>>
Site Map
>>
Forums
>>
Eski Forum Mesajlari
Forum module - topics in forum:
Eski Forum Mesajlari - MetalTR.com - Eski Mesajlar Buraya Aliniyor.
KADIN NEDİR ?
Kadınlar,hiç değişmeyen bir zevkin değişebilir araçlarıdır.-MARCEL PROUST
Yaşlandıkça erkeğin yüz hatları derinleşir,kadınların ki ise buruşur.-GOETHE
Bir kadın otuz yaşına geldiğinde poposuyla yüzü arasında bir tercih yapmak zorundadır.-COCO CHANEL
Eğer kadın iyi bir şey olsaydı Tanrı'nın da karısı olurdu.-SACHA GUITRY
Kadınların saklayabildikleri tek sır,bilmedikleri sırdır.-SENECA
Bir sevgilisi olan kadın melektir,iki sevgilisi olan kadın bir canavardır,üç sevgilisi olan kadın ise gerçek kadındır.-VICTOR HUGO
Tüm kadınların serveti iki bacakları arasındadır.-HONORE DE BALZAC
Erkek yüreğinin özünde sadece sertlik vardır,oysa kadının yüreği özünde kötüdür.-FRIEDRICH NIETZSCHE
Bir kadın, bir koca buluncaya kadar geleceği konusunda endişelidir.Bir erkek ise ancak bir kadınla evlendikten sonra geleceği konusunda endişelenmeye başlar.-GEORGE BERNARD SHAW
sizce ???
off ben bıktım böyle kadını/erkeği habire kötüleyen yazılar okumaktan. sözüm topiği açan arkadaşa değl yanlış anlamasın beni. yani kuyruk acısı olan her insan karşı cinsi habire kötüler durur. bence hem kadın hem erkek artık birbirine b.k atıcağına birbirini anlamaya çalışsın! offf sıkıldım...
Bu soruya verilebilecek en güzel cevap budur;
KADINLARIMIZ
Toprak öyle bitip tükenmez, / dağlar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erişemeyecekti.
Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
Ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
Ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık kısacıktılar
ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak,
ve topraktı.
Gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
oyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
Ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
Ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
Ve ayın altında kağnılar
yürüyordu Akşehir üzerinden Afyon`a doğru.
NAZIM HİKMET