>>
Site Map
>>
Forums
>>
Karalamalar
Forum module - topics in forum:
Karalamalar - Kafa öne eðilir ve yazýlar çýkar..
hala umut var mıdır?
Ne zaman biter? Ne zaman herşey eski haline döner? Ne zaman unutulur? Ne zaman ''artk bitti'' tam anlamını yansıtır? Hep özlenir mi? Hep''belki''ler var mıdır? Hep sevilir mi? Hep iz bırakır mı?
Mutlluluğumuz mudur farkı yaratan? Bu yüzden mi umutsuzlukla dolar kalp? Bu yüzden mi paramparça olduğu bir daha eski haline gelemeyeceği düşünülür? Biter mi yoksa alışılır mı? Unutulur mu yoksa sürekli bilinçaltına itilip bir anda gözyaşlarıyla isyan mı eder?
Sevgiyle nefretin savaşında bitip tükenmeyen bir beraberlik varsa ne olur? Sevmeye devam mı edilir yoksa nefret mi edilir? Yada ikisi ayrı ayrı olduklarında veremeyecekleri kadar zararla seni yavaş yavaş yok mu ederler?
Tam bitiyor derken yeniden başlar mı? Başladığında daha fazla acıtacağını bildiğimiz,yaşadığımız halde... Buna izin verilebilir mi yada izin istenmiş midir?
Gözlerin dolduğunda acını dindirecek yer seni ağlatan kişinin yanı olabilir mi? İlaç, aynı anda kurtarıp aynı anda öldürebilir mi?
Yarınlar hep var mıdır? Yoksa sadece olmasını istediğimiz için mi düşünürüz?
Ya bitmiyorsa? Ya unutulmazsa? ''Geçmişte yaşama'' derler; ya gelecekte bizi ölüm bekliyorsa ? Ya ''yeni''ler , ''eski''lerin kılık değiştirmiş halleriyse? Ya yalanlar gerçeklerden daha zararsızsa?
O zaman gerçekleri savunmak niye? Hala gerçekler için daha fazla kanamaya yada kanatmaya değer mi?
Göz yummak mı daha zor yoksa mücadele etmek mi? Mücadele ettiklerimizin artık olmadığını bile bile... Sevgi mi ,nefret mi? İkisi bir arada olabilir mi? Bir insandan ölesiye nefret edilip aynı zamanda taparcasına sevilebilir mi?
Ya hiçbirşey değişmiyorsa? Ya zamanın hiçbirşeyin ilacı olmadığını anlarsan? Ya hala özlüyorsan? ''Seviyorum'' demek zayıflık mıdır, özgürlük mü? ''Hala seviyorum'' cümlesi ardında küfürleri barındırabilir mi? ''Hiçbirşey için geç değil'' hep işe yarar mı? Ya gerçekten de geç kalınmışsa? Ya herşey değişmişse? Ya birbirimizi yok etmişsek? -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------HALA UMUT VAR MIDIR??----------------------------------------------------
Her yeni, eskilerden bir parça taşır. Aynı eskilerden belli parçaları içindeki müzede saklayan sen gibi... Yeniyle eski arasında fark da yoktur aslında... Herşey gibi, ilişkiler de bitmeye mahkûmdur...
Beklentilerdir aslında bizleri yoran, acıtan, isyan ettiren, küfrettiren... Hep bu beklediklerimiz... Karşımızdakileri hiç olmadıkları şekillere bürünmeye zorlayan, başarısız olduklarında okları bize çevirip tenimize saplanan... Beklentilerdir bu dünyayı yaşanmaz kılan...
Bencildir insan... Karşısındakini sadece kendi görmek istediği şekilde görmek ister. Öyle güçlü, öyle mağrur... Bir anda tutup alıversin bütün benliğini ister yürek... Bir anda çıkartsın karanlıklardan, sonsuza dek güzel olsun ister herşey... Oysa kendi içine bakmalı önce... Bunu sen başarabilirsen, bekle başkasından... Onun da senden farkı yok ki... Kendi hayatlarımızda debelenen küçücük çocuklarız hepimiz... Hiç birimiz diğerinden üstün değil. Hiçbirimiz daha bilgili ya da daha yetenekli değil bu yaşamda... Önemli olan sadece tat almakken, beklentilerle bunu zorlaştırma...
Güzel yazı olmuş... Ellerine sağlık... Küçücük bir eleştirim olabilir. Biraz daha paragraflara bölersen yazılarını, okunması daha kolay olur... Devamını bekliyorum

Umut olsa düşüncelerin değişir mi ? yaşicaklarına bakış açın değişir mi ? yaşadığın aşklarda farklar olacak mı ? Öpüşmelerin daha mı bir tatlı olacak? dokunuşların daha mı bir yumuşak ? geçmişe bakınca acı mı hatırlicaksın yoksa mutlulukmu ? Kaç kişi mutlulugu hatırlayabildi? hatırlasaydı geçmiş olur muydu ?
Umut vardır.
Ya ''yeni''ler , ''eski''lerin kılık değiştirmiş halleriyse?
ya her seferinde en başa dönüyorsak?ya yaşadıklarımızdan ders almayıp kendi doğrularımızla yaşıyorsak?
umut ne var ne yok.... aslında bir seye umutlanmak güzel ama tam odaklanamamak çok kötü...
ben varım merak etmeyin

_____________________BEN____________________
Sımsıkı sarılıp, bütünleştiğim, kurtulmak isteyip, engellemek için fırsat kolladığım acılarım...
Mutsuzluğumla mutlu olmaya çalışmam, canım acımadıkça hissetmediğim benliğimle karanlığı kabullenmem...
Hep üzülecek birşeylerimin olmasını kabul etmekten kaçarcasına, istemem...
Yıktıklarımla kurmaya çalıştığım düzenden ümitsizce cevap beklemem...
yanağından süzülen damlalarla yüzleşirken saklanan, korkan ve hep yalnız kalan--------
-------------BEN--------------
Umut mu..Ne icin umutlanır insan? İstemekten ötemidir?
Ya kendi icinde umutlanmak..Kmsenin duyamıyacagı bi seklde..üzüntüden ötemidir?
Ya umutsuz bir yaşam..sonu belli bir yaşam..tekrarlıyan heşeyi , her zmn kaybettiren , Küçük düsüren..Bunlaradn öte birde Bile bile Kendini kandrtan umutszlk..Aslnda Her zmn umut wardır..Yada ole denir..kim neden demistr..
Bu umutlanma Kelimesi beni hep düsndürmüs ve üzmstr. Buda Umutszlgn bir boyutu..
_________YAŞIYORMUŞ GİBİ___________
Hadi yine rol yapalım...
Seviyormuş gibi yapıp, içten içe uzaklaşmayı dileyelim...Özlüyormuş gibi yapıp,herkesi inandırırken, kendimizi aciz bahanelerimizle avutalım...
Umursamıyormuş gibi yapıp, içimizdeki nefretin bize sahip olmasına seyirci kalalım...
Hep kaçarak , gerçekleri yokmuş varsayalım...Kapayalım gözlerimizi, duyduklarımıza rağmen sımsıkı yumup, seslerin sona ermesini dileyelim umarsızca ama bir o kadar da çaresizmiş gibi gözükebilmek adına...
Korkularımızla yüzleşmektense, yine onları kabullenmeyi tercih edelim inatla...
Herşeyin öylece akıp gitmesine izin verirken, bunu olmayan doğrularımızla kapatmak için son gücümüzle haykıralım...
Tepkisiz kalalım, ta ki sıranın bize geldiğini farkedene dek...
Cesaretli olabilmenin getirdiklerinden korkmaya devam edelim, susalım , kulaklarımızı tıkayalım yine, yalanlarımıza sarılıp YAŞIYORMUŞ GİBİ YAPALIM................................!
Korkularımızla yüzleşmektense, yine onları kabullenmeyi tercih edelim inatla... demişsin zaten kabullenmekte bir yüzleşme değilmidir. O sorununa tüm açılardan ele alırsın tüm yönleriyle düşünürsün ve o artık senin bir parçan olur kabul edersin kendi ruhunda ki izlerini bir bir imgelersin. Bence yapılacak en iyi şeydir kabullenmek kabullenmemek bir sorundur aslında ve bunu herkes yapamaz hayatta kabullenmekte bir erdemdir ayrıca.
Fark etmelerden bahsetmişsin bunun bir acı kısmı da biliyormusun bunları hiç farkedemeden yaşayanların olması. evet senin için varolan bir şeyin (çaresizlik oyunu olarak nitelendirdiğin ama bazen gerçekten çaresiz kalındığı gerçekten çeresiz olduğumuz durumlar) fakat başkaları için hiç bir şey ifade etmemesi daha acı. Taşlaşmış yozlaşmış insan müsvetteleri içinde yaşıyoruz üzgünüm yanlızım
Hmm.. Evet anlatamamışım tam olarak ..Aslında kabullenmek derken bi yerde korkularımızdan kaçmayı kastetmiştim yani onları, üzerine gitmektense yokmuş gibi kabullenmekti anlatmaya çalıştığım..Ama evet yanlış sözcük, farklı anlamlar.. Teşekkürler yorum için..
| scream_of_the_angel Wrote: : |
_________YAŞIYORMUŞ GİBİ___________
Hadi yine rol yapalım...
Seviyormuş gibi yapıp, içten içe uzaklaşmayı dileyelim...Özlüyormuş gibi yapıp,herkesi inandırırken, kendimizi aciz bahanelerimizle avutalım...
Umursamıyormuş gibi yapıp, içimizdeki nefretin bize sahip olmasına seyirci kalalım...
Hep kaçarak , gerçekleri yokmuş varsayalım...Kapayalım gözlerimizi, duyduklarımıza rağmen sımsıkı yumup, seslerin sona ermesini dileyelim umarsızca ama bir o kadar da çaresizmiş gibi gözükebilmek adına...
Korkularımızla yüzleşmektense, yine onları ka?bullenmeyi tercih edelim inatla...
Herşeyin öylece akıp gitmesine izin verirken, bunu olmayan doğrularımızla kapatmak için son gücümüzle haykıralım...
Tepkisiz kalalım, ta ki sıranın bize geldiğini farkedene dek...
Cesaretli olabilmenin getirdiklerinden korkmaya devam edelim, susalım , kulaklarımızı tıkayalım yine, yalanlarımıza sarılıp YAŞIYORMUŞ GİBİ YAPALIM................................! |
Vay canına bu benim..Ne kadar ömrüm kalmış? 
| scream_of_the_angel Wrote: : |
_________YAŞIYORMUŞ GİBİ___________
Hadi yine rol yapalım...
Seviyormuş gibi yapıp, içten içe uzaklaşmayı dileyelim...Özlüyormuş gibi yapıp,herkesi inandırırken, kendimizi aciz bahanelerimizle avutalım...
Umursamıyormuş gibi yapıp, içimizdeki nefretin bize sahip olmasına seyirci kalalım...
Hep kaçarak , gerçekleri yokmuş varsayalım...Kapayalım gözlerimizi, duyduklarımıza rağmen sımsıkı yumup, seslerin sona ermesini dileyelim umarsızca ama bir o kadar da çaresizmiş gibi gözükebilmek adına...
Korkularımızla yüzleşmektense, yine onları kabullenmeyi tercih edelim inatla...
Herşeyin öylece akıp gitmesine izin verirken, bunu olmayan doğrularımızla kapatmak için son gücümüzle haykıralım...
Tepkisiz kalalım, ta ki sıranın bize geldiğini farkedene dek...
Cesaretli olabilmenin getirdiklerinden korkmaya devam edelim, susalım , kulaklarımızı tıkayalım yine, yalanlarımıza sarılıp YAŞIYORMUŞ GİBİ YAPALIM................................! |
Yaralarımızı ortada bırakıp yeni yollara gidelim... belki peşimizden gelir
| Meechysm Wrote: : |
| scream_of_the_angel Wrote: : | _________YAŞIYORMUŞ GİBİ___________
Hadi yine rol yapalım...
Seviyormuş gibi yapıp, içten içe uzaklaşmayı dileyelim...Özlüyormuş gibi yapıp,herkesi inandırırken, kendimizi aciz bahanelerimizle avutalım...
Umursamıyormuş gibi yapıp, içimizdeki nefretin bize sahip olmasına seyirci kalalım...
Hep kaçarak , gerçekleri yokmuş varsayalım...Kapayalım gözlerimizi, duyduklarımıza rağmen sımsıkı yumup, seslerin sona ermesini dileyelim umarsızca ama bir o kadar da çaresizmiş gibi gözükebilmek adına...
Korkularımızla yüzleşmektense, yine onları ka?bullenmeyi tercih edelim inatla...
Herşeyin öylece akıp gitmesine izin verirken, bunu olmayan doğrularımızla kapatmak için son gücümüzle haykıralım...
Tepkisiz kalalım, ta ki sıranın bize geldiğini farkedene dek...
Cesaretli olabilmenin getirdiklerinden korkmaya devam edelim, susalım , kulaklarımızı tıkayalım yine, yalanlarımıza sarılıp YAŞIYORMUŞ GİBİ YAPALIM................................! |
Vay canına bu benim..Ne kadar ömrüm kalmış?  |
belki de çoktan ölmüşsündür kimbilir.. 
DAİMA VE ASLA
Zaman.....
Yok ederken, aynı anda birlikte battığımız yüklerden kurtulmamızı sağlayan kavram...
Sonuç hep aynıysa nedenlerin bir önemi kalır mı????
Hayır...
Artık sorgulama bitmiş olmalı..
Ne sorular, ne de uğrunda feda ettiklerime bakıp içimi acıtan lanet cevaplar...
Artık bilinçli olma zırvasını biliyormuş gibi davranma zamanı gelmedi mi?!...
Elde ettiğim gerçeklerim, kanayarak öğrendiğim doğrularım...
Bunca kargaşa, hayal kırıklığı, gözyaşı, acı, ölüm....
Ve sonunda gelinen nokta...
Ufak bir boşluk hisssi bile kalmaz ya da böyle kabul edilip, devam etmeye çabalanır, ne fark eder ki...
Bitmiştir, kabullenilmiştir, alışılmıştır....Süreç ne kadar uzasada sonuç hep bu sırayı takip eder...
Gözyaşıyla karışık bi halde fısıldanır eski yalanlar...
Sessizlik...
Boğazda bişeyler düğümlenir...
Boğuluyormuşcasına sesiniz çıkmaz....
Nasıl da anlamını yitirmiştir sözcükler...
Tutunmaya çalıştığınız onca şey nasıl da bi anda değersizleşmiştir...
Küçük bi farkındalık anı...
Herşey boş...
Şaşırıp kalır insan, yaşananları anı diye elinin tersiyle itişine, öylesine geçiştirip unutmak isteyişine....
Hayata kafa tutarcasına, direnir gözlerini açmaya...
Kendi yarattklarının aslında hiç var olmadığını görmek istemez...
Sevmez kendini her hareketi önceden planlanmış kuklalar gibi hissetmeyi...
Kendini bi bok sanıp, kurduğu hayatın aslında minicik bir dokunuşla dümdüz olan kumdan kalelere benzemesine şaşırır...
Kaçar yine...
Göz kapakları iner..
Bi daha uyanmamacasına dalar, her defasında bu sondu diyerek...
Bu yüzdendir sabah gözlerini açmasıyla küfredişi...
Hep sahiplenir...
Hep kaybeder...
Bi türlü öğrenemez aslında sahip olduklarının tamamen bir hiç olduğunu...
Nefret eder...
Tiksinir kendinden...
İçinde bu kadar öfke varken, duygularının bu kadar zıt olmasını engelleyememesidir onu kahreden...
Bir damla düşer...
O çaresiz sessizlik..
Fısıldar tekrardan...
Duyulmayacağını bile bile...
Bi damla daha...
Olması gerektiği gibi...
Daima ve asla...