>>
Site Map
>>
Forums
>>
Karalamalar
Forum module - topics in forum:
Karalamalar - Kafa öne eðilir ve yazýlar çýkar..
-hayır dedi genç kız..
hayır dedi genç kız buna izin veremem, bu gece uyumalıyım, bedenim rahat etmeli sıcak yatağımda.. ölü bir ceset gibi yatır beni yatağıma.. düşünmeliyim, düşünmeliyim.. içtiğim paketteki sigaraların son nefesini çekerken dumanın içime dolup kusma isteği geldiği an gibi düşünmeliyim bu gece kusana kadar.. başım çatlamalı ağrıdan yumruklarım morarmalı ama vücudum hareket etmemeli bu gece.. dokunma bana bu gece öldüğümü farzet camları aç soğuk girsin içeri.. titremeli bedenim bu gece, güneyde olsam, biraz rüzgar.. Hayır. Parçam çalsın radyoda sabaha kadar the beloveds cry.. Asla bir özür duymak istemiyorum hiç kimseden, kucaklamaya ihityacım yok ilginizi çekin üstümden, siz göremesenizde varım ben!!..
Sırf ses olsun diye televizyonu açıp temizliğini yapan annem gibisiniz sizde, televizyonun karşısında oturup hayallere takılan ne izlediğini bilmeyen insanlar.. Su şişemi getir, müziğin sesini aç yanlız bırak beni.. Bedenim umrumda değil, ilk kaybımı 2,5 yıl önce verdim.. kulaklarım iyi duymuyor aç şu müziğin sesini.. Sinirliyken insanların susmadam öğüt vermelerine tahammül edemiyorum.. kapıları kapatmak isterken sürekli açılıp bişeyler söylenmesi çıldırtıyor beni.. 17lik kız tripleri yine, bunca sene geçti alışmam gerekirdi bu duruma.. intihar girişimlerine tövbe ettik dün gece tüh bir gün daha sabredebilseydik.. kabullenmek zor kendini seviyorsan rol yaparsın seviyorum evet.. ölmeli miyim bu gece.. bileklerimdeki çiziklerden bikaç tanesi belli belirsiz içimi sızlatıyor bu düşüncelerin arasından kıvrılan bir sürü hap masanın çekmecesinde.. Hayır. Olmaz. Bedenim sallanırken yatakta uzanmaz elim bileklerim sızlıyor yine.. Hayalime giriyorsun artık hayal değil gün içinde benimle beraber yaşıyorsun.. My Requiem.. Seni daha görmemiş olmak hayallerimi daha güçlü kılıyor her defasında düşündüğüm tek şey var gündüzün ortasında. Evin karşısındaki duvarda oturuyorum sigara paketim çakmağım ve telefonum.. çantasız çıkmam sokağa büyük çantam olmalıydı yanımda içinde ıslak mendilim parfümüm göz kalemim rimellerim kırmızı rujum siyah hırkam ve özel eşyalar.. ama yok bu ilk değişiklik belki de, penceren açık içerden klavyenin sesleri geliyor yazmaya devam ediyorsun.. yanına gelmek istiyorum ama bırakamıyorum ortamı duvarın aşağısında oturmuş iki kız kahkahalar süzülüyor gecenin ortasında bir tek senin odanın ışıkları yanıyor.. inatla yazıyorsun bitirmelisin tüm hayatını bir gecede sığdırmalı bu geceye tüm yaşadıklarını, duvardan atlayıp veda ediyorum geceye ve sohbete devam eden kızlara, anahtarı kapıda unutmuşum.. bi kahve yapıp odana girmek ve arkandan gelip sarılmak sana sıcacık!! Saat 04.00 uykumun orta yerinde uyandıran sen bile olsan tokadı geçriririm yüzüne.. tokat.. Hiç bir şeye tahammül edemediğimi ve kolunu kıvırıp müsait bi yerine tekme geçirebilcek gücüm olduğunu kafanın bir yerine sok şimdlik.. Aldırmıyorum bu gecelik.. Tek ses çıkarmadan uyuduğunu duyabiliyorum.. Ve güneşin doğuşuyla birlikte kollarında uyanmamın sevinci.. Şimdilik hayalden ibaret..
Duvarlarımda sonsuzluğa uzanan bir yol çizilsin küçücük ben bileyim sadece sonunu.. Giyinip çıkmam gerek uykusuzluk ve düşüncelerden sıyrılamamış bir beden yine gündüze merhaba, siyah bluzum siyah dar kotum ve çizmelerimle yine aynı ben, zavallı ayna hergün aynı beni görmekten bıkmış olmalı, kenarları pas tutmuş değiştirmeli miyim acaba, hayır vitrinlerin arkasındaki aynalar gibi diğer aynalarda göstermez bendeki değişikliği.. karşısına geçip şarkı söylediğim, hocamın tavsiyesini dinleyip karşısında ingilizce konuştuğum tek nesne

saçmalıyorum.. Hayalimi gerçekleştiremesem de bitmek bilmeyen o yolda yürürken müziğin sesini yükseltip kendimi müziğe kaptırarak yürürken, gerçekten o kalabalık caddede yanlız kalabildiğimi hissedebiliyorum bazen.. belki de gün boyu süren tek mutluluğum bu onca yola rağmen.. off kahretsin bi dakka içim sızladı yine.. sanki derinlerde bi yerlere batırılan toplu iğnelerim var biliyorum.. acıya doğru çekiliyorum büyük bi kuvvetle, telefonun kulaklıklarına benzettim bu sabah ikimizi.. biri sağa biri sola takılıo arada mesafe aynı etkileşim içerden.. birbirine yaklaştırsan izin vermeyen bi kuvvet var ense yapıp kayıyor mutlaka. En mantıklısı kulakta kalması içerden etkileşimli, dedim ya senle ben gibiler uzağımda da olsan içimdeki kalp gibi bişey olsa gerek etkileşim diye adlandırdığım, belki okuyanın anlamayacağı.. Aman ne zaman anladı ki beni, Allah belanı versin git başımdan desen bile susmayacağım ama hayır deme biraz daha dinle beni. Ya da boşver anlatılcak kayda değer bir şey yok nasılsa. Bakırköyün arka sokaklarında yürürken gittikçe eski binaların hala yaşadığı bir sokağa doğru yaklaşmaya başladım. Hava karardı yağmur düşmek üzere, kahretsin nefret ederim yağmurdan.. Çıkmaz bir sokağa daldım gittikçe uzadı yol sonunda demir parmaklıklar olan ve sahile bakan balkonumsu bir yere vardım.. yürüdüğüm asfaltın altından arabalar geçiyormuş.. yolda giderken solumdaki evlerin birinin bodrum katında kedi besleyen biri vardı sanırım. O evin penceresi önünden sokağın çıkmazına kadar park etmiş arabaların üstünde, evlerin pencere mermerlerinde, ağaçların altında her bir tarafımda kediler vardı. Hiç birini sevmedim!!.. Uzağa dalmış aval aval bakarken ortam tanıdık geldi birden.. Yıllar öncesinde bir kez daha gelmiştim buraya bunu yeni hatırlıyor olmam imkansız. Nasıl geldim kiminle geldim şimdi nerden gidicem eve. Geldiğim yollar kilitlendi sanki yağmur hızlandı, elbiselerim sırılsıklam, içimdeki korkuyu anlatamam sana, git artık git lütfen git git. Ya kurtar beni bu korkulardan ya da git lütfen.
baya bi karmaşık duygular içerisinde olmalısın çünkü karışık bi yazı olmuş ...
yani güzel olmuş(: emeğine sağlık
karmaşık evet