>>  Site Map >>  Forums >>  Karalamalar

Forum module - topics in forum:



Karalamalar - Kafa öne eðilir ve yazýlar çýkar..



Onu öldürmek, Onu kaybetmek, Onu gömmek, Onu unutmak, Onu y

3 Ocak 1999
Kış ölüm gibidir,güneş ışığını hissedemez, soğuğun içine işlemesini engelleyemezsin…Artık bir ölüyüm,cigerlerimin dibine kadar inen suyu hissediyorum...boğazımdaki yanma hissi hoşuma gidiyor,ellerim titriyor, bedenim boşuna çırpınıyor... Suyun dondurucu soğukluğundan mı? yoksa, havasızlığın etkisiyle mi bilmiyorum vücudumun morardığını görüyorum. Sonra biri geliyor. beni sertçe çekip yüzüme eğiliyor. Yüzündeki yarı telaş yarı korkuyu görebiliyorum, ve derin bir uykuya dalıyorum,hissizleşiyorum...

29 Mart 1998
Yanımda çok yakınımda birini hissediyorum. Gözlerimi açıyorum, merakla beni izleyen bir çift gözden başka birşey göremiyorum önce, gözlerim parlak güneş ışığına alışınca şaşkın suratına bakıyorum. Çok yabani bir tipi var, Kendimi yanlış birşey yapıyormuş gibi hissediyorum, yattığım yerden kalkıyorum… Birkaç dakika sonra, kendimi konuşmaya hazır hissettigimde, burada ne yaptığını soruyorum, sesimin endişeli çıkmasını engelleyemiyorum, gerçekten korkuyorum, Uzun zamandır benim olan bu cenneti başkalarıyla paylaşma fikri hoşuma gitmiyor çünkü. Birkaç fotograf çekip çekemeyeceğini soruyor, Çaresizce kabul ediyorum, O işini yaparken, gözlerimi ondan alamıyorum,simsiyah beline kadar uzanan saçlarından, beyaz uzun bir eteginden, uzun kollu mavi bir kazakgindan, yuzundeki ciddi ifadeden, parlıyor ates bocegi misali.. birkaç fotograf daha çekiyor, tekrar o sevimli ifadesiyle teşekkur ediyor, hızla kayboluyor. Ruya gibi...

1 Nisan 1998
Bugün tekrar oradaydı. Ama bu sefer gözlerimi hemen açmadım. Göle eğildiğini,suya dokunduğunu duydum...

12 Nisan 1998
Fotoğrafımı cekti, gözlerimi sinirle açtım, ama kızamadım, muzipce sırıtıyordu. Neden fotoğrafımı çektiğini sordum. Bundan hoşlandığını söyledi.

15 Nisan 1998
Artık beraberiz.

28 Nisan 1998
İlkbahar hayata tekrar başlamak gibi. Taze havanın arasından parlayan guneşin gözlerini kamaştırmasını engelleyemezsin. Kendimi Onunla mutlu hissediyorum, gülümsemesi mi? yoksa sadece ilkbaharın varlığımı beni yaşama döndüren merak ediyorum...

8 Temmuz 1998
Burayı başkalarına göstermek istediğini söylüyor, ilk kavgamızı yapıyoruz... Yazın kavurucu sıcağında iyice gerilmiş sinirlerimiz patlıyor… Ben kazanıyorum… Ama ertesi gün yanında birkaç kişiyi getiriyor. Onunla kavga etmek,akarsuyun tersine kürek çekmek gibi birşey. Onunla birkez daha tartışırsam sandalımın çatlayacağını hissediyorum...

16 Agustos 1998
Burayı gün geçtikçe daha çok insan tanıyor. O çok mutlu. Bense artık buradan nefret ediyorum...

23 Eylül 1998
Bana cennetin ilk fotoğraflarını gösteriyor. Sıra beni gizlice cektiğine gelince, gülümsüyor, ben sinirleniyorum, çok şaşkın çıkmışım… Oysa O bu fotografımdan çok hoşlandığını söylüyor. Zorla elinden aldım, suratımı ellerimle parçalarken, sonbaharın habercisi yağmur damlaları düşmeye başladı üzerimize. Kazanmamın zaferine yüzümde büyük bir gülümsemeyle döndüm eve.. Onunsa yagmur damlaları zannettiğim iri gözyaşları varmış yüzünde. Ertesi gün, çok sevdiğim uzun saçları yoktu artık… Sandalımız parçalanıyor. Onu kaybediyorum...

3 Ocak 1999
Bana günlüğünü verdi. Cennetin anahtarları yazılı kırmızı günlük.
İlk sayfasına şu cümleleri yazmış;
"26 Nisan 1998
…İlkbahar hayata tekrar başlamak gibi... Taze havanın arasından parlayan güneşin gözlerini kamaştırmasını engelleyemezsin… Kendimi Onunla mutlu hissediyorum,gülümsemesi mi yoksa sadece ilkbaharın varlığımı beni yaşama döndüren merak ediyorum…"
Sayfaların arasından özenle yapıştırılmış resmim düstü kucağıma. Gözlerime dolan yaşlar yazıları okumamı güçleştiriyor... Artık kışın keskin soğunu hissetmiyorum. Ayrılığımızın kırıcı şokunu kaldıramıyorum...
Belki de yazdığı her cümleyle,olanları terkar yaşıyorum...
Şimdi son sayfasındayım, veda sayfasında;
"3 Ocak 1999
…Kış ölüm gibidir, güneş ışığını hissedemez, soğuğun içine işlemesini engelleyemezsin...
Herşey kışın önünde saygıyla eğilir… Ona karsı çıkamazsın, çıkarsan ne olur biliyor musun…"

Sanırım biliyordum… Defter elimden düşüyor, kararlı adımlarla suyun yanına eğiliyorum...






başlık çok uzun:S






mükemmel olmuş başarılar. Lütfen yazmaya devam et. Yazdığın başka yazıların varsa okumak isterim.






bon jovi always parçasıyla okuyunca koptu bende tüm ipler.................................






harika bi yazı olmuş eline sağlık






güzel






Er2 Wrote: :
başlık çok uzun:S



yazıda cok uzun :/






nice!..




Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content

Search from web

Valid HTML 4.01 Valid CSS