>>  Site Map >>  Forums >>  Karalamalar

Forum module - topics in forum:



Karalamalar - Kafa öne eðilir ve yazýlar çýkar..



kırılgan boşluğum..

her hikaye sadece biraz daha fazla kanatıyor yaralı ruhumu..sonunda kendimi bulduğum yer hep o amansız boşluk oluyor..boşluğa dağılıyor hayallerim,kırılgan sevgim..asil hareketlerle dans etmeye başlıyorum boşluğumda..yanımdan geçip gidiyor bu hayata dair tüm zamanlar..bense hep o ilk kanadığım,o ilk aşık olduğum günde kalıyorum..kim gelse boşluğuma asil dansım bir katliama dönüşüyor..kimseyi istemiyorum sahnemde,kimseyi görmemeliyim kanımın içinde..ama gene sızmaya başlıyor biri kanıma..yavaşca ve sinsice..bunu farkettiğim an en son ama en vurucu darbeyi yapıyorum bir aşka daha..oda herkesle aynı hatayı yaptı ve boşluğuma,benim boşluğuma girmeye çalıştı..oysa dışardan izlemeliydi..sahnenin en önüde olsa dışarda kalmalıydı..bedenimi görmeliydi sadece,ışıltılı tenime dokunmalıydı..ruhumun en gizli,en masum yerlerini görmemeliydi..gördüğü an o umursamaz,o güçlü maskem kaybolacaktı çünkü..gözyaşlarımı görecekti,hayata karşı kızgınlık kırgınlıklarımı görecekti..kendime karşı verdiğim cezaları görecekti,ne kadar büyürsem büyüyeyim aslında benim hep küçük bir kız olduğumu görecekti..çabucak kırıldığımı,ama asla göstermediğimi görecekti..ve efendim olmaya çalışacaktı..istediklerini birer emir gibi suratıma tükürecekti..göstermediğimi gördükçe daha çok kıracaktı..ona her karşı çıktığımdada hep o yaralı çocuktan bahsedecekti,gözyaşlarımı gösterecekti..kim kaldırabilirdi bunu?
şimdi o yaralı çocuk,o küçük kız gene boşlukta buldu kendini..sadece kendiyle,kendi aynasıyla..efendiside kendisi,köleside..
_________________






Bir gün o içindeki 'küçük kız'a aşık olmayı becerebilen birinin gelmesi umuduyla...






insanlar her zaman yanlızdı sadece kendilerini kandırdıkları tenefüs saatleri dışında
hiç bitmicekmişine yaşadılar o dakikaları
ama biliyorlardı zamanın aktığını ve hızla tükendiğini
ve isyanlararla karşıladılar tenefüsün bittiğini uyaran aynı zili
ve yine yanlız olduklarını hissediyorlardi taki öbür tenefüs zili çalana kadar

baba yazı ne doldurmuş beni






Ay ışığının huzurla parladığı gecelerde oluştuk biz
Senin yetim kaderin ve benim kanlı kelimelerim
Sarıp sarmalandı birbiriyle karanlık parıltılar arasında
Büyük bir anlayış ve sevgiyle
Büyük bir aşkla
Hiç bitmeyecekmiş gibi uzadı günler
Güneş hiç batmayacakmış gibi
Seni tanımadan sevmiştim daha
Henüz adını bile bilmeden titremişti sesim
Kader birliğiydi bizimkisi bir çeşit..kader suskunluğu..
Sahiplenme yoktu ortada..özgürdük ikimizde..
Sen özgürdün…kaçmana gerek yoktu..
Kırmayacaktım seni dünyaya uçuran kanatlarını..
Sessizdik biz..derindik..
Anlayamadın mı bunu?
Sonra bir şey oldu
Yalan karıştı kelimelerine
İntiharın kanı bulaştı
Ve sonsuza dek battı güneş..
Acılar çoğaldı ve çoğaldı yüreğimde
Nereye baksam yokluğunla karşılaştım,o amansız acımasızlığınla
Hep eksik kaldı bi tarafım..hep boşluklarla doldu bedenim..
Ama bakma böyle konuştuğuma
Ben seni tanımadan sevmiştim daha
Şimdiyse her saniye yeniden ölmek için doğan bir ruhum
En baştan başlıyorum her şeye
Her seferinde,bıkmadan..
Belki yeniden doğar güneş,belki yeniden kavuşurum soğuk ellerine
İşte bu yüzden,bu uzun gecede
Sürekli ve sürekli
Başa saran bir kaset gibiyim..






o eski,bilindik korku yine işgal etti en kırılgan yerlerimi..hayata karşı savunmasızlığım tek tek dalmıyor gözlerimden..korkuyorum..kötülerden korkuyorum..kalbi kötülerden korkuyorum..oysa gidip yerleştiğim bütün kalpler simsiyah…kimin kapısını çalsam,kimden sevgisini istesem sonuç hep daha da parçalanmış bir ayna oluyor..ilk kim kırdı aynamı?kim böldü önce yüzümü,sonra hayatımı?






zaman kavramını seninle birlikte yolculadım çok yukarlara
şimdi hangi satteyim ya da
hangi mevsimde yağmur olup yağıyorum bilmiyorum...
herşey bir silüet
az evvel yanımdaydın sanki
oysa yoktun ve ben,
seni kaç bin yıldır görmediğimi unuttum...
sonra birden anımsadım herşeyi
zaman geri sarmıştı
herşey fazlasıyla gerçekti ve
ve ben yaptım herşeyi
...
önce,
kestiğim bileklerimden akıttım seni
durmaksızın çıkıyordun içimden
akmayı bekleyen pis kanım gibi
ve vücudum da arınmak istiyordu
ve hoşnuttuda bu durumdan...
belki kaybım büyüktü...
ölümse ne kadar uzağımdaydı
hemde tam kıyısında duruyorken...
ama mühim değildi-olsundu
elbette sen kadar yakamazdı canımı sonsuzluk
zamanla açtığın yaralar kapandı
dikişlerimi aldırdım... canım hiç yanmadan

"""şimdi içim bomboş seni -di’li geçmiş zamanlarda andığımdan beri..."""






AbeL Wrote: :
Bir gün o içindeki 'küçük kız'a aşık olmayı becerebilen birinin gelmesi umuduyla...



o küçük kız..benim kızım..birilerinin onu daha fazla incitmemesi umuduyla..bu şehirde tek başına,o küçücük yüreğiyle bi başına bırakmaması umuduyda..masumlukla,saflıkla..aşkla değil ama en azından gerçek sevgilerle büyümesi umuduyla..

boş umutlarım benim..aynı aptal gözyaşlarım gibi..






ardından yalın yalnızlıkların kalın kozasını öreceğim etrafıma..abartısız ama şık bir şekilde özleyeceğim seni..sen başka öznelerde günlerini geçirirken ben sessizce hep seni bekleyeceğim..kimse bilmeyecek bunu..kendimden bile saklayacağım..






SÖYLESEM ah!.. Söyleyebilsem aşkımı
Yıldızlı bir gecede açabilsem sana kalbimi
Göreceksin bak! Seninle dolu desem
Diyebilsem ki sana "Seni çok seviyorum."
Çılgınca aşığım
Tahammülüm kalmadı duysana
Ne olur bir şeyler söyle susma
Ama diyemem, söyleyemem
Çünkü aramızda dalgalar, denizler var
Bu böyle sürüp gidecek, sen seni sevdiğimi
Bilmeyecek ve öğrenemeyeceksin
Her gece, her Allah'ın gecesi
Yıldızlara dalıp seni sevdiğimi söyleyeceğim
Sana asladiyemem, söyleyemem
Çünkü aramızda dağlar, denizler var
Ve benim kahrolası gururum var.


victor hugo






şimdi bu dengesiz yüzünün altından gülümsüyorsun bana..aramızda unutulan binlerce sözcük..ellerimiz havada kaldı..arıyorum hala o solgun gözlerini boşluğumuzda..






gözyaşları doldurdu giderken boşluğu..






Buralardan gitme!
Buralar gitsin,sen gitme!






Yoksun..hiç olmadın..
Bu düşünce bir çığ gibi büyüyor içimde..
Gidecek hiçbir yerim yok..sığınacak kimsem yok..
Sahipsiz bir koy gibi yüreğim..benden istenen sevgilere cevap veremiyorum..karışık cevaplarla oyalıyorum hayatımı..kısa kelimelerle geçiriyorum günlerimi..bütün uzun cümlelerim sana ait çünkü..bana kalan tek özne sensin bu hayatta..eksik öznemsin sen benim..yaralı çocukluğumsun..bunca zamandır içimde sakladığım korkusun,kırgınlık,kızgınlıksın..büyük bir tutkusun sen içimde..






Evet! Görüyorum, ufuklardaki yeni günleri görüyorum. Bizi bekleyen günleri. Ne kadar güzeller baksana! Hepsi oradalar, inancımızla yürüyoruz onlara doğru. Ağır fakat emin adımlar ile.. Inan sadece, inan ve güven. Karamsarlık olmasın düşüncelerinde. Bu sefer görüyorum, o içindeki küçük kızla beraber geliyorsun. Gülümse! İşte bu! Ne olursa olsun, hiçbir sebebin kalmasa bile ben buradayım. Seni bırakmayacağından emin olabileceğin tek insan olduğuma inan.

Sadece, inan...







beyoğluna çıktım gene,seni görmenin umuduyla..karşılaştığım tek şey acı ve çaresizlik oldu..kendi yüzümü gördüm kaldırımlarda..kendi pisliğimi gördüm..ve her zamankinden daha büyük bir yalnızlıkla döndüm soğuk evime..
ne olacağım ben böyle diye soramıyorum bile kendime..kendim diye bir şey kaldı mı onu da bilmiyorum..kendim deyince artık aklıma parçalanmışlık geliyor..sonu hep ağır hasarlar bırakan savaşlar geliyor..kırık aynalar geliyor..ve sen,sen geliyorsun kendim deyince..yüreğimin içindeki yüreğin geliyor..kızgınlığın,öfken geliyor..




Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content

Search from web

Select page

Valid HTML 4.01 Valid CSS