>>  Site Map >>  Forums >>  Dýþ Sesler

Forum module - topics in forum:



Dýþ Sesler - Metal harici Jazz, Blues, New Age, Dark Wave, Aria vb..



Manu Chao

1980 yılının ortalarına doğru; 26 Haziran 1961'de Paris'te doğup büyüyen fakat aslında İspanya kökenli, etkili gazetelerden Le Monde'un yazarı Ramon Chao'nun oğlu olan Manu Chao adıyla tanıdığımız Manuel Chao ve kimi biografilerde Oscar Tramor, kuzeni Santiago Casariego ile birlikte kendileri gibi olan müzisyenleri de yanlarına alarak "Hot Pants" adında bir grup kurdular.

Aslında Manu ve kuzeni Santiago'nun ilk grubunun adı Joint de Culasse'dı. Bu ad altında ikili sadece bir albüm çıkardı ve albümün içeriği 60'lı ve 70'li yılların sound'uydu. Daha sonra grubun adı aralarına Jean-Marc'ında katılmasıyla birlikte Hot Pants olarak değişti. Joint De Culasse: Manu, punk and R&B'den etkilenip ortaya çıkan Joint de Culasse'da, hem solistti hem de gitar çalıyordu, kuzeni Santi bateride ve Jean-Marc'da ön safhalarda yer alıyordu.

Grubun o sıralarda yaptığı müzik garage-rock'tı. 1984 yılında Fransa'da bağımsız ve alternatif müzik piyasası ortaya çıkıp canlanmaya başlayınca grup ikinci bir gitaristi, Pascal'ı aralarına aldı ve adlarını da genç hanımlara duydukları ilgi sebebiyle "Le Hots Pants" olarak değiştirdi. Hot Pants: Çıkardıkları ilk single olan "So Many Nites" Fransa ve İspanya'da özellikle basının gösterdiği büyük ilgi sebebiyle çok başarılı bulundu ve bu olayda Manu ve Santi'nin bir kez daha İspanyol ruhlarını keşvetmelerini sağladı.

Granada'ya yaptıkları bir yolculuk sayesinde de köklerinin bulunduğu İspanya'nın güzelliklerini bir kez daha keşveden ikili vokal kahramanları Los Chunguitos'ın şarkılarına repertuarlarında yer verme kararı aldılar. 1986 yılında, kayıtları iki haftada Burdeos'ta tamamlanan "Loco Mosquito" adındaki albüm aynı yılın sonbaharında piyasaya çıktı. Albümde yer alan 12 parçadan 9'u grubun orjinal şarkılarıyken diğer 3'ü de Los Chunguitos, Chuck Berry ve Cmaron'un şarkılarını cover versiyonlarıydı. Hot Pants'in, bu ilk ve tek albümü olan "Loco Mosquito" grubun kuruluşundan tam 14 yıl sonra tekrar piyasaya sürüldü.

Hot Pants, müziklerinde taşıdıkları Indie ruhunun da büyük desteğiyle birçok olumlu eleştiri aldı. Bu oluşumla, halihazırda Paris'in underground camiasında iyi bilinen şahsiyetlerden olan Manu, Avrupa'daki bağımsız harekatın da öncülerinden oldu. Yolunda gitmeyen bir takım olaylardan dolayı grup bir süre sonra dağılmaya karar verdi. Daha sonra; Manu, Schultz ve François Hadji-Lazaro, "Carayos" adında bir grup kurdu ve Fransa'nın en önemli bağımsız gruplarından biri oldu. Fakat Manu, yarattığı projesine ki bu projede hayatlarına etki eden tüm kültürleri yapacakları müziğe ve şarkı sözlerine monte ederek, kuzeni Santiago ve erkek kardeşi Antonio Chao'yla birlikte devam etmek istedi. Bu isteğinin sonucu ise Mano Negra'ydı. Mano Negra Grup 1986 yılında Mano Negra adıyla müzik piyasasının içine girdi.

Grup; solist ve gitarda Manu Chao, bateride Alain, Santi Casariego, trampette Tonio Chao ve saksafonda Mamak'dan oluşuyordu. Grubun ilk başarısı Flemenko stilinde olan "Mala Vida" ile birlikte geldi. Single, müziklerini de aynı adla tasvir ettikleri 1988 yılı çıkışlı "Patchanka" albümünden çıktı. Patchanka, İspanyolcada salon danslarını aşağılamak için kullanılan bir terim. "Patchanka"da yer alan diğer şarkılardan "Darling Darling", "Lonesom Bop" "Rock Island Line" adındaki bir cover parça ve anime edilmiş "Indios de Barcelona" ile birlikte grup Avrupa festivalleri'nin vazgeçilmeleri arasına girdi ve grup "Ethno Punk"lar olarak sınıflandırıldı. 1989 yılında Mano Negra "Puta's Fever" albümleriyle birlikte Fransa'nın en önemli alternatif grubu olduğunu bir kez daha ispatladı ve tüm Avrupa'da bu albümle birlikte tanınmaya başlandı. Fakat grup ne Amerika'da ne de İngiltere'de bir başarı elde edemedi. Albümde yer alan bazı diğer parçalar ise "Passez de Toi", geleneksel bir arap şarkısı olan "Sidi H Bibi", "Rock n'Roll Band", "Soledad" ve "The Rebel Spell"di. "Puta's Fever" için sadece şu stildedir demek imkansız. Albümün içinde HipHop, Tex-Mex, rock ve büyük ölçüde ska etkilerini görmek mümkün.

Grubun bir sonraki albümünün adı ise "Amerika Perdida"ydı. Yani Türkçe'ye "Amerika'da Kayboluş" olarak çevirebilinir. Bu albümle birlikte tekrar grup, İngiltere ve Amerika listelerine girmeye çalıştı. Grubun listelerde kendilerine belli bir yer bulamayışlarının en önemli sebeplerinden biri, grubun bağımsız olması ve belli bir menajerlerinin olmamasıydı. Manu Chao bu konu hakkında "Amerika'da menajeri olmayan bir grubun var olması olanaksız bir şey, böyle bir şeyin olmasını anlayamıyorlar" demişti. Bununla birlikte Mano Negra Amerika ve İngiltere'de çok büyük başarılara da imza attı. Örneğin grup Amerika'da Iggy Pop'la birlikte turneye çıktı. Londra'da biletleri günler önce biten konserler verdi. Ayrıca No Doubt, Mano Negra'nın, Los Angelas'ta verdiği konserinin ön grubu oldu.

Amerika'daki anlaşılmaz, yorucu iş hayatı ve uç noktada Liberal bir kültürü savunan Mano Negra, Amerika'da başarı elde edebilmek için son bir gayret gösterdi. "The King Of The Bongo" ile birlikte Mano Negra, farkına bile varmadan Amerika'da tanındı. "King Of Bongo" bir çok eleştirmene göre, grubun yapmış olduğu önceki çalışmalarından farklı, tanımlanması güç bir albümdü. "King Of Bongo"da çoğu kuzey Amerika Rock'ına benzeyen İngilizce şarkılara yer verilmişti. Bir çok çevre ise Mano Negra'nın bu albümünün bir "Punk" albümü olduğunu kabul ediyor.

Albümün ardından Mano Negra turneye çıktı ve Japonya'da verdiği iki konserde canlı kayıtlarından oluşan bir albüm piyasaya çıkması gerektiğine karar verdi "The Hell Of Patchinko" 1992 yılında piyasaya çıktı. Aynı yıl Mano Negra, gemiyle tüm Atlantik'i müzik ve tiyatroyla birleşmiş kültürel festival mantığıyla dolaşarak varlıklarını buradaki insanlara da gösterip geleneklerine geri dönmeye karar verdi. Bu organizasyon grubun Rio De Jenerio'da veridiği büyük konserle sona erdi. 1993 yılının sonunda ise grubun bir başka projesi vardı. Bu proje, kendi onardıkları bir trenle, Bogota topraklarından Santa Martha'ya kadar gezip konserler vermekti. Mano Negra'ya bu projelerinde Manu Chao'nun babası Ramon Chao ve Fidel Nada'da da katıldı. Proje esnasında bir çok zorluk çıktı. Grup, yollarına devam edebilmek için yerel gerillalarla anlaşmalar yapmak zorunda kaldı. Grup içinde anlaşmazlıklar çıktı bazıları turu yarıda bırakıp geri döndü buna rağmen Mano Negra, verdikleri konserlerde enerjik ve başarılı performanslarını gösterdi.

Proje sırasında meydana gelen bazı olumsuz olayların yanı sıra Manu'nun babası Ramon'un, yaptıkları bu yolculuğu anlatan "Un Train De Feu Et De Glace" yani (Ateş ve Buzdan Tren) adında bir kitap yazması gibi olumlu yanları da oldu. Turnenin ardından grup 1994 yılında Latin Amerika etkili "Casa Babylon" albümünü piyasaya sürdü. Bir çok çevre tarafından bu albüm grubun o güne kadar çıkarmış olduğu en başarılı albüm olarak kabul edildi.

Mano Negra bu albümde Fidel Nada'yla birlikte çalıştı. "Senor Matanza" yani Bay Katil, bildiğimiz Arjantin'li futbol oyuncusu Maradona için yazılmış "Santa Maradona", "Love And Hate", "Hamburger Fields" ve "La Vida" gibi bir çok başarılı parçanın içinde bulunduğu albüm ne İngiltere'de ne de Amerika'da piyasaya sürüldü. 1995 yılında ise grup, İspanya'ya yerleşti. Uzun bir süre grup Madrid'de yaşadı. Bir süre sonra ise eski üyelerle bir takım hukuki sorunlar yaşanmaya başlandı. Bunun üzerine Manu, Santa Domingo lehçesinde çalı telgrafı veya ağız sözü müzik sistemi olan "Radio Bemba Sound System" adında bir proje oluşturdu. Bu yeni oluşuma İtalyan ve İspanyol sanatçılarda katıldı ve İspanya'da bir radyo programı yapma fikri ortaya çıktı. Ancak bir kaç kez gerçekleştirilebilinen projenin ardından 1995 yılında Mano Negra dağıldı. Bunun sebebi tam olarak bilinemese de bir çok çevre Mano Chao'nun grupla çalışması için çok fazla insanı gruba dahil etmesi olarak gösteriyor. 1998 yılında içinde daha önce yayınlanmamış "Long Long Nite" ve "On Telefon" olmak üzere iki yeni parçanın da olduğu Mano Negra'nın toplama albümü "Best of" piyasaya çıktı.

Solo Çalışması: Yaptıkları yolculuklar sayesinde Manu'nun aklına farklı ve yeni müzik türleri yapma fikri geldi. 1998 yılının Nisan'ında büyük bir hızla "Clandestino" ortaya çıktı. Albümün içinde bir İngilizce, bir Portekizce, iki Fransızca ve 12 İspanyolca olan 16 şarkı bulunuyordu ve bunların hiç biri Mano Negra'nın punk sound'undan izler barındırmıyordu. "Clandestino" dünya çapında 3 milyon kopya sattı ve bazı çevreler tarafından da dünya tarihinin görmüş olduğu en iyi albümlerden biri olarak nitelendirildi. Albüm İspanya'da, Fransa'da, Arjantin'de ve Meksika'da platin ödül aldı. Albümün getirdiği hızla birlikte Manu, 2000 yılında dünyayı bir sirk alanına dönüştürecek ve adının "La feria de las Mentiras" olacağı bir projesi olduğunu açıkladı. 2000 yılında "La Foire Aux Mensonges" yani "Yalanlar Festivali" adını verdiği turnenin ardından yine "sihirbazım" dediği Renaud Létang ile birlikte 5 Haziran 2001'de Manu'nun ikinci solo çalışması olan ve "Clandestino"nun kız kardeşi olarak nitelendirdiği "Proxima Estacion: Esperanza" yani "Bir Sonraki İstasyon: Umut" piyasaya çıktı.

Albüm İspanya ve İtalya'da platin, Fransa, Yunanistan ve İsveç'te hem platin hem altın plak ödülünü aldı. Bu albüm Clandestino'ya göre daha çok reggea sound'larını içeriyordu. Ayrıca albümde Bob Marley'e adanmış iki parça da bulunuyor ki bu şarkılar da Mr. Bobby ve Merry Blues'du. (Merry Blues; Proxima Estacion: Esperanza'dan çıkan ikinci single oldu) "Proxima Estacion: Esperanza"da, İspanyolca, Portekizce, İspanyolca ve Portekizce'nin karışımı olan ve iki ülkenin sınırında yaşayan kişiler tarafından ortaya çıkarılmış bir dil olan Portunol, Arapça, Fransızca ve İngilizce şarkı sözleri bulunuyor. Manu Chao'nun bulunduğu diğer gruplar ise: Parachute: Bu grup, solist ve gitarda Pascal, gitarda Manu Chao, bateride Rudy ve Gérald tarafından kuruldu. 1985 yılında piyasaya çıkan "Romances 85" adındaki bir toplama albüm için Rock ve R'N'B sound'unda olan "Tous Them Soirs" adında bir şarkı kaydettiler. Kingsnakes: Bu grup orjinal Amerikan Rock'n'Roll'unu Fransa standartlarına uyarlamıştı. 1980 yılında San Francisco'da kuruldu fakat Manu, 1985 yılında gruba, Hot Pants'deki partnerleri Pascal ve Jean-Marc'la birlikte katıldı. Beraber "Roundtrip Ticket" adında bir albüm kaydettiler. Manu Chao; son olarak Noir Desir'in "Le Vent Nous Portera" adlı parçasında gitarda yer aldı.






Manu Chao'nun ''La Radiolina'' albümü çıktı.

Albümden ''Politik Kills'',''Me Llaman Calle'',''El Hoyo'',''Mala Fama'',''El Kitapena'',''Otro Mundo'' parçaları benim favorilerim.

Tequila,sex and marijuana - Me Gustas tu - Clandestino

ise önceki albümlerin baş çalışmaları.






klipleride çok hoş oluyor genelde.yutubdan baya dinliyordumda.bu aralar maalesef






Evet klipleride çok canlı ve eğlenceli.Zaten adama bakıncada ipime kuşağıma ....me ....ğıma durumlarında olduğu görülmekte.Tam eğlencelik.




Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content

Search from web

Valid HTML 4.01 Valid CSS