>>
Site Map
>>
Forums
>>
Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji
Forum module - topics in forum:
Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji - Baþkalarýnýn bilgisiyle bilgin olsak bile ancak kendi aklýmýzla akýllý olabiliriz.
Hippilik Nedir?
Hipi yaşam tarzı aslında bugünkü mutlak redçiliğin temellerini atan bir oluşumdur. Dünyanın üzerindeki tüm bitki, hayvan ve insanlara ait olduğunu kabul eden apolitik bir görüş. Kendilerine asla sınır koymayan, var olan tüm yetkilileri reddeden, komün hayatını savunan özgülükçü bir hareket. 1960'lı yıllarda dönemin komünist ve sağcı yapılanmalarına karşı çıkan, özgürlüğün bireyin kendi içinde olduğunu savunan; ancak uygulamaları ile anarşist düşünce tarzından tamamen ayrılan, düşünce biçiminin gerçek yaşama dönüştüğü yer aslında hipilik.
Tarım yerine toplayıcılık ve bahçecilik yaparak; genellikle vegan-vejeteryan beslenerek hayatalarının devamlılığını sağlamaktadırlar. 1970'lı yıllarda Türkiye hipiler için çok önemli yerlerden biri olmuştur. Bir çok hipi Katmandu, Tibet gibi yerlere giderken; Türkiye'de özellikle de İstanbul Sirkeci'deki tek yıldızlı otellerde ve pansiyonlarda konaklamışlardır. O dönemde Türkiye'deki hipi hareketinin de temelleri atılmıştır. Birçok sol görüşlü insan bu kişilerle tanıştıktan sonra politikadan uzaklaşarak onlarla dünya turlarına çıkmıştır. Bugün Türkiye hipiler için önemli noktalardan biri olma özelliğini korumaktadır. Rainbow festivali öncesinde dünyanın birçok yerinden hipiler Olimpos, Kelebek Vadisi gibi yerlerde toplanarak festivale gitmektedirler. Türkiye'de hipi hareket de altın yıllarını yaşamaktadır. Özellikle doğayla iç içe yaşam tarzını benimseyen insanlar eninde sonunda mutlaka bu hareketin içine kendilerini dahil etmektedir.
Bir akim olarak incelendiğindeyse hippelik ozellikle psikanalist Eric Fromm tarafindan gelmiş gecmiş en tutarli hareket olarak kabul gormektedir. Cunku 'cicek cocuklar' ozgur ask savunuculugunun, baris yanliliginin tum gereklerini yerine getirerek inandiklarini yaşamaktan hicbir zaman cekinmemiş ve genelgecer ahlakin butun karsitligina birliktelikleriyle karsi koyarak alternatif bir hayati surdurmeyi basarmislardir. Bu yasam tarzinin en sasirtici yanlarindan birisi olarak da komun yasayan hippie gruplarinin uyelerine tek tek bakildiginda hicbirinin cebinde metelik olmamasina karsin rahatlikla hayatlarini surdurebiliyor oluslari gosterilir.
Hippi sözcüğü A.B.D.de altmışlı yılların ortaları ve sonu arasında yer alan genç bir erkeği yada kadını yetişkin yaşın ortalarından otuzlu yaşlara kadar kadar belirtir.Hippiler daha çok "freaks" diye adlandırılır yani "uyuşturucu muptelaları.Sözcük büyük bir olasılıkla hipster'in kısaltılması olan , zenci gettolarında yaşayan "hip" ten gelmiştir.Hippilerin herhangi bir siyasal parti ve yada hareketle ilişkileri yoktur.Uyuşturucular , müzik ve cinsellik hippi kültürünün içinde elele yürümeye başlamıştı.Hippiler 1964'de "i want to hold your hand" diye mırıldanmışsa da 1967 de " why dont we do it in the road" adlı şarkıyı söylemişlerdir.Vejetaryan beslenme "in" et parçaları "out"tur.1965 te "hippi" sözcügünün ortaya çıktığı ve bu olgunun geliştigi yıl A.B.D. vietnama asker gönderir ve buna birçok başkaldırı ortaya çıkar.dünyaca ünlü boks şampiyonu muhammed ali clay, bu donemde basın açıklması yaparak vietnam savaşını kınadıgını ve askere gitmeyeceğini soyler.ve bundan dolayı muhammed alinin unvanı alınır ve 3 yıl sureyle ringlerden uzaklaştırılır. Zenci devrimci lider Malcolm X öldürülür.ve zenci birliğinin başına martin luther king gelerek unlu soylevi " bir düş gördüm"'ü bu donemde veir.. Amerika'da sisteme aykırı hareketleriyle ön plana çıkan hippilerde özgürlükçü ve antimilitarist akımlar oluşmuştu. Amerikadaki 60 kuşağının en önemli hareketi o zaman Amerika'nın yürüttüğü Vietnam Savaşı'na karşı hippilerin muhalefetiydi.Bu dönemde Amerikadaki gençler orduya girmemeye zorlanıyordu.
agnostic isimli Üye şimdilik offline konumundadır Alıntı ile Cevapla
bir zamanlar dünyalıların ellerine dünyayı değiştirme fırsatı verdiler ama ilgilenen olmadı hoş bu onların pek te umurlarında değildi ve çekip gittiler ''DİĞER''leri gibi.
''Ordekler,Kesit No-472''

düşünce olarak iyi uygulama olarak ofsayt
zamanında çok tutarlı olduklarını düşünüyorum.keşke öle bi kuşak olsa yeniden.ben 1960 larda yaşasaydım kesinlikle olurdum
Yuppi gibi bişey olsa gerek

"Hip" İngilizce "kalça" anlamına gelir ve "Hippie" teriminin yayılıp yatarak kalçalarını büyütenlere verilen isim olduğu söylenmektedir. Ayrıca Hippie'nin açılımı konusunda da birşeyler duymuştum... Kasabalarda yaşayan, entellektüel bişey bişey insanları gibi bir açılımı da varmış.
Yuppie diye bir akım var şuan "hippie"liğin tersi olarak. "Young Urban People" olarak açılımı... Bu akımdakiler de şehirde yaşayan, genç ve kariyer sahibi, hayatı profesyonel bir şekilde yaşayan insanların yer aldığı bir akım... Biraz araştırmaya çalıştım ama konuyla ilgili detaylı bilgi bulamadım...

Ben biraz daha araştırayım konuyu

Hippi:
H-ayatı İ-plemeyen P-arasız P-ulsuz İ-nsanlar

Şaka bir yana, Hippiliğin bir akım olduğunu hepimiz biliyoruz sanırım. 1960' lı yıllarda öne çıkan, savaş karşıtı, barış yanlısı, özgürlükçü, eğitimi ve düzeni eleştiren bir akımdır. Ve bu bir yaşam tarzına dönüşmüştür daha sonralarda. 1970' ler de daha bir boy göstermişler.
Kısa bir bilgiye ulaştım. Paylaşayım sizlerle de;
1968 yılında dünyada esen serbestlik rüzgârının yansımaları olan hippiler, 70 lerde uzakdoğu orijinli dünya gezilerine çıkmaya başladılar ve Hindistan, Nepal, Katmandu gibi Budizm ağırlıklı yerlere ulaşmak için rotalarını genelde Türkiye üzerinden çizdiler.
Kendilerine çiçek çocukları, barış elçileri gibi enteresan isimler veren Batı Avrupanın ve Kuzey Amerikanın işsiz, parasız entel gençleri, volkswagen marka minibüslere doluşarak istanbula geldiler ve uzun yıllar Sultanahmet' i kendilerine buluşma yeri seçerek, burada ucuza konaklamaya başladılar.
Uyuşturucu ağırlıklı bir yaşam tarzı süren ve garip giysiler giyerek sürekli şarkı söyleyen, çalışmayan, üretmeyen bu akımın temsilcilerine tüm dünyada olduğu gibi bizde de hippi denildiği gibi, İstanbul halkı tarafından kendilerine ikinci bir isim daha takıldı; bitli turist...
Sultanahmet semti de bundan nasibini aldı ve adı; bitli Sultanahmet oldu uzun yıllar... Hippilik akımı 1980 lerin başında yokoluş sürecine girince, hippiler de İstanbulu terketmeye başladılar.
- ya oğlum 70'lerin ruhu başkaymış be ha, başkaymış.
- ne diyosun olm, her taraf konser, hele bir woodstock warmış ki öff.
- bilmez miyim olm insanlar da başkaymış o zaman be, babamla annem de woodstock'ta tanışmışlar.
- oha nasıl olmuş lan ?
- ya annemde kuyruk warmış işte, neyse babam da girmiş 40. mı neymiş ?
- ne kuyruğu lan ?
- ya seks kuyruğu işte, o zamanlar bunlar doğalmış, seksi, birisine bir bardak su uzatmakla aynı şey olacak görüyorlarmış
- eee.
- babam da "sonradan kızcağıza problem çıkarmayayım" diye içine boşalmayınca annem babama aşık olmuş. gerçi babamı 1 hafta boyunca başka kızların kuyruklarından alamamış ama yine de aşk işte, oluşmuş bi şekilde.
- way be 70'ler. benim babam da diyarbakır'da ayakkabı boyacısıymış, annemi bir gün çamaşır asarken görmüş.
- bu ne lan ?
- ciddiyim oğlum, aşık olmuş, istetmiş vermişler işte.
- baban woodstock'a gitseydi belki gerçek aşkı bulurdu.
- bilemem, belki de senin muhtemel babalarından biri o olurdu.
- ne diyorsun lan sen ?
- woodstock, diyorum, 70'ler ruhu. tuz ruhu.


eskisi gibi hippielik kalmadı orası doğru ama hala yaşayan hippieler var sultanahmette toto mesela 70e gelmiş olmasına rağmen hala kendi içinde ve çevresindeki insanlarla hippieliği yaşatıyolar!ama bu türkiye için öyle yani türkiyedeki hippieler parmakla gösterilecek kadar az! belli tarihlerde hala dünyanın 4bi yanından gelip olympos ve kelebek vadisini gezmek görmek için gelen bi dolu hippie var!ama en çok isveçte hippieliği yaşayan ve yaşatan insanlar olduğunu biliorum .baya bi hippie arkadaşım var çünkü isveçte

hippie oldum!
Saçlarımı bugün bir kuaföre gitmek ve rengini gökkuşağının renklerine boyatmak istiyorum. Ağzıma hiç sigara koymadım şu ana kadar ama bir paket sigara alıp sabaha kadar içmek bütün o yirmiliği bitirmek istiyorum.
Kuaförüm sen mi diye cevap verecek biliyorum. Benim ona cevabım(evet doğru duydun renkleri gökkuşağı renklerine boyayacaksın)hemen başla.
Oradan Kızılay?daki ıslak, nemli kokan çay bahçelerinden birine oturup simit dünyalarından aldığım simitlerle kahvaltımı yapacağım.
En sevmediğim şeydir şu simit ama nedenini de bilmiyorum. Ama bazen seviyorum bazen de sevmiyorum, sevmediğim günler çoğunlukta.
Kızılay?daki pasajların birinden yırtık tişörtler, yandan sallanan zincirli dizlerine kadar sanki köpeklerin parçaladığı pantolonlar ve uzayda imal edilmiş düşüncesi yaratan o ayakkabılardan bir tane alıp doğruca soluğu rant a car da almak istiyorum.Her zaman araba kiralıyorum ya bugün motosiklet kiralamayı düşünüyorum
Biliyorum beni bu kıyafetlerle pek ciddiye almayacaklar ama bu teçhizatı topladıktan sonra ben kiralama şirketine hanım hanımcık gideceğim oradan planlarımı evde Gerçekleştireceğim.
Evden çıktığım vakit ,Biliyorum komşuların suratındaki limoniye kaçan surat ifadesi ile, ne olmuş buna ya!
Bu bizim komşunun kızı değil mi diye hanımına bakan bey . Allah, Allah Bu ne hal diyecekler. Onlara bir selam verip kaskımı taktığım gibi bekle çılgınlıklar bende geliyorum .
Soluğu sabaha kadar eğleneceğim diskonun önünde motorumu park edip o bar senin bu bar benim
Girdiğim marketten sakız, kola, biralar almak istiyorum onları inadına parklarda içmeliyim evde hiç bu kadar güzel olmuyor. Taki bekçi gelip beni elimde bira şişem,ağzımda öksüre,öksüre tüttürdüğüm sigaramla beraber tuttuğu gibi parktan dışarı atıncaya kadar...
Aslında başlangıç noktaları ve düşünceleri güzel. Fakat özgürlük diyerek yerleşik düzene ayak uydurmamaları, toplumsal bir çok kuralı, öğretiyi yok saymaları yokoluşlarında büyük etken sanırım. Düzeni olmayan bir toplum kaybolmaya mahkumdur. Annem bazen beni onlara benzetir, çok gülerim, çünkü alakam yok.bazı görüşlerine (savaş karşıtı, barış yanlısı, özgürlükçü (abartmadan), eğitimi ve düzeni eleştiren) katılsamda yaşam tarzlarını benimsemediğim başarılı olmadığını düşündüğüm bir akım..Yaşadıkları döneme sadece renk kattıklarını düşünüyorum.

Tam 1 Ütopya
Ula$ılamaz gelecek...
Kendi içinde bozulması çok kolay olan dışarıdan güzel gözüken yaşam biçimi

Sevmez değilim ama hippie olduğunu iddia edip de mc donalds'da yemek yiyen çok tanıdığım oldu. Günümüzde tamamiyle yok olduğunu düşünüyorum, bir kaç istisna hariç.
walla bildiğim kadarıyla 60-70'lerde hüküm sürmüş şirin,sempatik adamlardır hep merak ederim gerçekten filmlerdeki gibiylermiydi yanar dururum keşke hala eskisi gibi büyük topluluklar halinde var olsalar die ama soyları tükenmiş hepsi 50-60'ında dinazor olmuş
