuzların çok şımartıldığını düşünüyorum böyle ortamlarda. Her konuda kıçınızdan tespitlerle saçma saçma konuşuyorsunuz. Ne kanıtlamamış hem bi zik bilmiyor hem de kanıtlanamamış diyor. Nesin sen nasıl bir beyinsizlik bu? Biliyormuş gibi atmış bir yerden öylesine bakıp. Yok DNA olmazsa olmazmış da proteinde RNA niye yokmuş da saçmalamış durmuşun bilmediğin iyice ortaya çıkmış. Hadi bilmiyorsun bari ahkam kesme bilimle alakan yok çarpıtan da sensin.

Dünyanın şekli elips mi? Pu ha ha elips içi boş bir geometrik şekil nerede yaşıyon sen? Elipsoid demek istedin heralde. Ama o da amerikan futbolundaki yumurtamsı top un şekli dünya öyle mi yani yoksa senin kafanın şekli mi o? Ulen ortaya bir şey atıyon iyice kepaze ediyon kendini. Dünyanın geometrik şekli kutuplardan basık ve yüzeyi topogrofik ve dönüşden kaynaklanan nedenlerle düzgün olmayan geoid biçimidir, bilmiyorsan öğren. Elips miş :D

Hücreler proteinlerin nükleik asitlerin ortaya çıkışından sonra ortaya çıkmış yapılardır. Literatürde böyledir,deneylerle de gösterilmiştir. Sen beğenmedin diye bilim tanrıya dayalı tersten açıklama yapacak değil.


.[-h(bar)2/2m]d2.y+u.y=e.y

ekindron vanehedris asohimdor

Herkes bir yönüyle haklıdır ancak nerede ne kadar haklı olduğunun farkında değildir.

 
Gönderildi : 29/08/2008 2:41 pm
Aton
 Aton
(@aton)
Gönderiler: 151
Estimable Member
 

derrida metafiziğin dil e karıştığı ve soyut karşıtlıkların aslında kesin ve değişmez anlamlar yaratmasıyla ilgili eleştiriler sunmuştur, metafizik açıklamalara girişmez. Bilginin tarihsel açıdan değişiyor olması Güneş sisteminde Mars diye bir geszegenin varlığına kuşkuyla bakmayı gerektirmez,kaldı ki yüzeyine de inilebiliyor kuşkulşu bilgiyle. Her şeyi soyutlayarak anlamsızlaştıran sensin derrida değil hayat kelimelerden oluşmuyor. Derrida yı bir daha oku bence sen yanlış anlamışın.


.[-h(bar)2/2m]d2.y+u.y=e.y

ekindron vanehedris asohimdor

Herkes bir yönüyle haklıdır ancak nerede ne kadar haklı olduğunun farkında değildir.

 
Gönderildi : 29/08/2008 2:46 pm
DeViLseeD
(@devilseed)
Gönderiler: 1190
Noble Member
Konu başlatıcı
 

Gönderen: @hyperborean
Son olarak.Dünya,yuvarlak değildir zaten,Aton.Elips'dir. :!:

araştırmalarını iköğretim kitablarında yapıyorsun sanıyordum keşke bir kez daha göz gezdirseydin bu bir uyarı bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma demiyorum sus adam sansınlar diyorum .


ıssız

 
Gönderildi : 29/08/2008 3:36 pm
(@being-and-death)
Gönderiler: 96
Estimable Member
 

Gönderen: @aton
derrida metafiziğin dil e karıştığı ve soyut karşıtlıkların aslında kesin ve değişmez anlamlar yaratmasıyla ilgili eleştiriler sunmuştur, metafizik açıklamalara girişmez. Bilginin tarihsel açıdan değişiyor olması Güneş sisteminde Mars diye bir geszegenin varlığına kuşkuyla bakmayı gerektirmez,kaldı ki yüzeyine de inilebiliyor kuşkulşu bilgiyle. Her şeyi soyutlayarak anlamsızlaştıran sensin derrida değil hayat kelimelerden oluşmuyor. Derrida yı bir daha oku bence sen yanlış anlamışın.

dünya dilden oluşuyor diyen yok zati...dilsel perspektif demişim zaten :)

perspektif yani bakış açısı...yoksa dünya kelimelerden oluşuyor diyen yok...

ayrıca dediğim gibi o yazıdan sadece derrida ile ilgili bi eleştiri yapmışsın..halbuki ben orda sadece ufak bi yerde değindim geçtim üzerinde bile durmadım...benim eleştirim dayanak noktalarınızı birbirinize karşı kullanmanız...tüm o yazıdan sadece derridayı çekip çıkarmanda normal çünkü yaptığınız bu...o güneş ve marsı biriniz x şekilde yorumluyor..diğeriniz y şekilde yorumluyor..sonra çıkıyorsunuz benimki doğru seninki yanlış diye iddialaşmaktan başka biş iyapmıyorsunuz....

bilginin tarihsel olması güneşten şüphe etmeni gerektirmez fakat mutlak olarak bilgi sunamazsın..çünkü sürekli değişir...güneşten 1200 sene önce anlaşılan şey ile şu an anlaşılan şey bambaşka...orda gerçeklikte bir güneş var elbet...fakat bundan anlaşılan aynı değil.şu an yazı yazıyorsak burda...yani düşünce aktarıyorsak konu gerçeklik değildir...gerçeklik olsaydı çık dışarıya güneşe bak...hepiniz aynı şeyi görürsünüz..lakin güneşe bakıp biriniz x diyor biriniz y diyor..bunlar sadece yorum ve bilgi ile alakalı..vee bilgide tarihsel bişi olduğuna göre mutlaklık iddia etmeniz yani benimki doğru seninki yanlış iddiaları saçma demişim...tabi derridayı alıpta sen bu adamı yanlış anlamışın deyip tüm bu eleştirilerden kurtulmak işine geliyor sanırım...kaldıki o yazıda derrida kelimesi 1 yerde geçiyor...ya diğer tüm eleştirilere ne oldu?
kabullendin mi yoksa karşı mı çıkıyorsun?


Being and Death - Guttural Vocals (No Effects)
Being and Death - Extreme Death Metal

The Ideabender

 
Gönderildi : 29/08/2008 3:45 pm
DeViLseeD
(@devilseed)
Gönderiler: 1190
Noble Member
Konu başlatıcı
 

Gönderen: @being-and-death
anarşist perspektiften bakanların dayanağıda şudur.

insan aslında iyidir.devlet olduğu için kötülük yapmaktadır.


aslında sen buna kendini inandırmışın bu anarşistlerin hiç bir zaman ortak kanısı olmamıştır onların ortak kanısı ulusal çatışmaların bireysel çatışmalardan çok daha fazla dünyaya tahribat verdiğidir .

kimse kişisel davalarında tank kullanmaz , uçaklara binip havadan bomba yağdırmaz , en azından hiç kimse kendini başkasına zarar vermeye adamaz .


ıssız

 
Gönderildi : 29/08/2008 3:48 pm
(@being-and-death)
Gönderiler: 96
Estimable Member
 

Gönderen: @devilseed
Gönderen: @being-and-death
anarşist perspektiften bakanların dayanağıda şudur.

insan aslında iyidir.devlet olduğu için kötülük yapmaktadır.


aslında sen buna kendini inandırmışın bu anarşistlerin hiç bir zaman ortak kanısı olmamıştır onların ortak kanısı ulusal çatışmaların bireysel çatışmalardan çok daha fazla dünyaya tahribat verdiğidir .

kimse kişisel davalarında tank kullanmaz , uçaklara binip havadan bomba yağdırmaz , en azından hiç kimse kendini başkasına zarar vermeye adamaz .

yaaa senin dediğin gibi olsun ne fark eder?

belli bi dayanak noktanız var..şu doğrudur dediğiniz ve bunu diğer kişinin bu doğrudur dediği ile kapıştırıp duruyorsunuz...olay bundan ibaret..dayanak noktalarınızı kapıştırıyorsunuz...amaa mutlak bir bu doğrudur denebilecek bişi yok...


Being and Death - Guttural Vocals (No Effects)
Being and Death - Extreme Death Metal

The Ideabender

 
Gönderildi : 29/08/2008 3:54 pm
Aton
 Aton
(@aton)
Gönderiler: 151
Estimable Member
 

Mutlak doğrunun olması mı lazım. Mutlak olan tek şey mutlak olan hiç birşeyin olmadığıdır. Buradan nereye varacaksın her söylenene bu repliği kulanabilirsin sonuçta burdaki amacın nedir? Amacım yok,çelişkiliyim ben de. Ee? Olay ne yani bir yere varma ifade etme gayen yokmuş madem neden yazılanlara da cevap verip onları eleştiriyorsun ki sonuçta eleştirel mantığının kendi iç tutarlılığı ve dayanak bir tez i bile yok. Ne yani?


.[-h(bar)2/2m]d2.y+u.y=e.y

ekindron vanehedris asohimdor

Herkes bir yönüyle haklıdır ancak nerede ne kadar haklı olduğunun farkında değildir.

 
Gönderildi : 29/08/2008 7:44 pm
darlene
(@darlene)
Gönderiler: 222
Estimable Member
 

Gönderen: @hyperborean
Gönderen: @darlene
düzen(!)i oluşturan da kaos oluşursa gelir beni keser malımı mülkümü elimden alır ocağıma incir ağacı diker diye korkulan gtü boklu insanlar

Burada halen özgürce Küfredip,çemkirebiliyorsanız o Götü boklu insanlar sayesinde yapabiliyorsunuz. Farkındamısınız. Küfürlerinize,küfürle cevap vermediğimiz için Sizden daha bilinçli ve Geniş 1 ufkumuzun olduğunu.Diyelimki Anarşizm gelemiyeceği halde 1 şekilde herkes tarafından benimsendi vs...Ya sonrasında Taraftarlık başlarsa ne olur dersin. Ozaman Kıyımın büyüğü olur işte. Hemde hiç 1 otorite olmadığı için Kıyıma razı karşıt görüşler olur.Bunların hiç biri olmasa bile 1 belirsizlik zaten olur. Çünki insanların düşünceleri farklılıklar içerir.

bak güzelim.ben g.tü boklu diye özel olarak bir kesimi kast etmedim.o karşısında ağzını bile açmaya korktuğunuz düzen ve kanunların da bizim gibi g.tü boklu insanlar tarafından konulduğuna dikkat çekmek istedim.ama tabi ki böyle bir şeyi anlamak istemezsin!tabi ki özgürce çemkirebileceğim.özgür bir insanım ve ağzım torba olmadığından büzülememe durumu var.evet haklısın onlar sayesinde çemkirebiliyoruz özgürce!o yüzden çizerlere karikatüristlere dava üzerine dava açıldı.evet onlar sayesinde çemkirebiliyoruz o yüzden devlet büyük(!)lerine açıkça hakaret suça giriyor.hatta hatta onlar sayesinde nefes alabiliyoruz di mi şeker kardeşim?biraz beynini düşünmeye sevk et istersen long live the king devri geçeli beşyüzyıl oldu.ayrıca dünya da elips melips değildir.dikdörtgendir :!: öküzün boynuzu üzerindedir.öküz sinirlenip kıpırdanınca da deprem olur.


 
Gönderildi : 29/08/2008 9:34 pm
el-kafirun
(@el-kafirun)
Gönderiler: 721
Honorable Member
 

Ayrıca dünya da elips melips değildir.dikdörtgendir öküzün boynuzu üzerindedir.öküz sinirlenip kıpırdanınca da deprem olur.

Ups!


Ey!.. Ademoğlu..
Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz.
Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.
Sizin dininiz size, benim dinim banadır...

 
Gönderildi : 29/08/2008 9:39 pm
darlene
(@darlene)
Gönderiler: 222
Estimable Member
 

Gönderen: @el-kafirun
Ayrıca dünya da elips melips değildir.dikdörtgendir öküzün boynuzu üzerindedir.öküz sinirlenip kıpırdanınca da deprem olur.

Ups!


ben de ciddiye alan olur mu diye merak ediyodum :)


 
Gönderildi : 29/08/2008 10:09 pm
el-kafirun
(@el-kafirun)
Gönderiler: 721
Honorable Member
 

Tuhaf...


Ey!.. Ademoğlu..
Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz.
Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim.
Sizin dininiz size, benim dinim banadır...

 
Gönderildi : 29/08/2008 10:11 pm
(@being-and-death)
Gönderiler: 96
Estimable Member
 

Gönderen: @aton
Mutlak doğrunun olması mı lazım. Mutlak olan tek şey mutlak olan hiç birşeyin olmadığıdır. Buradan nereye varacaksın her söylenene bu repliği kulanabilirsin sonuçta burdaki amacın nedir? Amacım yok,çelişkiliyim ben de. Ee? Olay ne yani bir yere varma ifade etme gayen yokmuş madem neden yazılanlara da cevap verip onları eleştiriyorsun ki sonuçta eleştirel mantığının kendi iç tutarlılığı ve dayanak bir tez i bile yok. Ne yani?

işte yanisi yok..herkes bu başlık altında kendi doğrularını başkasına kabul ettirmeye çalışıyor olan biten bu..bende bunun saçmalığından bahsediyorum...kendide ifade etmişsin mutlak bir doğru yoksa herkesin kendisine göre doğruları var...yani mutlak değil kişisel..bu durumda senin kişisel doğrun yazdıkların gibidir...o arkadaşında doğruları yazdıkları gibidir...ne diye birbirinizi yiyorsunuz...illaaa benimki doğru iddiasında bulunuyorsunuz....yaniii bu yaptığınız eylem aslında şöyle bi şekilde yorumlanabilir...

her iki tarafında kişisel doğruları var ama her iki tarafta kendi kişisel doğrusunu herkese kabul ettirmeye çalışıyor..yani kendi kişisel doğrusunu mutlaklaştırmaya çalışıyor....bende diyorum ki ne diye bu uğraş...tartış tartış değişecek mi sanıyorsunuz?

o yine aynı düşünecek sen yine aynı düşüneceksin...değişen hiç bişi olmayacak...kendi doğrularınızla hayatınıza devam edeceksiniz yine...en azından tartışmayında gereksiz yere atışma olmasın...


Being and Death - Guttural Vocals (No Effects)
Being and Death - Extreme Death Metal

The Ideabender

 
Gönderildi : 29/08/2008 10:43 pm
Sayfa 10 / 17
Paylaş: