>>  Site Map >>  Forums >>  Edebiyat

Forum module - topics in forum:



Edebiyat - Kültür de lazým tabii..



CAN BABA

Özledim seni...
Ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
Beynimi uyuşturuyor özlemin...
Çok sık birlikte olmasak bile
Benimle olduğunu bilmenin
Bunca zamandır içimi ısıttığını
Yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
Mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
Aksamları her isi bir kenara koyup
Seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
Oynaşmalarımızı,
Yürüyüşlerimizi,
Sevimli haşarılığını,
Çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
Beni savunurken;
V ne kadar yumuşak
Br çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
''git artık'' demek
''beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa''
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...


---

Bunca zaman bana anlatmaya calistigini,kendimi buldugumda anladim.
Herkesin mutlu olmak için baska bir yolu varmis,
Kendi yolumu cizdigimde anladim..
Bir tek yasanarak ögrenilirmis hayat, okuyarak,dinleyerek degil..
Bildiklerini bana neden anlatmadigini, anladim..
Yüreginde ask olmadan geçen hergün kayipmis,
Ask pesinden neden yalinayak kostugunu anladim..
Aci doruga ulastiginda gözyasi gelmezmis gözlerden,
Neden hiç aglamadigini anladim..
Aglayani güldürebilmek,aglayanla aglamaktan daha degerliymis,
Gözyasimi kahkaya çevirdiginde anladim..
Bir insani herhangi biri kirabilir, ama bir tek en çok sevdigi
acitabilirmis,
Çok acittiginda anladim..
Fakat,hakedermis sevilen onun için dökülen her damla gözyasini,
Gözyaslariyla birlikte sevinçler terkettiginde anladim..
Yalan söylememek degil, gerçegi gizlememekmis marifet,
Yüregini elime koydugunda anladim..
''Sana ihtiyacim var, gel ! '' diyebilmekmis güçlü olmak,
Sana ''git'' dedigimde anladim..
Biri sana ''git'' dediginde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmis sevmek,
Git dediklerinde gittigimde anladim..
Sana sevgim simarik bir çocukmus,her düstügünde ziril ziril aglayan,
Büyüyüp bana simsiki sarildiginda anladim..
Özür dilemek degil, ''affet beni'' diye haykirmak istemekmis pisman
olmak,
Gerçekten pisman oldugumda anladim..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymis,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmis,
Yüregimde sevgi buldugumda anladim..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermis bir gün affedilmeyi,
Beni afetmeni ölürcesine istedigimde anladim..
Sevgi emekmis,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür birakacak kadar sevmekmis...


Can Yücel






sevgi duvari

sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
dilimizde akşamdan kalma bir küfür
salonlar piyasalar sanat sevicileri
derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni
yakanda bir amonyak çiçeği
yalnızlığım benim sidikli kontesim
ne kadar rezil olursak o kadar iyi

kumkapı meyhanelerine dadandık
önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi
ardımızda görevliler ekipler hızır paşalar
sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
çöpçülerin elleriyle okşardım seni
yalnızlığım benim süpürge saçlım
ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi

baktım gökte bir kırmızı bir uçak
bol çelik bol yıldız bol insan
bir gece sevgi duvarını aştık
düştüğüm yer öyle açık öyle seçik ki
başucumda bir sen varsın bi de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi

Can Yücel...






Her Şey Sende Gizli

yerin seni çektiği kadar ağırsın
kanatların çırpındığı kadar hafif..
kalbinin attığı kadar canlısın
gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
sevdiklerin kadar iyisin
nefret ettiklerin kadar kötü..
ne renk olursa olsun kaşın gözün
karşındakinin gördüğüdür rengin..
yaşadıklarını kar sayma:
yaşadığın kadar yakınsın sonuna,ne kadar yaşarsan yaşa,
sevdiğin kadardır ömrün..
gülebildiğin kadar mutlusun
üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
sakın bitti sanma her şeyi,sevdiğin kadar sevileceksin.
güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
bir gün yalan söyleyeceksen eğer
bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
ay ışığındadır sevgiliye hasret
ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..işte budurhayat!
işte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
çiçek sulandığı kadar güzeldir
kuşlar ötebildiği kadar sevimli
bebek ağladığı kadar bebektir
ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...







Seninle yaşlanmak istiyorum
Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim istiyorum
Benim olduğu kadar dostlarının,
Dostlarının olduğu akdar benim ol istiyorum
Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım

Yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı
Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız
Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve gelmelisin
Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız
Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi

Yaşayalım ki, paramız oluna sevinelim
Güzel günlerimizi, evimizde, bir şişe şarap
Ve pijamalarımızla kutlamalıyız
Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek...
Böylece yaşamalıyız işte

Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene
Senin ve benim olan bir canlı
Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız
Sen arada mızıkçılık yapmalısın
Ve ben söylenerek sıranı almalıyım
Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım
Söylenerek yumurta kırmalısın
Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız

Zaman su gibi akıp giderken
Herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı
Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız
Mutlu da olsa, kötü de olsa
Yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı
Saçlara düşünce ya da gidince aklar
Çocuklar güvence altına alıp gitmeli bu şehirde

Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan
Sessiz bir yere gitmeliyiz
Geceleri balkonda denizi seyredip
Sandalyelerimizde sallanmalıyız
Eve gelip, benden kahve istemelisin
Çocuklar gelmeli ziyaretimize
Geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız

Öyle sevmelisin ki beni
Bu yazdıklarım korkutmamalı seni
Tebessümler açtırmalı yüzünde
Birgün bu hayatı bırakıp giderken
Sadece mutluluk olmalı yüzümüzde
Birbirimizi sevmenin gururu olmalı,
"Herşeyde"







Başka türlü birşey benim istediğim,
Ne ağaca benzer ne de buluta benzer;
Burası gibi değil gideceğim memleket,
Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava;
Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız?
Rengi başka, tadı başka.


---

Bir çift yaprakmış dalında yumuşacık,
Tutmuşum tutmuşum ellerinden senin;
Düşmüşüz yavaşça bir sâkin derenin
İçindeymişik, yeşilmişik, sazmışık.

Balıklar gibiymiş, sessiz ve karanlık,
Yüzermiş saçların, yüzermiş nefesin;
Susarmışız öyle, bir sâkin derenin
İçindeymişik, yeşilmişik, sazmışık.


---

Birden işitilmez olsun ayak seslerim;
Gölgem bir başka sokağa sapıversin;
Unutayım bir anda her şeyi,
Nerde oturduğumu,
Bir tuhaf adem olduğumu Can adında.
Aklım arayadursun başka kapılarda kısmetimi,
Ben, bilmediğim sokaklarda bir başıma;
Gönlüm öylesine geniş, öyle ferah,
İlk defa görmüş gibi dünyayı,
Bir şaşkınlık içinde, yeniden doğmuş gibi;
Hatırlamam artık değil mi, dostlar,
Hatırlamam artık garipliğimi?







Bizim edebyat öğretmenimiz anlatmıştı, doğruluğu nedir bilmem ama doğru olduğunu söylemişti.

Olay şu: Can YÜCEL' e birisi dava açar işte şiirlerinde çok fazla küfür var filan diye ( ya da buna benzer bir nedenle ).

Hakim Can YÜCEL' e sorar: Neden şiirlerinde böyle şeyler kullanıyorsun?

Can YÜCEL cevabı patlatır: " G.te g.t demeyeceğiz de ne diyeceğiz Hakim Bey "
Bu da böyle bir şey işte.

Düzenleme: belzebul






Sonra yine bir programda Duygu ASENA, Nazım HİKMET için " Nazım HİKMET kartpostal şairidir " diyince, Can YÜCEL dayanamaz ve der ki: "Kart sensin, postalda sana girsin "

Bu da böyle bir şey işte..

Düzenleme: belzebul






Türkçemizi biraz daha düzgün kullanarak mesaj yazmaya çalışalım.

@darkmetalrock; mesajların tarafımca düzenlenmiştir.. ( Küçük harf kullanımına da ayrıca dikkat etmeni rica ediyorum senden )






MARE NOSTRUM

En uzun koşuysa elbet Türkiye' de de Devrim,

O, onun en güzel yüz metresini koştu

En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...

En hızlısıydı hepimizin,

En önce göğüsledi ipi...

Acıyorsam sana anam avradım olsun,

Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!


Can Yücel






Can Yücel anılarından bi tanede bende var...

Can Yücel arkadaslarıyla birlikte bir tepeye içmeye giderler dönüşte yorulurlar yola uzanırlar gecedir yıldızlar seyrederler derin bir sessizlik vardır can yücele sorar biri ne düşünüyorsun can baba der.herkes şairane bir söz bekler can baba döner derki 'Çok sarhoşum mına koyım'






O Olmazsa Yaşayamam


O olmazsa yaşayamam!
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle O daha az sever seni,
Senin O'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...


Can YÜCEL






Seninle Olmanın En Güzel Yanı


Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?

Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.

Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?

''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.

Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?

Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...

Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?

Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.

Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?

Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.

Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?

Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.

Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?

Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.

Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?

Nereden bileceksin?

Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.

Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.

Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..

Ama sen hiç benimle olmadın ki...

YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...



Can YÜCEL






Mükemmel bir paylaşım olmuş. Çok etkileyici






Can Yücel'in içime dokunan, canımı acıtan, en gerçekçi, en muhteşem ve benim en çok sevdiğim iki eseridir...






EĞER

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
..........

CAN YÜCEL




Attention! You are currently viewing sitemap page!
We strongly suggest to look at original content

Search from web

Select page

Valid HTML 4.01 Valid CSS