>>  Site Map >>  Forums >>  Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji

Forum module - topics in forum:



Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji - Baþkalarýnýn bilgisiyle bilgin olsak bile ancak kendi aklýmýzla akýllý olabiliriz.



Felsefe Nedir?

"Felsefe değil; felsefe yapmak öğrenilebilir" der Kant. Bu haklı önermeden yola çıkarak yüzyıllardır felsefenin ne olduğu ve nasıl olması gerektiği kesin cümlelerle açıklanamamıştır. Tarihin her döneminde mevcut büyük filozofların kendilerine özgü yöntemlerle felsefe dünyası içinde bulunmaları bu konunun ne kadar göreceli olduğunun diğer bir kanıtıdır. O yüzden kısa alıntıyla açıklamak gerekirse;

Halk dilinde, filozof denince, ya bulutlarda yaşayan bir kimse, ya her şeyi hoşgören, hiçbir şeye aldırmayan kimse anlaşılır. Oysa tam tersine, filozof, bazı sorunlara, kesin, açık yanıtlar getirmek isteyen kişidir ve eğer felsefenin, evrenin (dünya nereden geliyor? nereye gidiyoruz? vb.) sorunlarına bir açıklama bulmak istediği dikkate alınırsa, elbette ki, filozofun pek çok şeyle uğraştığı ve, söylenenin tersine, çok şeye aldırdığı görülür.

Öyleyse, felsefeyi tanımlamak için, felsefenin, evreni, doğayı açıklamak istediğini, en genel sorunları incelediğini söyleyeceğiz.

Felsefenin konusu göreceli olarak daha az gelen olan sorunlardan oluşur. Toplum tarafından görülmeyen, ancak toplumda ve insanlık üzerinde etkisi olan sorun ya da sorular üzerinde durulur.

Felsefe bilimleri oluştururken, bilimlerin bir uzantısı halindedir; bilimsel olguları tartışmaz ancak henüz bilimsel anlamda kanıtlanmamış soru ya da düşünceleri bilimi baz aralarak bilimden destek alarak açıklar.

Mesela tanrı olgusunu inceleyen bir felsefeci bilime başvurur; mantık silsilesi içerisinde bilimsel verileri kullanarak sonuca ulaşır. Sonuca ulaşamamış ise gelecek olan kuşağa kaldığı yeri (bayrağı) bırakır.

Bu bilim, biyoloji, fizik, kimya, matematik, geometri, tarih, coğrafya olabilir.

Felsefe hayat biçimi yaşam tarzı değil hayatı algılama ve yorumlama uğraşısıdır.

Felsefe Ne Değildir?

Halk arasında geçen "hayat felsefeniz nedir?" sorusuna verilecek cevap felsefeye girmeyeceği gibi böyle bir soru da felsefi bir soru değildir.

Felsefe kişisel sorunlarla ilgilenmediği gibi toplumun bazı sorunları da felsefenin ilgi alanına girmez.

Örneğin bir felsefeci, depresyona girmiş birinin "bütün insanlar kötü, yaşamaya değmez bu dünyada" savını felsefeyle çürütmeye kalkmaz, bu konuyla felsefi açıdan ilgilenmez. Bu sav ancak, bu savı ortaya atan kişi tarafından -psikiyatri bilimi yardımıyla depresyondan çıkması koşuluyla- çürütülebilir.

Bilim olmuş fikirleri (fikir olmaktan çıkmış) felsefe evirip çevirip tekrar tartışmaz...

Yukarıda da belirttildiği gibi felsefe bir yaşam tarzı değildir. Felsefeciler şöyledir ya da böyledir şeklinde bir genelleme yapılamaz. Yani filozoflarda diğer insanlar gibi güler, ağlar, üzülür, korkar, sever, aşık olur, küfür eder (ya da etmez), sinirlenir, toplumunu sever (ya da sevmez), kaygıları vardır, coşkuları vardır... Nasıl ki bir öğretmen mesai saatinden sonra evine gidip gündelik yaşam koşullarına ayak uyduruyorsa felsefeci de aynı şekilde yaşar.... (Esma Sevinç Kontul)

Felsefe diğer disiplenlerden sorgulama yöntemiyle ayrılır. Filozoflar, ilginç, harika veya şaşırtıcı buldukları bir konudaki şüpheleriyle ilgili anlaşılır örnekler verebilmek için, genellikle sorularını problemler veya bilmeceler olarak çerçevelendirirler. Bu sorular genellikle bir inanca ait varsayımlarla veya insanların karar vermek için kullandıkları yöntemlerle ilgilidir.

Filozoflar problemleri mantıksal bir şekilde ortaya koyarlar. Tarihsel olarak geleneksek mantıkın kıyaslarını, Frege ve Russell'dan itibaren de sembolik mantık kullanır ve daha sonra kritik okuma ve fikir yürütmelerle bir sonuca doğru ilerlerler. Sokrat gibi, tartışmayla, veya diğerlerinin ileri sürdükleri fikirlere cevap vererek, veya dikkatli kişisel düşünmeyle cevap ararlar. Filozoflar bu yöntemlerin birbirine göre üstünlükleirini tartışa gelmişler, örneğin felsefi "çözümlerin" nesnel, kesin yani gerçeklik hakkında bilgi veren mi; yoksa konuştuğumuz dilin mantığına açıklık kazandıran veya hatta kişisel terapi mi olduğunu sorgulamışlardır.

Dil filozofun en önemli aracıdır. Analitik felsefede felsefi yöntemle ilgili tartışmalar felsefe ve dille ilgiliydi. Kıta Avrupa'sı felsefesinde de benzer kaygılar vardır. Meta-felsefe, yani felsefenin felsefesi, felsefi problemlerin, felsefi çözümlerin ve problemden çözüme gidişteki yöntemlerin doğasını araştırır. Bu tartışmalar aynı zamanda dil ve yorum üzerine yapılan tartışmalarla da ilgilidir.Yani felsefe düşünce ve mantık bilimi olup her şey hakkında birçok şey bilme sanatıdır. (vikipedi)

"Felsefe neyi bilmediğini bilmektir" Sokrates






Felsefe yapmak ölmeyi öğrenmektir."
Karl JASPERS

"Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir."
SOKRATES

"Doğruyu bulma yolunda, düşünsel bir çalışmadır."
PLATON

"İlkeler ya da ilk nedenler bilimidir felsefe."
ARİSTOTELES

"Mutlu bir yaşam sağlamak için, tutarlı eylemsel bir sistemdir."
EPİKUROS

"İnanılanı anlamaya çalışmaktır."
ANSELMUS

"İnanılanın inanılmaya değer olup olmadığını araştırmaktır."
ABAELARDUS

"Eleştiridir."
CAMPENELLA

"Deney ve gözleme dayanan bilimsel veriler üzerinde düşünmektir."
F. BACON

"Felsefe yapmak doğru düşünmektir."
T. HOBBES

"Felsefe bir bilimdir ve geometrik yöntemi metafiziğe uygulamak gerekir, felsefeyi kesin bir bilim yapmak için."
DESCARTES






Yunanca "seviyorum, peşinden koşuyorum, arıyorum" anlamına gelen phileo ve "bilgi, bilgelik" anlamına gelen sophia sözcüklerinden türeyen terimin işaret ettiği entelektüel faaliyet ve disiplin.

felsefe Yunanlılar için, "bilgelik sevgisi" ya da "hikmet arayışı" anlamına gelmiştir. Başlangıçtaki bu özgün anlama göre, her türden bilimsel araştırmacıya filozof adı verilmiştir.

Başlangıçtaki söz konusu anlamına rağmen, felsefenin bir tanımını vermek oldukça zordur. Bunun en önemli nedeni, hemen bütün felsefe tanımlarının tartışmalı olmasıdır. Bu ise büyük ölçüde felsefe denen faaliyet ya da disiplini anlamının, veya felsefe anlayışlarının tarihin akışı içinde çağdan çağa, hatta filozoftan filozofa kökten bir biçimde değişmesidir.

Örneğin, Platon ve Platoncular için felsefe, empirik gerçekliği değil de, idealar alemini, soyut kendilikler dünyasını betimleyen ve bütün doğruları nihai ilkelerden çıkarsamak suretiyle temellendiren a priori bir disiplindir.

Oysa Aristoteles'te felsefe, gerçekliğin daha genel yönlerini betimlediği için, bilimlerin bir devamı olmak durumundadır. Felsefe bilimlerin ya kraliçesi, ya da onların önündeki engelleri ortadan kaldırdığı için, ağır işçisidir.

Ortaçağda dini inançları temellendirmek için, teolojinin hizmetkarı olma görevini üstlenen, başta ilahi gerçeklik ve onun dünya ile olan ilişkisi olmak üzere, yine gerçekliği betimleyen felsefe, empiristlerin, ama özellikle de J. S. Mill ve W. O. Quine gibi radikal empiristlerin gözünde de, diğer bütün disiplinler gibi, gerçekliği betimleyen bir etkinlik olmak durumundadır.

Felsefenin anlamı ve göreviyle ilgili bu mutabakatı bozan filozof, ünlü Kopernik devrimiyle Kant olmuştur. Zira ona göre, felsefenin nesnelerden ziyade, nesneleri bilme tarzımızla meşgul olması gerekir.

Başka bir deyişle, Kant, bilimin gerçekliği betimlediği yerde, felsefenin şu ya da bu türden nesnelerle, Platon 'un varoluşunu öne sürdüğü cinsten kendiliklerle uğraşmadığını savunmuştur.


Felsefe, bunun yerine dış dünyadaki nesneleri deneyimleyebilmemizin veya bilebilmemizin zorunlu önkoşullarını araştırır.Bir de bunları bir şekilde tamamlayan, bilimin kendine özgü bir teknolojik, kültürel mana kazandığı 19. yüzyılın felsefe konsepsiyonlarından, bilime, bilimlere dayanan bilimsel felsefeyle dünyayı ve insanın dünyadaki yerine ilişkin genel bir görüş, bir dünya görüşü olarak felsefe anlayışından söz edildiğinde, herhalde felsefenin özü itibariyle rasyonel bir eleştirel düşünce, dünyanın genel doğasıyla (metafizik ya da varlık teorisi), dünya ile ilgili inançların mahiyeti ve haklılandırılması (epistemoloji) ve dünyamızdaki eylem tarzımız üzerine sorgulayıcı ve de refleksif bir düşünce etkinliği olduğu söylenebilir.

Buna göre, felsefenin konusu 'nihai ve en yüksek şeyler', genel olarak varlık, bir bütün olarak evrenin kendisini ya da insanın eylemlerini, yaşamını ve yazgısını en temelli bir biçimde etkileyen şeylerdir.

Varlığı bir yönüyle ya da belli bir bakımdan ele alan bilimlerden farklı olarak, felsefe, varlığı bir bütün olarak ele aldığı, varlığı varlık olmak bakımından incelediği, olanı betimleyen bilimlerden farklı olarak olması gerekene yöneldiği için, konularına uygun düşen yöntem ya da yöntemleri kullanır.

Buna göre, felsefenin konuları arasında yer alan şeyler, duyuların ya da duyusal kavrayışın çok ötesinde kaldığı için, felsefe duyuları kullanmaktan özenle kaçınır.

Felsefe saf düşünceye, refleksiyona dayanır ve a priori bir araştırmadır. Buna göre, felsefe bir kavram analizinden oluşur ya da kavramsal analiz temeli üzerinde yükselir. Öte yandan, felsefe ulaştığı sonuçları kanıtlamak için, belirli ve kesin birtakım işlem ya da yöntemler kullanmaz.

Felsefe bilimle kıyaslandığında, bilimin dünyada yer alan şeyleri betimlerken, felsefenin onları sınıfladığını söylemek gerekir.

Bilim bilgi verirken, felsefe bilginin ne olduğunu, neyi ve nasıl bilebileceğimizi araştırır. Öyleyse, felsefe varolan şeylerle ilgili olarak akla dayalı bir açıklama sağlar; bilimlerin ayrı ayrı ele aldığı olgu sınıflarının tümünü birden açıklayacak en genel ilkelere ulaşmaya çalışır. Bu anlamda felsefe, varlığın ilk ilkelerinin bilimidir. Özel bilimlerden kazanılan tüm bilgilerin eleştirisini ve sistematizasyonunu gerçekleştiren en genel bilim, bilimlerin bilimidir. Ve nihayet, felsefe insanın yaşamını, değerlerini ve amaçlarını sorgulayan, bu alanda insan yaşamının ve eylemlerinin kendilerine dayanacağı genel ilkelerin bilgisidir.

Felsefe bir faaliyet, bir düşünce faaliyetidir. İnsanın soru sorabilme yeteneğine dayanır ve bu bağlamda, o belirli türden sorular hakkında belirli bir türden düşünme faaliyetidir.

Felsefeyi tüm diğer disiplinlerden ayıran en önemli özelliği, felsefenin bu türden sorular üzerinde düşünürken, mantıksal argüman ya da akıl yürütmeye dayanmasıdır.

Buna göre, filozoflar, bu mantıksal akıl yürütmeleri ya kendileri yaratırlar ya da başkalarının akıl yürütmelerini eleştirirler. Filozoflar, aynı zamanda bu akıl yürütmelerin temelinde bulunan kavramları analiz eder ve açıklığa kavuştururlar.

Filozoflar, insan yaşamını ilgilendiren her şey hakkında akıl yürütebilir, her şeyi felsefi bir problem konusu yapabilirler. Filozoflar, örneğin bizim apaçık ve doğru olduklarına inandığımız inançlarımızı sorguya çekerler.

Yaşamın anlamını meydana getirdiğini söylediğimiz temel sorular üzerinde dururlar. Dinle, Tanrı'nın varoluşuyla, doğru ve yanlışla, dış dünyanın varoluşuyla, bilginin kaynağı ve sınırlarıyla, bilimle, sanatla ve daha birçok konuyla ilgili sorular üzerinde akıl yürütüp, bu sorulara genel geçer ve nesnel yanıtlar getirmeye çalışırlar.

kaynak; http://felsefetarihi.net






bence felsefe yaşamın her köşesinde yaşamaktır felsefe göz yumamaktır sürekli sorgulamaktır






bence felsefe yaşama ışık tutan bir yoldur.yaşamayı öğrenmektir.sormak ve bunun sonucunda yaşama dair herşeyi algılayabilmek kavrayabilmek öğrenmek demektir.felsefe olmadan düşünülemez düşünmeden sorgulama olmaz sorgulamqa olmadan da öğrenilemez öğrenilmeden de yaşamak imkansızdır.






felsefe hayatı becerebilmektir...






bir varligi ya da var oldugunu dusundugumuz sey üzerinde, her kisiye özel yorumlarinin yapilmasi sonucunda verilen cevaplarin tümünün tek basina toplanmasi....






mühim olanın cevaplar değil sorular olduğu, ancak sınavında boş bıraktığın her cevabın - puan olarak geri döndüğü zihinsel aktivite.






benim insan oldugumu kanıtlayacak ve bir butun yapacak kendimce belirlemiş oldugum 3H(3 hedef:siyaset/politika-felsefe-din) ten biridir.

Felsefe benim için soruların oluşturdugu çıkmazlar dünyası değildir.Sordugum sorularla sürekli farklı kapılardan girip farklı pencerelerden bakmamı,uzerinde sorular sordugum şeyin aklımın sınırlarının zorlandıgı ölçüde temeline inmemi ve o ölçüde anlamlandırmamı sağlayan ve bence insana insan vasfını kazandıran, Allah tarafından insana verilen aklın kullanım klavuzudur. Nitekim bir insan felsefe yapabildigi ölçüde akıllıdır.






Bildiğim tek şey var ise o da hiç bir şey bilmediğimdir.






atatürk'ünde en çok etkilendiği isim yeterince güzel bi tanım yapar ;
"günümüzde felsefeye hala gereksiz bir olay gibi yaklaşıyorlar ama yanıldıklarının farkında değiller.." (Montaigne)

* felsefe okuduğum bölümdür ayrıca






Ege'nin okuduğu bölümdür. Severim kendilerini. Felsefe iyidir.






felsefe yolda olmak demektir. - karl jaspers






"Felsefe boş vakit geçirme aracıdır" demiş filozof David Hume. böyle söylemesi garip doğrusu başka manaları olmalı bu sözün




Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content

Search from web

Valid HTML 4.01 Valid CSS