>>  Site Map >>  Forums >>  Edebiyat

Forum module - topics in forum:



Edebiyat - Kültür de lazým tabii..



Aşktır ki, gerisi vesairedir ..

Sevgili!..
Aşkın şiirini yazmak isterdim sana; sana aşkı şiir ile yazmak isterdim...
Aşkı seninle tanımlamak ister, aşkı sende tanımak isterdim.
Ay ikiye bölündüğünde yanında olmak, Uhud’da dişini avcuma almak isterdim.

Sevgili!..
Şimdi senden uzakta, aşk şudur diyebilsem eğer, son defa kendimi ve ilk defa okuyucumu kandırmış olacağım.
Bildim dediğim bir aldanıştır çünki o, duydum dediğim bir yanıştır. Şimdi ayın, şın ve kaf’ları çıkardılar elifbelerden de sensizliğin mektebinde bir sabra mıhladılar bizi elif’lerle he’lerden.
Sensizlikte hasretin hüzzamlarını öğrendik kucak kucak, ve aşkın nihavent saltanatını arar olduk köşe bucak.
Bildiğimizi sandıkça yandık da yolunda, yolunda yandığımızı sandıkça bildik sonunda.
Aşkın gerçeği değildi bildiğimiz, ama aşkın ateşiydi yandığımız. Artık şüphedeyiz, canları yâre ulaştıran bir sel miydi aşk, şekeri güzele sunup ağuyu kalbe bulaştıran bir el miydi!..
Sana varacak yolların çilesi miydi; tutkular ötesi tutkunun zirvesi, hasretle yanışların sesi miydi!..

Galiba varlığın çekim alanına giren en ulvi acıydı aşk; ve maddeyi mânâya veren en cömert sancıydı.
Ruhların çeşitli varlıklar arasında bölüştürülen süsüydü belki; belki ötelere yazgılı yitirişlerin türküsüydü.
Kalp kalbe konan kelebek kanatlarında renk; kudümlerde düşünüp neylerde ağlayan âhenkti aşk.
Şarkın bütün şiir macerasıydı, belki Yesribli sevgililer için tutulan bir Anadolu yasıydı.
Yağmur yağmur belaya başını tutmaklar ve ateş ateş denizlere kendini atmaklardı. Mansûr’u dâra takan da, Halil’i oda yakan da oydu, ve oydu Eyyub’u derde bırakan da. Tuz kadar mübarek, ekmekçe aziz idi; toprakleyin bereket, su gibi temiz idi.

Aşk iğnesiyle dikilince bir dikiş, kıyamete kadar sökülmez imiş.
Aşk ile insan elbet güneşe benzer; ve aşksız gönül misâl–i taşa benzer. Hayatı aşka bölünce hayat çoğalır; bütün hayatları toplasan geriye aşk kalır.
Gelip kemiğe dayanınca dünya, hayata atılan kemend olur; göz kapaklarından vurulunca kasırgalar, annelerce deprem, babalarca bend olur.
Aşksız bahar dallarını kuru bir ayaz boğar, aşksız rahmini yargılayan bebekler nâgehan doğar. Mahrem düşüncelerle perdelenen odalarda ya ezel ya ebet olur; aşk kayıp giderse dünyadan ebet kıyamet olur; sevgisizlik gelir, dünya cehennem olur.

Aşk gelince burukluğun şiirinde hüzün dokur heceler; ve azarlanmış kalpleri ısırır tam yarısında geceler.
Saban onunla sürerse toprağı koşarak, ancak o vakit yeşerir taze bir başak. Atların nallarından yıldırımlar masallara dökülür, ve yollanamayan mektuplarda nice kalpler sökülür.
Kayan yıldızlar gibi büzülür elem dehlizlerine diller, ve melal süzülür gibi melek kanatlarında döker yapraklarını güller.
Kaderin dehşetini yakan şamdanlar özge pervanelere tesellikâr düşer, şefkatli bir ekmek kırıntısıdır kurutulmuş buselere yâr düşer.

Sevgili!..
Kapına geldik; aşkı öğret bize; ve aşkını ver yüreklerimize.
Bir nihânîce gamzene gamzede âşıkların adına...
Hani uykuya dalınca kenti, ve yalnız başına kalınca kendi...
Hani yalnız gecelerde konuşmadan kalınca dilleri, ve hâl üzre gönüller anlar olunca bütün dilleri...
Vicdan sesinden bîzâr kürek mahkumlarınca, hani âşıkların hasreti özlemle karınca...
Hani gurbetin ucunda gönlüme gömen de seni, hani seni gurbet gurbet gönlüme gömende...
Güneş ve ay nurunu aşkından alırken; güneşin ışığı aya vurur gibi âşıkı aydınlatırken...
Gel ey Sevgili bir huzmecik bahş eyle âsî ve aciz üftadene, ve umut ver peykin olmaya teşne kem zerrene. Aşkları unutan bendene aşkını unutturma!..

Her şey sen olsun şu dünyada ve olmasın sen olmayan dünya da.




İskender PALA






ahaaa! . bu kitap çok güzel bir kitapdır Rolling Eyes herkese tavsiye ediyorum.Divan edebiyatıyla ilgilenenler özellikle okumalı ...AŞK dediğiniz şeyin aslında ne olduğunu neler yaptırdığını ... erişilmezliğinin kutsallığının farkına varın! Mümkünse sizde aşkım değil sevgilim diyin Rolling Eyes kitabın adı kitab-ı aşk.......Yukarıdaki yazı kitabın ilk bölümünden vuruculuk cümlelerdeki etki,anlam derinliği aşikar...okunması gereken bir kitap önyargılı davranmadan ,belli endişeler gütmeden....
ve içinde ne anlamlar gizli olan benimde okuduktan sonra fuzuliyi içten içe hayran olmama neden olan kitaptan fuzulinin şu beytini yazayım istedim
''Bende Mecnun'dan füzun aşıklık isti'dadı var
Aşık-ı sadık benim Mecnun'un ancak adı var''
pffff be! Rolling Eyes






İskender PALA nın tüm kitaplarını ve köşe yazılarını hayranlıkla okuyorum.İçtenliğini yazılarını okurken hissettiren bi insandır kendileri.Tanışmakta nasip oldu sonunda Çok iyi bi insan en azından aynı zamanda misafirperver bi vatandaş Wink






divan edebiyatyla çok ilgilenmem ama sevgiliye yazılan ilk paragrafı okuduktan sonra alabilirim.






iskender pala divan şiirlerini de çok güzel yorumlar.. divan edebiyatını çok severim iskender pala'nın açıklamalarıyla daha da güzel olur






ah64dapache Wrote: :
divan edebiyatyla çok ilgilenmem ama sevgiliye yazılan ilk paragrafı okuduktan sonra alabilirim.
değil mi






Fuzuli'nin Leyla ile Mecnun adlı o muhteşem efsanesini en iyi yorumlayan,''Kara Sevda'' tâbirini en iyi tevil eden,Divan Edebiyatı'nın otoritesi ender yazarlardan biridir İskender Pala...Tam bir gönül adamı,bir eski zaman dervişi,kalender bir şahsiyet...Aşkın mimlediği bir pervâne...






offf iskender pala da baydı artık ! gittiğim her konferansta açtığım her tv programında divan edebiyatı (ki klasik demeyi tercih ederim) ile başlayan her cümleden bu adamı görmekten fenalık geldi. Klasik edebiyatı popülerleştirmesi baya işe yaradı sanıyorum . Ahmet Kabaklı gibi değerli hocalar da var edebiyata ömrünü vakfeden birazcık da onlar anılsa Smile




Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content

Search from web

Valid HTML 4.01 Valid CSS