Forum
bu tutunan birinin anlayabileceği birşey değil! çevremdeki birçok insan "abi çok sıkıcı ya" deyip kitabı yarıda bıraktı. hakkıyla okuyanlar ise yeni bir felsefe yeni bir din yarattı.
oğuz atay'ın sıradışı bakış açısı gerçekten büyülüyor.etkilenenler çok fazla ki edebiyat çevereleride ona peygamber demekten çekinmemiş!
ben okumuştum lise 2 ydi sanırım,valla ara ara sıkılmadım diil ama ..
love like blood
yıldız ecevit'in, "oğuz atayın kurmaca dünyası" diye bir biyografisi var.onu okurken tutunamayanlarda sıkıldığın kadar sıkılmazsın.hayatı yazdıklarından daha ilginç!!!
falla sıkıla sıkıla bi ara el atmıjtım okumujtum
oy oy selim ya baska karakter yok dünyada ![]()
tutunamayasım geldi bak gene
Ben ölünce ne yapacaksın tanrım? Yitireceksin anlamını; benim anlamımı yitirişimle. / rilke /
su ana kadar yer yer ismini duydum ve okuyanlar cok etkilendiklerini söylediler.kısmetse bende okuycam ama sıra gelmiyor ![]()
Bazıları müzik dinler, bazıları müzik yapar ama bazıları vardır ki onlar müzik yaratır - Charles Schuldiner
mukemmel bir kitaptır tutunamayanlar. selim ışık ya adam idolum oldu , günseli benim aslında
sıradan bir rpman gibi okunmaz tutunamayanlar baskadır o . selim ısıkın isaya duskunlugu sıradan birsey degıldır, oguz atayın baska bir kurgusudur aslında... off off bat dunya bat!!!
özgürlüğün geldiği gün, o gün ölmek yasak...
mukemmel bir kitaptır tutunamayanlar.bıkere bıle sıkıldıgımı hatırlamıyrm kitap bitmesin die yavas yavas okumustum sonlarını. selim ışık ya adam idolum oldu , günseli benim aslında
sıradan bir rpman gibi okunmaz tutunamayanlar baskadır o . selim ısıkın isaya duskunlugu sıradan birsey degıldır, oguz atayın baska bir kurgusudur aslında... off off bat dunya bat!!!
özgürlüğün geldiği gün, o gün ölmek yasak...
aman da aman bende severim fakat öleeeee bitmesin yavaş yavaş okim demedim sonuçta bizden biri ve acıları yakın bize hepimiz oyunlarla yaşayanlarız ne diyebilirim
hayatımız bi kez daha aptalların ellerinde bombalar patlayabilir yada hiç patlamayabilir
herkes de bıraktıgı etki farklı sonuçta. oyunlarla yaşamanın ötesinde selimin yaptıgı ....
özgürlüğün geldiği gün, o gün ölmek yasak...
disconnectus erectus... çok ilginç bir kitaptı... Kitabın sonlarına yaklaştığımda bile "ben bu kitabı anlıyor muyum acaba?" diye sormuşumdur kendime
mükemmel tadlar buldum kitapta... Ama hepsini bir araya koyunca, hala daha bir daha okumam gerektiğini düşünüyorum... En çıkılmaz anlarda aklıma gelen cümle bu kitaptan kaldı bana; "Peki Selim neden öldü?"
hea bir de söylemeden geçemiyeceğim; zaman zaman Selim'in top olduğunu düşündüğüm anlar oldu... Neden bu kadar düşünceli diye ona çok kızdığım anlar oldu... hatta ölmekten başka yolu olmadığını düşündüm en sonunda... Bu kadar melankoli bir insana fazlaydı...
Ben de insanım lan!
haha selimin top oldugunu bende düsünmedim deıl
ölerek ölümsüzleşmek... oguz atay sanırım pek cok kitabında kahramanlarına bunu yapıyor. bknz. tehlikeli oyunlar, tutunamayanlar...
özgürlüğün geldiği gün, o gün ölmek yasak...
Evet başlık hakettiği yere gelmiş
Tutunamayanlar başkadır yani sıkılmak o kitap için söylenebilecek en son şey benim için... Oğuz Atay'ın okuduğum ilk kitabıydı zaten çok sayıda kitabı olmadığı için yıllara böldüm kitaplarını okumak için o derece manyağım bu konuda
Kitabı okuyalı baya bir oldu ona rağmen bütün kahramanlar hala aklımda ki Selim'in yeri hepsinden başka
Hala ara ara açıp günlüklerini okuyorum Selim'in, İsa'ya olan düşkünlüğü, Turgut Özben, Olric... ( ki bunların hepsini kitabın yazıldığı tarihe göre dağerlendirince daha bir anlamlı) hepsinin bambaşka anlamları var aslında ...
Tutunamayanları okuyup sevenlere Tehlikeli Oyunlar tavsiye ederim en az Tutunamayanlar kadar müthiş bir kitap.
" 'önce kelime vardı' diye başlıyor yohanna'ya göre incil. kelimeden önce yalnızlık vardı. ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti yalnızlık... kelimenin bittiği yerde başladı; kelimeler söylenemeden önce başladı. kelimeler, yalnızlığı unutturdu ve yalnızlık, kelimeyle birlikte yaşadı insanın içinde. kelimeler, yalnızlığı anlattı ve yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. yalnız kelimeler acıyı dindirdi ve kelimeler insanın aklına geldikçe, yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu."
Disconnectus Erectus
bence sürükleyeci bir kitap hiç sıkılmadım.tavsiye ederim
"..yaşamak her gün girilen bir imtihan olursa buna kimse dayanamaz başını okşardım zavallı sevgilim derdim üzülme üzülürdü acıma bankası kuruyorum derdi her ıstıraba bir kura numarası tutunamayanlara öncelik tanınır üzülme selim biraz dinlen buna hak kazandın olduğu yerde yatamazdı dönerdi kımıldanırdı yatışmazdı yaşatmazdı yaşamazdı ben seni sevdim seveli bak ne hal oldum uzanmış yatıyorum dinlen biraz selim kalkardı ellerime sarılır beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi boş yere mağaramdan çıakrma beni alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna tedirgin etme beni bu sefer geride bir şey bırakmadım tasımı tarağımı topladım geldim neyim var neyim yoksa ortaya döktüm beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim bir kere çavuş olduktan sonra bir daha amelelik yapamayan zavallı köylüye dönerim beni uyandırma hep kuşkuluydu her zaman kötü bir şeylerin olmasını bekliyordu sonu gelmez benim gibiler için hiçbir şeyin sonu iyi gelmez diyordu açık hava dokunur onlara serin ve nemli güneşsiz yerleri severler kendi kafalarının etiyle beslenirler gözleri aydınlıkta bozulur kendileri gibi olanlardan nefret ederler onları gördükleri yerde kuyruklarıyla sokarlar sonra pis pis gülerle gene de hep birlikte yaşarlar aynı kaba işerler gündüzleri uyuyup geceleri sokağa çıkarlar.."
"nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım. Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım;kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım..."
Disconnectus Erectus
