>>
Site Map
>>
Forums
>>
Dýþ Sesler
Forum module - topics in forum:
Dýþ Sesler - Metal harici Jazz, Blues, New Age, Dark Wave, Aria vb..
Nigel Kennedy
Bugün 51 yaşında olan oğlak burcu ve tam anlamıyla çatlak bir kemancı. 5 yaşında keman çalmaya başlayan ve İngiltere’nin tüm zamanlar içinde en ünlü keman ustası sayılan Nigel Kennedy, bir başka efsane Yehudi Menuhin’in en sevdiği öğrencisiyidi. Menuhin’in okuluna devam ederken gecelerini jazz dinleyerek geçiren Kennedy, lord ünvanlı Menuhin’in ölmesiyle bir anda eğitiminin yarım kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. ancak Menuhin’in vasiyetinde Nigel Kennedy’nin yaşamı boyunca tüm eğitim masraflarının ödenmesi şartı bulunduğu için Kennedy, New York’taki juilliard school of music’te eğitimine devam etti. Böylelikle Nigel Kennedy, Yehudi Menuhin bursundan yararlanmış ilk sanatçı oldu. İlk konserini 1977 yılında london royal festival hall’da mendelssohn’un keman konçertosunu ricardo muti yönetimindeki london philarmonic ile çalarak veren kennedy müthiş bir başarı elde etti ve o tarihten sonra en ünlü kemancılar arasına girdi. İlk zamanlarındaki tipik uslu ve salon adamı tavırları, ünü arttıkça yerini punk saçlara ve cockney aksanına bıraktı.
Berlin Philarmonic ile 1980’de ilk konserini veren Nigel Kennedy, bu konserin ardından ünlü plak şirketi emi ile anlaştı ve tüm kariyeri boyunca çıkacak plak, kaset, cd ve dvd’lerinin önü açılmış oldu. 1985’te london philarmonic ile birlikte yorumladığı elgar’ın keman konçertosunun plak kaydı, altın plak ödülü kazandı, ünlü gramofon dergisi tarafından yılın plağı seçildi ve 300.000 adetten fazla sattı. Bhrams ve Beethoven’ın keman konçertoları kayıtlarının her biri 100 bin satış rakamını aştı. Ancak Nigel Kennedy en büyük başarısını 2 milyondan fazla satarak guinness rekorlar kitabına geçen ve bugüne kadar da aşılamamış vivaldi – dört mevsim yorumuyla elde etti. 1989’da ingiliz oda orkestrası ile yapılmış olan bu kayıt 6 ay boyunca ingiltere klasik müzik listesinde 1 numarada kaldı. Kennedy’nin daha sonraki imajının bir parçası olacak dimdik ve punk saç stili ilk kez bu kayıtla karşımıza çıktı.
Kennedy 1991 yılında always playing isimli bir otobiyografi yayınladı. Ve takip eden yıl bir basın açıklaması yapıp “artık ölmüş adamların eserlerini çalmak istemiyorum” dedi ve 5 yıl sürecek bir içe kapanma dönemine girdi. Tabi bu açıklama medyada müthiş yankı buldu, hatta sir john drummond “zaten klasik müziği ayağa düşürmüştü, ortalıktan çekilmesi iyi oldu” gibisinden açıklamalar yaptı. Patırtı gürültü derken Kennedy, 1997’ye kadar kesinlikle bir konser vermedi. Elbette konser vermeyeceğim deyince plak şirketi emi da şok olmuştu, ancak boş durmadılar ve para kazanmak için “a portrait of nigel kennedy” adlı toplama albüm bu dönemde piyasaya sürüldü.
1997 yılına kadar zamanını beste yaparak ve yazarak geçiren kennedy, aynı yıl konser vermeye karar verip sahnelere dönüş yaptı. Avustralya, kanada, avusturya, danimarka, almanya, irlanda, italya, japonya, norveç, yeni zelanda, polonya, ispanya, isviçre, amerika birleşik devletleri ve elbette ingiltere’de adeta pop yıldızı gibi turneler düzenleyip 5 sene yokluğunun acısını çıkardı. stüdyoda ise elgar’ın keman konçertosunu yeniden yorumladı. jimi hendrix için yazmış olduğu konçertoyu emi yayınlamayı reddedince, konser grubu the kennedy experience ile birlikte sony music ile anlaşan nigel kennedy, 1999 yılında ise çello virtüözü lynn harrell ile birlikte bach, ravel ve kodaly’nin oda müziği eserlerini kaydetti. emi aynı yıl "classic kennedy" isimli bir toplama albüm daha yayınladı ve bu albüm yine ingiltere listelerinde çıkar çıkmaz 1 numara oldu.
nigel kennedy 2000'de ingiliz müziğine yaptığı olağanüstü katkılarından dolayı brit award kazandı. kennedy aynı yıl rock grubu the doors için yazdığı konçertoyu yayınladı. 2001 yılında yılın erkek sanatçısı seçildi. 2002 yılında ağırlıklı olarak berlin philarmonic ile çalışan nigel kennedy, bu yılın kendisinin sahneye çıkışının 25. yılı olması sebebiyle çeşitli kutlama konserleri verdi. greatest hits tour adını verdiği turnesiyle gezerken emi da kennedy’s greatest hits albümünü yayınladı. aynı yıl bir zamanlar yehudi menuhin’in görevi olan polonya oda orkestrası’nın sanat direktörlüğüne getirilen kennedy 2003 yılından itibaren kendini yahudi, arap ve çingene müziğine verdi. kroke grubuyla çeşitli klasik müzik dışı konserler veren kennedy aynı yıl berlin philarmonic ile vivaldi’nin dört mevsim’ini bir kez daha yorumladı. ancak bu albümün satışları ilk yorumunun başarısına ulaşmadı.
Hakkındaki magazin bilgileri gelince: kendisi bir futbol hastası, aston villa takımının belki de en ünlü destekçisi. hatta futbol aşkı o kadar fazla ki rolls royce arabasını aston villa renklerine boyatmış. bir konser için gittiği berlin’de kaldığı otel odasını kırıp döken kennedy bu yüzden göz altına alınmış. 2002 yılında agnieska adındaki ve krakow’da tanıştığı polonyalı bir kız ile evlenen kemancının sark adında bir oğlu var. boş zamanını londra, brighton ve krakow’daki evlerinde geçiren nigel kennedy konserlerine yırtık kot, rengi atmış t-shirt, hatta bazen bunların üzerine geçirdiği bir pelerin ile çıkarak klişeleri yıkmaya bayılıyor. her ünlü kemancı gibi bir stradivarius keman kullanmış olan sanatçı, artık bir guarneri keman kullanıyor konserlerinde ve kayıtlarında. kendisi hakkındaki en yeni bilgi 24 ekim 2006’da bir bisiklet kazasında kolunu kırmış ve 2007 aralık sonuna kadar kesinlikle konser veremeyecek olduğu.
kaynak : sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=nigel+kennedy
Neden çok fazla türk ezgileri var? Özellikle one voice parçasında 2.30 dakikasında filan bariz bir yöresel ses var

West Meets East albümünde dimi o şarkı benim şarkılarda isim yazmıyor da , bir yalnış anlaşılmaya sebep vermeyelim

Eğer aynı albümden bahsediyorsak , o albüm direk balkan ezgileriyle harmanlanmış ve hatta itiraf ediyim Nigel Kennedy' i ilk dinlediğimde hakkında hiçbir fikrim yoktu ve kendilerinin balkan dolaylarından değil de İngiliz olduğunu, hatta ismini "Naycıl" diye telaffuz etmem gerektiğini farkettiğimde bütün dünyam başıma yıkılmıştı

öyle işte söylenecek çok şey var da kısaca özetlemek gerekirse severiz kendilerini

Naycıl deme ona Nigel o

Balkan müziğini zaten severiz bide nigel yaparsa daha çok severiz
desideriusa ezberletiğim bir adamdır sanırım 500 kez dinlemişizdir

yazık kıza ben ne dinliyorsam oda onu dinlemek zorunda (erkek hegomanyası)

Ayrıca Nigel dehşet Vivaldi yorumlar
Vivaldi sevenlere tavsiyemdir
Hahaytt üsteki benim feminist damarımı gün yüzüne çıkarma

Ayrıca seviyoruz da dinliyoruz hem sevmedim mi biliyorsun şansı yok. Baknız: Kitaro.
Neyse efendim sevelim sevilelim Nigel dinleyelim
