Forum
Ne yalan söyliyim en son ilkokulda hoca zoruyla çocuk tiyatrosuna gitmiştim ve birdaha da gitmeyi düşünmüyorum,yaşasın Sinemaa ....
en son devin özgür cınarın cok iyi bir performas sergiledigi ve yine kalitesini gösterdigi mikadonun cöpleri adlı oyununa gittim.cok güzeldi.
Bazıları müzik dinler, bazıları müzik yapar ama bazıları vardır ki onlar müzik yaratır - Charles Schuldiner
açıkçası en son ilk olkul 2. sınıfta gitmiştim ozamanlar her hafta sonu okul götürüyordu bizde saf saf gidiyorduk ne biliim pek ilgimi çekmiyor daha çok sinemaya gidiyorum...
Ve ant olsun ki hiçbir kurşun, hiçbir çelik, hiçbir toprak ve hiçbir vatan daha kutsal değildir insandan...
gidebildiğim ölçüde gitmeye çalışıyorum ama çok sık gidemiyorum.en son bir iki ay önce çocukların oynadığı bir tiyatroya gitmiştim.gerçekten çok güzel oynadılar.sanki geleceğin oyuncularını karşımda görüyo gibiydim.bi de benim de aşağı yukarı onların yaşındayken oynadığım oyunu oynamışlardı.ben baş rol olamamıştım ama bu oyunda baş rol olan kız o kadar güzel oynadı ki o rolü gerçekten haketmediğime inandım.işte tiyatronun farkı da bu galiba.
Şu hayat denen keranede hiçbirimiz bakire değiliz
ben tiyatro izlemeyi sevmem öle çokta gittiğim sölenemez yani boş gelio biraz hep aynı yer yok arada perde kapansın falan pek bi canlılık olduğuda sölenemez ama müzikal, opera falan severim
'Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın ?
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!'
burda konuşulan olay perde arkası değil.. sinema çekimlerinde ynlış yapılabilri kolaylıklada baştan alına bilir... tiyatroda bu böyle değil.. en fazla bir yerde tıkanırsın fakar doğacın iyiyse zaten doğaç gidersin... buda bana tiyatrocuların zeki insanlar olduğunu anımsatıyor.Tiyatro'da da oynatıyorlar merak etmeyin o mankenleri falan...Ben tiyatro'yu sevmiyorum bunun bir nedeni yok sevmiyorum.Sinema da tiyatro kadar ustalık gerektiren bir sanat farkı sinema asıl olarak yönetmenlik sanatı;tiyatro asıl olarak oyunculuk sanatı...
Bir filmde oyuncu ne kadar kötü oyuncu olursa olsun iyi bir yönetmenin elinde enfes bir hal alabilir.Ama tiyatro'da iyi oyuncu olmazsan yönetmen deveye hendek atlatsa da bir şey olmaz...
Ve sinema oyunculuğu;tiyatro oyunculuğuna göre daha zahmetsiz ve ünlü olmaya daha yatkın bir olay olduğu bu mankenler,şarkıcılar... tarafından daha çok tercih edilir.Ama sinema'nın asıl ustalık gösterilmesi gereken yeri yönetmenlik koltuğudur....
Bu arada her iyi tiyatro oyuncusu da sinemayı beceremez.Bana kalırsa çok farklı olaylardır:kamera karşısı ve seyirci karşısı çok ayrı olaylar gibi geliyor bana...Türk tiyatrosunda olay yaratan oyuncular film ve dizilerde sıçıyorlar genelde(her zaman değil!!!)
Bütün gerçek fanları bir gün tekrar Empyriumun doğacağına inanıyor ve Empyriumu halen kalplerinde yaşatmaktadırlar.
İŞTE ANLATMAK İSTENİLEN TAM OLARAK BUYDU...
tiyatro sanırım hayatımın büyük bi kısmında yeri vardı bir zamanlar.. bi kaç ders almıştım büssürü hayalim vardı tiyatrocu olcam diye ama daha sora ülkemizin şartları gibi saçma şeyler yüzünden küçük bi hayal kırıntısından fazla bişey olamadı malesef ![]()
In my dreams I can see you
I can tell you how I feel
In my dreams I can hold you
And it feels so real
tiyatroyla sinemanın aynı kefede tartılmasına mantıklı bakamıyorum..
Tiyatro, Islamiyetten once 6. yüzyılda ve insanın o zamanın olanaksızlığında bile kendini ifade etme çabasıyla ortaya cıkan bir tür ve bu tür bozulmadan yıllara meydan okuyarak zamanımıza kadar büyük bir ilgiyle geliyorken birden duruyor ve yavaslıyor.
bunun nedeni ise;insanların ilk önce toplumsal duyarlılıklarını bir kenara bırakması ardından da yapaylığı benimsemesi... ve geride hayatını toplumu bilinçlendirmeye adayan ve daha ilkokul yıllarında baslayıp,su anda yolda yürüyememesine ragmen belki bir iki insana anlatabilirim gercegi düşüncesiyle o oyunu gözlerinizin içine bakarak oynamayı büyük bir sabır ve istekle sürdüren tiyatro insanları..her oyunda içinde heyecanını hisseden biri...
Sinema,sinemada teknolojinin son ürünlerinin kullanılması,televizyonlarda salya akıtarak baktıgımız oyuncuları(!!!!!!!!) ünlemlerim,gercek oyunculardan dısarı) dev bir ekranda görmek, 2 günlük medya kraliçelerini sinemaya sokan yönetmenlere saygı duymak,yüceltmek,
amerikanın 60 lı yılların sonunda elimizden aldıgı türk filmlerinin yerine kendi filmlerini koyması ve bizim,sadece sürü psikolojisiyle herkes gittiği için gidip(moda ya hani sinema o zmanlarda yeni gelişiyor ya hani.!.), sinemayla tanısıp bir kaç araba yıkıp dökmelerini görünce vayy behhh!!! dememiz, (ne kadar para harcıyor adamlar be abi!!! deriz ya -ne para alıolar sizden be abii!!! =)) demeli aslında biriler,tek sorun paraysa- )
ve bir de bize gercegi verenleri dıslamak...
ilginc geliyor... evet sinema gnümüzn kültürden de çıkacak derecede popülaritesini artıran bir tür.. ama
eger sinemaya gidildiği kadar tiyatroya gidilseydi gercekten herseyin farkı cok rahat görüülecekti ama şimdi biz burda sinemayı yüceltip,tiyatroyu hiç sayan ve tiyatroya gitmemiş insanlara tiyatroyu anlatsak ne olacak.. elbette bir hiç..
cok büyük bir ayrım var aslında,biri bizi bir kutuya hapsederken diğeri hayatı ve toplumu bize,elimize tutuşturuyor..
ve cıkısta küçük bir merhaba dediğinizde oyunculara,yanlarında korumalarıyla değil,diğer sahne arkadaslarıyla görüşüyorsunuz ve küçük ama sıcacık bir sohbet geliyor ardından kafanızda binlerce kamera ya da elinde mikrofon tutan ve para kazanmak için fikirlerine set çeken sunucu toplulugu olmadan..
biri sizin içinizden biri,diğeri sizin üstünüzden cebini kabartıp sizi ezen ve muhtesem lükslük içinde boğulan biri...
biri ben bu rolü yaparım bu gece,hasta olmam sorun degil derken digeri bu gece randevum var seti erteleyelim diyen biri...
sinema,tiyatronun bir koluyken ondan sıyrılıp,babasını ezmiş bir türdür.. (bilirmisiniz en kaliteli diye nitelendirdiğimiz sinema aktörlerinin aslında birer tiyatrocu olduklarını)
bir de,arkadaslarımızın bazıları sinemada yapılan teknik cekimlerin tiyatroda olmadıgını düşünüyorsa eger,konusunu gelecege dayandıran bir tiyatro izlemelerini tavsiye ederim. dekoru değiştirirkenki el cabuklugunu ve alın terlerini görmek bile tebessüm veriyor insana...
(son gittiğim oyun "Barut Fıcısı" idi.. gayet zevk alarak izledim.. tavsiye ederim.)
orada da kıyıların arasında ayrım var mı?orada da kardeş kardeşe kıyar mı?orada da her son bakış özlem,son soluk"ah"mı?orada da sevmek,gülmek ve düşünmek günah mı???
tiyatronun yeri ayrıdır benim için.ayrı bi havası var,oyuncular karşında aynı havayı soluyosun,sanat daha çok gösteriyo kendini sinemaya tercih ederim tiyatroyu herzaman.ikisine de vaktim olmuyo aslında yazın da zaten tiyatro yok taa geçen yıl gitmiştim en son..gitmek gerek yine..
Sinemaya 20 kere gittiysem tiyatroya 50 kere gitmişimdir.. Fırsat buldukça giderim.Çünkü o sahnedeki herkes oyuncudur.. Sinema veya dizilerdeki gibi mankenler yoktur o sahnede.. Güzel bi hikayeyi tiyatro oyuncularından izlemek bence çok keyifli bişey..
Nefrete Sevgiden Daha Çok Güvenirim Dedi ŞeYTaN..ÇÜNKÜ NEFRETİN SAHTESİ OLMAZ..!
şimdiye kadar hiç tiyatroya gitmedim okulun tiyatrosundayım(yeni girdim)artık gitmeye başlarım.bence çok eğlenceli.en azından provalar öyle
Delinin tekidir, yazdıklarını okumamanız önerilir. Bir süre sonra kaşıntı, kızarıklık ve kusmaya neden olmaktadır.
eskde tiatroya gitmek bir sorun m.q
hiç yer yok
http://www.huunhuurtu.com/
Tiyatroya gitmiyorum ya sinema die tutturduk gidiyoruz canlı bitek cem yılmaz a gidiyorum okadar o da gülmek için ![]()
Do you want heavy?
Tallica gives you heavy , baby!
Bende şiddetle tavisye ediyorum bende en son ona gittim =)(son gittiğim oyun "Barut Fıcısı" idi.. gayet zevk alarak izledim.. tavsiye ederim.)
Nefrete Sevgiden Daha Çok Güvenirim Dedi ŞeYTaN..ÇÜNKÜ NEFRETİN SAHTESİ OLMAZ..!
bendeniz de İnishmann'ın sakatı adlı bi eser gittim, zira izlenesi - hafif karanlık - hafif gomik bişiydi,
gidin pence...
Cthulhu for President !! Why vote for a lesser evil ???
