Forum
Bu filmde nasıl ağlıyorlar anlamıyor. Bana göre hiç de güzel bir film değild. Basit bir hikayesi vardı ama anlatımını iyi yapmışlar. Evde oturup 'Sen ne dilersen'i izledikten sonra gittiğimden olsa gerek bu filmle karşılaştırıp izleme esnasın offlamalara ve poflamalara engel olamadığım film.
Delinin tekidir, yazdıklarını okumamanız önerilir. Bir süre sonra kaşıntı, kızarıklık ve kusmaya neden olmaktadır.
Hayır gerçekten halkımız porno sektörüne olan ilgisi kaybettide Duygusal Erotizm'emi döndü diye düşünmeye başlamadım değil. Filmin ilk 45 dakikası değişik pozisyonlarla geçti resmen.Sonraki 45 dakikasıda ay aşkımm sen olmasan nolurdu biliyor musunnn, nolurdu, al böyle ayakta kaldım işte hıhhh modunda geçti.
Hayır gerçekten bu denlimi ağlamak üzerinemi yoğunlaştı bizim beyin hücrelerimiz? Yahut ne bileyim bu kadar ucuzmudur aşk hikayeleri? Show'dakiydi galiba ASİ dizisi bile daha ilginç bir film yahu.
2 saatimi geri verin bana, boşu boşuna zamanımı kaybettim.
Göt Sözlerimi calma pornoymuş
Ya cidden Bu forumdakilerin Film anlayışından şüphem var,
Film içinde aşktan çok bir adamın Fahişeler üzerinde uyğuladığı sapık eğilimli saplantılarından başlıyor.. filmin büyük bölümü yatakta bildiğimiz yeşilcam daki porno sahnelerini aratmıyor
)
neresinde ağlanacak durum?
neresinde romantiklik?
neresinde ıssız adamlık?
bildiğimiz sex erotik filim lan bu cocukmu kandırıyonuz hoş ben filmi aylar önce izledimde şuan yazasım geldi dayanamayıp

▶ Daha fazlası için takipte kalın:?
▶ Bizi Instagram'da takip edin:
https://www.instagram.com/metaltrnet
https://www.instagram.com/rockmagtr
ya hayır sabah sabah yine düşündümde seğrettiğim en boktan aşk filmiydi ya.
Yürüyorum üstünde ölülerin. Ayaklarım tilki ayakları .
Sinemada izlemiştim de yanımdaki kız sadece sonu duygusal olan filmde sex sahnelerinde bile ağladı pek bi bok anladığım söylenemez.. ![]()
İğrenç olanlar ölüler değil canlılardır..
valla bu adam işini biliyor..bu kadar ucuz maliyetli filmi reklamla okadar abarttıkı dünyanın parasını kazandı..
Dream Theater birdir John Petrucci de onun elçisidir...
Issız adam diyince insan, iyi bir karakter ama hayatın verdiği şanssızlıklarla buhrana düşmüş bir tip canlandırıyor gözünde .. Filmi izliyosun alakası yok.. direkt toplumumuzda yaşayan milyonlarca abazadan birisi işte , o tip ayıların biraz paralı olanı bu sadece .. Filmi izlemekten çok bence şu köşe yazısını okuyun :
http://www.metaltr.net/modules.php?name=Kose_Yazilari&op=viewarticle&artid=105
Filmi nihayet dün izleme şansına (şanssızlığına) nail olabildik... Sanırım basının popüler kültür üzerindeki etkisi diye bir yazı yazmak isteseydim, kesinlikle bu filmden bahsederdim...
Eğer bu kadar çok reklamı yapılmamış olsaydı, senarist ve yönetmen de çok fazla tanınmayan, belki de ilk işlerini yapan acemi insanlar olsaydı eminim film hakkında güzel eleştiriler yöneltebilirdim. Ama günlerce, aylarca "Issız Adam" diye bütün kanallarda orda burda reklamı yapılan bir filmin ve bu film kadar çok adından söz ettiren yönetmeninin ortaya çıkara çıkara böyle bir şey çıkarmış olmalarını açıkçası ben hazmedemem... O kadar acemi ve o kadar klişeliklerle dolu ki...
Filmin oyuncularına çok bir şey diyemeyeceğim. Hareketler aslında çok doğal... Konuşmalar da biraz doğal. Birkaç oyuncunun çok doğal da... Mesela temizlikçi teyzenin konuşurken "tomastos kalmamış" kısmını fazlaca vurgulaması, belli noktalara ilgimizin çekilmeye çalışılması ancak bu yapılmaya çalışılırken bu noktaların çok sırıtması vs vs doğallıktan çooook uzaklaştırmış bu filmi.
Bütün bunların yanında filmde filmin belkemiğini oluşturan noktalarda eksikler var bana kalırsa... Bir kere olaylardan başlamak gerek... Bir bütünün içindeki küçük parçalar üzerinde uzuun uzuun durulurken, filmi anlamamızı sağlayacak esaslı noktalar adeta geçiştirilmiş filmde... Saatlerce bakışmaları göstermek yerine, doğru düzgün bir "flashback" yapılsa daha mantıklı olacağını savunuyorum... Bu sayede hiç olmazsa ilişkiyi 3 günlük bir ilişki gibi algılamazdık
Lakin 3 günlük bir ilişkinin ve kesinlikle çözümlenememiş bir kişinin bıraktığı izlerin seneler sürmesi kadar anlamsız birşey de yoktur ![]()
Son sahnelerde kız ve adamın karşılaşıp içlerinden birbirlerine sarf ettiği sözler de en leş duygusal filmlerde bile kullanılmıyor artık... Bu sahnede ağlayanlar olduğunu duydum... Nasıl mümkün olabilir ki bu? Hele ki uğraş verdiği bir ilişkinin çok anlamsız bir şekilde bitirilişi sonrasında kızın kalkıp taa tarsus'a gitmesi, çocuğun annesi ile görüşüp esas oğlanın çocukluğunda gezdiği yerlerde gezmesi vs. de çok leş romantik bir davranış... Şahsen abimin ayrıldığı bir kız arkadaşı gelip bu şekilde evi görmek istese annem kapıdan içeri sokmazdı şizofren mdir nedir diye ![]()
Biten biter, hayat devam eder... Hayat devam edemiyorsa, biten şey içinde gerçek bir duygu - düşünce birlikteliği taşımalıdır... Ama tek taraflı değil, her iki tarafın da katkısının olduğu bir duygu-düşünce birlikteliğinden bahsediyorum... Filmde bize anlatılması eksik kalan da bu zaten...
Ben de insanım lan!
Kime anlattığımı hatırlamıyorumda , 2 saatse film , son 5 dakikası 1 saat 55 dakikayı kurtarıyor.Bunu yapabilecek Türkiye de tek isim var .O da Çağan Irmak.Seyircinin nabzını o kadar iyi tutuyor ve nerede ne yapacağını çok iyi çalışmış.Son 5 dakikasını çıkarıp atsan 10 üzerinden 4 vereceğin film , o bilinen finalle 8 i haketti gözümde.Gece saat 2 de izlemiş olmama rağmen aklımda kalmışsa kayda değerdir benim için ![]()
Gösterişçi, abartılı, sığ ve klişe bir film. Aylar önce izledim pek bir şey hatırlamıyorum.
Hayatımda izlemeden nefret ettiğim nadir filmlerden birisi. Kusma noktasına gelmiştim resmen.
I, wanna rock and roll all nite, and party every day

